Ayyüce Hilal Akyol Ünek Yazıları

Ayyüce Hilal Akyol Ünek

Bebek siparişimiz vardı

06.06.2026 23:33
Haber Detay Image

‘Olmaz denilen oldu’ diye mi başlanır yoksa, ‘Sonun da bu da oldu’ mu demeliyim bilemedim. Ama görünen o ki daha yeni başlıyoruz.

Teknoloji daha ne üretebilir ki diyorduk, icat edilmeyen ne kaldı ki diye soruyorduk. Cevaben de herhalde bir tek ışınlanmadığımız kaldı deyip cevabın kolayıyla işin içinden sıyrılabiliyorduk.

Ama öyle bir şey oldu ki hani en klişe ifadeyle; yok artık denilecek cinsten.

Bundan tam otuz sene önce, 1996 yılında, bilim insanları, Dolly adında bir koyunu klonlamış bu tüm dünyada neredeyse her alanda ciddi tartışmaları beraberinde getirmişti ki tartışmalar daha ilgili alanlarda devam ediyor.

Koyunla başlayan klonlama süreci, inek, maymun, fare gibi farklı hayvan türlerinde denendi. İnsan da denendi mi? Mutlaka denemiştir. Ama işin etik ve yasal olmayışı, özellikle klonlanan hayvanlarda çeşitli anomaliler ortaya çıkması ve farklı olası tehlikeler bilimsel olarak klonlamanın insan üzerinde denenmesi ve sürdürülmesi bilim dünyasının legal düzlemdeki gündeminden çıktı.

Bütünüyle çıkmış değil elbette; tıbbi olarak çalışmalar, laboratuvar ortamında üretilen insan embriyosundan kök hücre elde edilmesi, araştırma sonuçlarının organ nakli ve kimi hastalıkların tedavisinde kullanılması elbette tıbben çığır açtı ve açmaya da devam edecek.

İnsanın doğrudan klonlanması ile ilgili muhakkak ki kimilerince, yüksek bütçeli yatırımlarla denenmiştir diye düşünüyorum. Tabi bu işin illegal boyutlarda nerelere vardığını bilmek mümkün değil.

Aynı düzlemde şu aralar gündemimize yeni bir gelişme girdi: Özel tasarım bebekler.

Hayda nereden çıktı bu şimdi demeyin. Öyle peşinen de daha şimdiden ayıplamayın derim.

Columbia Üniversitesi’ndeki okumuş çocuklar, servis edilen haberlere göre “Erken dönem insan embriyolarının DNA’sında şimdiye kadarki en hassas gen düzenleme çalışmalarından birini gerçekleştirdi.”

Her ne kadar işin altını; hastalıklı genlerin onarılması gibi iyi niyetlerle süsleseler de çalışma öjenik, yani engelli, problemli(!) sorunlu(!) zararlı(!) kimi bireylerin ve hatta renk ve etnik grupların genlerinin kısırlaştırılarak ortadan kaldırılmasına varabileceği muhtemeldir.

Hepsini geçtim, neyi elimiz değdiyse batırmadık mı hem. Neyin tabiatını bozup da kirletmedik ki bunu da bozmayalım.

Düşünsenize elinizde bir form: Henüz en başında gebeliğinizin, daha doğmamış çocuğunuzun, saçı ve gözünün rengini, mizacını, vesaire nasıl bir bebek istediğinizi belirtiyor, elinizde sizin taleplerinize göre tasarım harikası çocuklarla evinize gidiyorsunuz.

Bundan ala kabus olur mu?

Yazarın Tüm Yazıları