Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
22.10.2026 18:00

Fon yasası Meclis’ten geçti: Kabul edilen kanunda hangi maddeler var? -Av. Ahmet Karaca

Haber Detay Image

Fon yasası Meclis’ten geçti. Kamuoyunun “fon yasası” ya da “fon düzenlemesi” dediği metnin resmî adı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’dir (TBMM esas no 2/3939, S. Sayısı 294). TBMM Genel Kurulu 21 Ekim 2026'da teklifin ilk beş maddesini, 22 Ekim akşamı da kalan dört maddeyi ve teklifin tümünü kabul etti. Kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadı ve kanun numarası verilmedi; yürürlük için Cumhurbaşkanının yayımı bekleniyor.

Teklif dokuz maddeden oluşuyor ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026'da tasfiyeye aldığı fonlara özgü. Kabul edilen kanun, her yatırımcıya her fon için en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilmesinin yolunu açıyor. Satış emri gerçekleşmeyen ve payları e-Devlet’te “PBLK” kodunda görünen yatırımcıları alacaklı değil, fon pay sahibi sayıyor. Fon zararından önce portföy yönetim şirketini, ardından SPK’nın belirleyeceği kişileri şahsen sorumlu tutuyor. 6. madde ise el konulan ve müsadere edilen değerlerin fona dönmesini düzenliyor. Kanun yayımlandığı gün yürürlüğe girecek, hükümleri 17 Eylül 2026'dan geçerli olacak.

Fon yasası Meclis’ten ne zaman geçti, şimdi hangi aşamada?

TBMM Genel Kurulu teklifin tümünü 22 Ekim 2026 akşamı kabul etti. Birinci bölümdeki 1–5. maddeler 21 Ekim’de, ikinci bölümdeki 6–9. maddeler 22 Ekim’de oylandı; 3. maddeye Genel Kurulda yeni bir cümle eklendi. Kabul edilen metin Cumhurbaşkanına gidecek ve 15 gün içinde yayımlanacak ya da Meclis’e geri gönderilecek.

Teklifin Meclis’teki yolculuğu iki haftadan kısa sürdü:

  1. 9 Ekim 2026: Teklif TBMM Başkanlığına sunuldu ve 2/3939 esas numarasını aldı.
  2. 14 Ekim 2026: Plan ve Bütçe Komisyonu, 11 saati aşan görüşmenin ardından teklifi 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yaparak kabul etti.
  3. 19 Ekim 2026: Komisyon raporu 294 sıra sayısıyla Genel Kurula sunuldu.
  4. 20 Ekim 2026: Genel Kurul teklifin tümü üzerindeki görüşmelere temel kanun usulüyle, iki bölüm hâlinde başladı.
  5. 21 Ekim 2026: Birinci bölümdeki 1–5. maddeler kabul edildi. Satış talimatı gerçekleşmeyenleri fon pay sahibi sayan önerge de aynı gün kabul edildi.
  6. 22 Ekim 2026: 6–9. maddeler ve teklifin tümü kabul edildi; teklif yasalaştı.

Anayasa’nın 89. maddesine göre Cumhurbaşkanı, TBMM’nin kabul ettiği kanunu 15 gün içinde yayımlar ya da gerekçesiyle birlikte yeniden görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderir. Teklifin 8. maddesine göre kanun yayımlandığı gün yürürlüğe girecek, ancak 17 Eylül 2026'dan geçerli olacak. Bu ikili tarih, tasfiye kararından önce satış emri veren yatırımcının durumunu doğrudan etkiliyor.

Kabul edilen kanunda hangi maddeler var?

Teklifin dokuz maddesi dört grupta toplanıyor:

  • Kapsam ve tanımlar: m.1–2.
  • Tasfiyenin yürütülmesi ve yatırımcıya yapılacak ödemeler: m.3–4.
  • Fondan çıkan değerlerin geri alınması: m.5–6.
  • Uygulama, yürürlük ve yürütme: m.7–9.

Genel Kurul ilk beş maddeyi 21 Ekim 2026'da, 6–9. maddeleri 22 Ekim 2026'da kabul etti.

MaddeNe düzenliyor?Meclis’teki seyri
1. KapsamSPK’nın 17 Eylül 2026 kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve yayım günü tasfiyesi bitmemiş fonlar; diğer fonlar için genel rejim kurmazKabul edildi (21 Ekim)
2. TanımlarFon pay sahibi, geri kazanım hesabı, tasfiye kuruluşu; hak sahipliği MKK ile tasfiye kuruluşunun kayıtlarına göre belirlenirKomisyonda değişti, kabul edildi (21 Ekim)
3. TasfiyeSPK gözetimi, borsa dışı satış, kurumların bilgi verme yükümlülüğü, PBLK sahiplerinin durumu, manipülasyona karışanlara ödeme yapılmamasıKomisyonda değişti, Genel Kurulda PBLK cümlesi eklendi, kabul edildi (21 Ekim)
4. ÖdemelerMKK’nın net yatırım hesabı; her fon için en çok 1 milyon TL ara ödeme; nakit yetmezse ödemeye kimden başlanacağı; gönüllü kazanç iadesi; başka yollardan alınanların mahsubuKomisyonda değişti, kabul edildi (21 Ekim)
5. Şahsi sorumlulukHukuka aykırı çıkarılan değer; önce portföy yönetim şirketi, sonra SPK’nın belirlediği kişiler; TMSF’nin 6183 sayılı Kanun’a göre takibiKabul edildi (21 Ekim)
6. El koyma ve geri kazanımCMK m.128 el koyma, CMK m.131 iade, TMSF kayyımlığı, müsaderede fona aktarım, hesabın haczedilemezliğiKabul edildi (22 Ekim)
7. UygulamaDışarıdan hizmet alımı; usul ve esasları SPK belirler; 6362, 5271 ve 5411 sayılı kanunların aykırı olmayan hükümleri uygulanırKabul edildi (22 Ekim)
8. YürürlükYayım günü yürürlük, 17 Eylül 2026'dan geçerliKabul edildi (22 Ekim)
9. YürütmeCumhurbaşkanıKabul edildi (22 Ekim)

Kapsam iki şarta bağlı (teklif m.1 ve m.2). Fon, SPK’nın 17 Eylül 2026 kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 131 fondan biri olmalı. Kanunun yayımlandığı gün tasfiyesi de henüz bitmemiş olmalı.

Fon Koordinasyon Kurulunun 18 Ekim açıklamasına göre A1 Capital, Bulls ve Pardus’un 66 fonunda tasfiye tamamlandı. Tasfiyesi süren 65 fonun dağılımı şöyle:

  • Tera: 6 fon.
  • Pusula: 12 fon.
  • Atlas: 16 fon.
  • Hedef Portföy: 31 fon.

Hedef fonları SPK’nın 15 Ekim kararıyla ara ödeme usulünden çıkarılıp olağan tasfiyeye alındı. Bu nedenle teklifin ağırlığı Tera, Pusula ve Atlas fonlarında hissedilecek.

Meclis teklifte neleri değiştirdi?

Plan ve Bütçe Komisyonu teklifin 2, 3 ve 4. maddelerini değiştirdi. Genel Kurul ise 21 Ekim 2026'da 3. maddeye, gerçekleşmeyen satış emirlerinin sahiplerini pay sahibi olarak tanımlayan bir cümle ekledi. Genel Kurul, birinci bölümdeki diğer bütün değişiklik önergelerini reddetti. Yatırımcıyı en çok etkileyen değişiklik bu son eklemedir.

Komisyonda yapılan üç değişiklik yatırımcının hesabını doğrudan ilgilendiriyor:

  • Hak sahipliğinin tespiti: İlk metinde beş kurumun kayıtlarına bağlıydı. Artık yalnız Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile tasfiye kuruluşunun kayıtlarının mutabakatına bağlı.
  • Kazanç iadesinin ölçüsü: İlk metindeki “emsal fon getirisi” yerine TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının ortalaması ölçü alındı.
  • İade çağrısının kapsamı: Tasfiye tarihine kadar payını iade eden herkesi kapsayacak biçimde genişletildi.

Genel Kurulda eklenen cümle, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatları özel bir statüye bağladı. Fonun temerrüdü ya da fiyatın açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen bu talimatların sahipleri, fon pay sahibi olarak tasfiye hükümlerine tabi olacak. TEFAS, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nun kısaltmasıdır. PBLK ise MKK’da “TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı” demektir; satış talimatı verildiğinde paylar bu alt hesaba alınır.

Bu cümle yatırımcının sırasını değiştiriyor. SPK Bülteni 2026/61'deki tasfiye esaslarının A-6 bendi, gerçekleşmeyen iade talimatlarının karşılığını fon hesabına borç olarak yazıyordu. Aynı bent, elde edilen nakitten önce bu borçların ödenmesini öngörüyordu. SPK’nın 28 Eylül 2026 duyurusu da 16 Eylül ve öncesinde verilen talimatları bu kapsamda saymıştı. Kanun teklifi ise bu yatırımcılara öncelik tanımıyor; ara ve nihai ödemede diğer pay sahipleriyle aynı kurallar uygulanacak. Önergenin gerekçesine göre takası bitmiş ve bedeli ödenmiş satışlar bu düzenlemenin dışında kalıyor.

Tartışmanın hukuki merkezinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 79. maddesi var. SPKn m.79'a göre takas talimatları ve ödeme işlemleri, tasfiye işlemlerine başlanması hâlinde dahi geri alınamaz ve iptal edilemez. Yatırımcı vekili olarak PBLK dosyalarında sorduğumuz ilk soru, talimatın hangi aşamada kaldığıdır. Talimat TEFAS’ta eşleşip fiyatı açıklanmış ve Takasbank’ta nakit borcu doğurmuş bir işleme mi dönüştü? Yoksa fiyat hiç açıklanmadığı için eşleşme aşamasında mı kaldı? SPKn m.79'daki korumanın hangi aşamada başladığı bu ayrıma göre tartışılır.

Teklif SPKn m.79'u açıkça değiştirmiyor. Ancak teklifin 7. maddesine göre teklifte hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Kanun’un yalnız bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacak. Sonraki tarihli ve özel bir hüküm olan PBLK cümlesinin bu fonlar bakımından öncelikle uygulanması beklenir.

e-Devlet’teki PBLK kaydı tek başına satışın gerçekleştiğini göstermez. Bu nedenle şu bilgiler bankadan yazılı olarak istenmelidir:

  • Emir numarası.
  • İletim saati.
  • Fiyat bilgisi.
  • Ret gerekçesi.
Meclis’te neler tartışıldı, hangi önergeler reddedildi?

Komisyonda ve Genel Kurulda tartışmanın odağında beş soru vardı:

  • Ara ödeme yeterli mi?
  • PBLK’de bekleyen yatırımcı alacaklı mı, pay sahibi mi?
  • Kâr edip çıkanlardan iade zorla istenmeli mi?
  • SPK’ya bu kadar geniş yetki verilmeli mi?
  • Kamu kaynağı kullanılacak mı?

İktidar kanadı teklifi bir hızlı ödeme düzeni olarak savundu; muhalefet şerhleri ise hak kayıpları ve Anayasa’ya aykırılık iddiaları üzerinde durdu.

Teklifi savunan milletvekillerine göre ara ödeme bir tavan değil, nihai alacaktan düşülecek bir ön ödeme. Ödemelerde kamu kaynağı kullanılmayacak, zarar sorumlulardan tahsil edilecek. Teklifin ilk imzacılarından biri Genel Kuruldaki konuşmasında, net yatırım tutarı ödenecek fon pay sahibi sayısını yaklaşık 390 bin olarak verdi. Aynı konuşmacı komisyonda bu sayıyı 350 bin civarında açıklamıştı. Rakamın fon bazında dökümü açıklanmadı. İktidar kanadı PBLK önergesini de savundu: talimatı gerçekleşmeyen yatırımcı zaten pay sahibi olmaya devam ediyordu ve önerge yeni bir kayıp doğurmuyordu.

Muhalefet partilerinin komisyon raporuna yazdığı şerhlerde ve Genel Kurul konuşmalarında öne çıkan itirazlar şunlar:

  • Ara ödemenin “yapılabilir” diye düzenlenmesi, ödemeyi bir hak olmaktan çıkarıp ihtimale dönüştürüyor.
  • Nakit yetmediğinde küçük yatırımcıdan başlanması, büyük tutar yatırmış olanları sona bırakıyor ve eşitlik ilkesine aykırı.
  • PBLK önergesi, SPKn m.79'daki takas kesinliğine ve kazanılmış hakka aykırı.
  • Kâr ederek çıkanlardan iade isteğe bağlı değil zorunlu olmalı.
  • Tasfiye usulünün neredeyse tamamının SPK’ya bırakılması, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle çelişiyor.
  • TMSF’nin yargılama bitmeden varlık satabilmesi, sanığın sonradan beraat ettiği bir durumda geri dönülmesi zor sonuçlar yaratabilir.

Genel Kurulda reddedilen önergeler de bilgi veriyor. Reddedilen başlıca öneriler şunlar:

  • PBLK alacaklarının takas kesinliği kapsamında sayılıp ilk nakitten önce ödenmesi.
  • Endekslemenin fiilî ödeme tarihine kadar sürmesi.
  • 1 milyon TL’nin üzerindeki yatırımcılara altı ayda bir oransal ek ödeme yapılması.
  • Kazanç iadesinin zorunlu tutulması.
  • Portföy saklama kuruluşlarının müteselsil sorumluluğu.
  • Kapsamın genişletilmesi.

Komisyonda verilen Anayasa’ya aykırılık önergesi ve 2/3895 esas numaralı başka bir teklifle birleştirme önerisi de reddedildi.

Bir önergenin reddi, aynı talebin genel hükümlere göre ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Örneğin portföy saklama kuruluşunun sorumluluğu teklifte ayrıca düzenlenmedi; SPKn m.56'daki genel sorumluluk hükmü ise yerinde duruyor. Genel Kurulda iktidar kanadından, Sermaye Piyasası Kanunu’nda kapsamlı bir değişiklik hazırlanacağı da ifade edildi. Bu değişikliğin Devlet Denetleme Kurulunun incelemeleri tamamlandıktan sonra gelmesi bekleniyor.

Teklife göre 1 milyon TL ara ödeme herkese yatacak mı?

Hayır. Teklifin 4. maddesinin ikinci fıkrası ara ödemeyi yalnız SPK’nın belirleyeceği fonlarda ve “yapılabilir” diliyle düzenliyor. Ödeme her yatırımcı için her fonda ayrı hesaplanır, en fazla 1 milyon TL olur ve endekslenmemiş net yatırım tutarını aşamaz. Para piyasası fonları dışında, payların ödemeden önceki gün sonu değeri de ayrıca üst sınırdır.

Üç sınır birlikte işliyor:

  • Net yatırım tutarı: Fona fiilen yatırdığınız paradan fondan çektiğiniz parayı düşünce kalan tutardır.
  • Fon başına tavan: Her fon için 1.000.000 TL’dir.
  • Pay değeri: Yalnız para piyasası fonu olmayan fonlarda devreye girer. Ara ödeme, hesaplama gününden bir gün öncesinin kapanışında hesabınızdaki payların ettiği toplam değeri geçemez.

Değeri yüzde 75 düşmüş bir hisse ağırlıklı fona 1.200.000 TL yatıran kişinin payları bugün 300.000 TL ediyorsa, ara ödeme de en fazla 300.000 TL olur. Kalan kısım için yatırımcının hakkı sona ermez; nihai tasfiyede fonda kalan nakit ve geri kazanılan tutarlar ölçüsünde değerlendirilir. SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli duyurusu, 1 milyon TL sınırının her fon için ayrı uygulanacağını açıkladı. Ara ödeme alan yatırımcının payları geri alınmaz; ödeme, nihai hesapta düşülecek bir avanstır.

Fonun nakdi bütün ödemelere yetmezse SPK, teklifin 4. maddesinin üçüncü fıkrasına göre iki yoldan birini ya da ikisini birlikte kullanabilir:

  • Ödemeye net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlamak.
  • Herkese uygulanacak bir asgari tutar belirlemek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı 7 Ekim’de Genel Kurulda, düzenleme yasalaşırsa 1 milyon TL’ye kadar ödemelerin ekim ayı içinde yapılabileceğini açıkladı. Bu açıklama, tek tek hesaplar için verilmiş bir ödeme günü değildir.

Net yatırım tutarı nedir, nasıl hesaplanacak?

Net yatırım tutarı, yatırımcının fona fiilen yatırdığı nakitten fondan fiilen çektiği nakdin düşülmesiyle bulunur ve hesabı MKK yapar (teklif m.4/1). Ekranda görünen ama çekilmemiş getiri bu hesaba girmez. Ara ödemede tutar endekslenmez. Nihai ödemede ise her giriş ve çıkış, TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının ortalamasıyla güncellenir.

Teklif, çıkışların hangi girişten düşüleceğini de belirliyor: ilk giren ilk çıkar. Güncelleme “kıstelyevm” usulüyle, yani paranın fonda kaldığı gün sayısına orantılı olarak yapılır. Bir örnekle:

  • Mayıs 2025'te 400.000 TL yatırılmış.
  • Şubat 2026'da 100.000 TL çekilmiş.
  • Temmuz 2026'da 250.000 TL daha yatırılmış.

Bu yatırımcının endekslenmemiş net yatırım tutarı 550.000 TL’dir. Nihai hesapta Şubat’taki çıkış Mayıs 2025 girişinden düşülür ve her kalem ayrı ayrı güncellenir.

Net yatırım ölçütü, kayıp paylaşımının mantığını değiştiriyor. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye esasları nakdin pay sahipliği oranında dağıtılmasını öngörüyordu. Teklif ise nakit yetmediğinde ölçütü pay değerinden net yatırım tutarına kaydırıyor. Ekrandaki rakam, kasadaki para değildir. Getirisini fondan çekmemiş uzun vadeli yatırımcının kâğıt üzerindeki kazancı, yeni giren yatırımcının anaparası korunurken sınırlanabiliyor. Teklifte MKK hesabına karşı özel bir itiraz yolu bulunmadığı için işlem dökümünü şimdiden elde tutmak gerekir.

Fondan çıkan para teklife göre nasıl geri alınacak?

Teklifin 5. maddesine göre fon zararından öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur. Tutar bu şirketten tahsil edilemezse SPK’nın belirleyeceği gerçek ve tüzel kişiler şahsen sorumlu olur. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bu kişilerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsilat yapar.

Teklifin 5. maddesi “hukuka aykırı çıkarılmış değeri” geniş tanımlıyor. Mevzuata aykırı olarak çıkarılan her değer bu kapsamda. Şeklen mevzuata uygun olsa bile fonun yararına gerçek bir ekonomik amaç taşımadan çıkarılan değer de kapsama giriyor. Karşılıksız kredi, repo, ters repo, teminat ve devir işlemleri ilk akla gelenler.

Bu değerlerin yerine geçen varlıklar da kapsama giriyor. Fondan çıkan para bir gayrimenkule, şirket payına ya da kripto varlığa dönüşmüşse, dönüştüğü varlık da takip edilir. TMSF’ye 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27. maddelerindeki yetkiler de tanındı.

Kabul edilen 6. madde ceza soruşturmasını hızlandırıyor. Bu fonlarla bağlantılı soruşturmalarda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 128. maddesine göre el koyma kararı verilebilecek. Oysa CMK m.128'in suç listesinde piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107) ve bilgi suistimali (SPKn m.106) yer almıyordu. SPK’nın suç duyurusuna dayanak raporları da CMK m.128'in aradığı rapor yerine geçecek. Fondan çıktığı mahkemece belirlenen müsadere değerleri Hazine’ye değil, fona ya da TMSF nezdindeki geri kazanım hesabına aktarılacak. Bu hesap, kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.

Teklifin gerekçesi ve hükümet açıklamaları ödemelerde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirtiyor. Yatırımcıya ödenecek nihai tutar, fonda kalan varlıklarla geri kazanılabilecek değerlerin toplamından ibaret kalacak. Resmî rakamlar şöyle:

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısının 7 Ekim’de Genel Kurula aktardığı bilgiye göre 63 gerçek ve 12 tüzel kişinin taşınır ve taşınmaz mallarına ilişkin 21 ayrı el koyma kararı çıktı.
  • Adalet Bakanlığı temsilcisi 14 Ekim’de komisyonda 189 kişi hakkında el koyma tedbiri uygulandığını açıkladı.
Kripto varlığa ya da yurt dışına giden para izlenebilir mi?

Evet. Yurt dışı hesaplara giden banka transferlerinin izi Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtları ve adli yardımlaşma talepleriyle sürülür. Kripto varlıklarda takip çoğu zaman daha hızlıdır, çünkü blokzinciri ağı üzerinde yapılan her transfer kamuya açık bir deftere işlenir. Teknik bilgiye sahip herkes, paranın hangi adrese ve hangi kripto varlık borsasına ulaştığını bankaların cevabını beklemeden görebilir.

Kripto varlık borsaları kullanıcılarının kimlik kayıtlarını tutar ve yetkili makamın yazısıyla bu kayıtlar alınabilir. USDT, merkezi bir şirketin ihraç ettiği ve dolara endeksli bir kripto varlıktır. Bu tür varlıklarda ihraççı şirket, yetkili makamın talebi üzerine bakiyenin bulunduğu adresi dondurabilir. “Kriptoya giden para kaybolur” düşüncesi yanlıştır; asıl kayıp takibe geç başlanmasıdır. Yeri gösterilmiş somut bir varlık hakkında el koyma kararı, genel ifadeli bir şikâyete kıyasla çok daha hızlı alınabilir.

Kâr ederek çıkanlara ve manipülasyona karışanlara ne olacak?

Teklif, fondan kâr ederek çıkanlar için iadeyi zorunlu tutmuyor; 4. maddenin dördüncü fıkrası yalnız isteğe bağlı iade öngörüyor. Manipülasyona karıştığı SPK’ca tespit edilenler ise teklifin 3. maddesinin altıncı fıkrasına göre tasfiye bakiyesinden ve geri kazanım hesabından hiç pay alamayacak. Bu dışlama için ceza mahkûmiyeti aranmıyor.

Tasfiye tarihine kadar payını iade edip ödeme alanlar, getirilerinin bir kısmını kendi istekleriyle SPK’nın ilan ettiği hesaplara iade edebilir. İade edilebilecek kısım, TÜFE ile Yİ-ÜFE ortalamasıyla güncellenmiş yatırım tutarını aşan getiridir. SPK 1 Ekim 2026'da 131 fonun her biri için ayrı bir iade hesabı ve bir genel hisse iade hesabı açıldığını duyurdu.

İsteğe bağlı iade, herkesin kazancının dokunulmaz olduğu anlamına gelmiyor. İlişkili taraf işlemleriyle fonu zarara uğratanlar bakımından SPKn m.21/4 örtülü kazanç aktarımının iadesini düzenliyor. SPKn m.110 ise nitelikli güveni kötüye kullanmayı suç olarak tanımlıyor.

Ödeme dışı kalacaklar, belirli fiilleri bu fonlar aracılığıyla veya fonlarla birlikte hareket ederek işleyenlerdir. Bu fiiller piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığıdır (SPKn m.104, 106, 107). Bu eşik, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) düzeninden düşük. SPKn m.84/3, YTM ödemesinin dışında kalmayı 106 ve 107. maddelerdeki suçlardan verilmiş bir mahkûmiyete bağlıyor. Hükümet ve SPK temsilcilerinin 14 Ekim’de komisyonda verdiği bilgiye göre 117 kişi için suç duyurusu yapıldı ve 64 kişinin lisansı iptal edildi.

Kanun çıkınca dava açma hakkı ortadan kalkar mı?

Hayır. Teklifte bireysel dava veya icra takibini yasaklayan bir hüküm yok. Teklifin 4. maddesinin beşinci fıkrası, nihai ödemede “diğer hukuki yollardan” daha önce alınan tutarların mahsup edileceğini düzenliyor. Bu düzenleme, bireysel yolların varlığını kabul etmek demektir. Mahkeme yoluyla alınan para nihai ödemeden indirilir; aynı kayıp iki kaynaktan karşılanmaz.

Sınırlanan şey başvurulacak malvarlığıdır. Fonun kendi malvarlığı SPKn m.53 uyarınca, geri kazanım hesabı da teklifin 6. maddesi uyarınca haczedilemez. Bireysel talep bu nedenle şu muhataplara yöneltilir:

  • Portföy yönetim şirketi.
  • Zarardan sorumlu kişiler.
  • Koşulları varsa fonu satan kuruluş.
  • Hizmet kusuru iddiasıyla idare.

Davanın doğru sıfat ve doğru zarar kalemiyle kurulması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2019/4445, K.2021/3866 sayılı kararında bu yüzden husumet reddini onadı. O davada serbest fon yatırımcısı doğrudan portföy yönetim şirketine dava açmıştı.

TMSF takibi ile bireysel hacizler aynı malvarlığı üzerinde karşılaşabilir. Alacaklı yatırımcıların vekili sıfatıyla fon yöneticilerinin malvarlığına ihtiyati haciz isterken hesaba kattığımız kural, 6183 sayılı Kanun’un 21. maddesidir. Bu maddeye göre bir alacaklının haczettirdiği mal paraya çevrilmeden üzerine amme alacağı için de haciz konulursa, TMSF o hacze iştirak eder. Satış bedeli de alacaklar oranında, yani garameten bölüştürülür.

Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ayrıca TMSF’ye varlıkları ticari ve iktisadi bütünlük hâlinde satma imkânı verir. TMSF böyle bir satışa karar verirse, 2 yıl boyunca üçüncü kişiler o varlıkların haczini ve satışını talep edemez.

Süreler de Meclis’i beklemez. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye kararlarının iptali için 60 günlük dava süresi var. Kararların bültende ilan edildiği gün esas alınırsa bu süre 16 Kasım 2026'da sona eriyor (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7).

Fon yasası Anayasa Mahkemesine götürülebilir mi?

Götürülebilir, ancak yatırımcı doğrudan iptal davası açamaz. Anayasa’nın 150. maddesi bu hakkı yalnız Cumhurbaşkanına, Meclis’teki en kalabalık iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının beşte birini oluşturan milletvekillerine tanır. İptal davası, kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde açılabilir (Anayasa m.151). Muhalefet milletvekilleri bu yola başvurulabileceğini dile getirdi.

Yatırımcının yolu itiraz yoludur. Yatırımcı, kanunun kendisine uygulandığı bir davada hükmün Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürebilir. Örneğin PBLK talimatının tasfiyeye tabi tutulmasına karşı açtığı dava buna uygundur. Davaya bakan mahkeme bu iddiayı ciddi görürse meseleyi Anayasa Mahkemesine taşır (Anayasa m.152).

Anayasa Mahkemesi, sermaye piyasası aracı üzerindeki hakkı sona erdiren bir kuralı E.2015/29, K.2015/95 sayılı kararında kısmen iptal etti. Gerekçe şuydu: “sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir.”

Öte yandan Anayasa Mahkemesi, İmar Bankası mağdurları için çıkarılan 5667 sayılı Kanun’un süren davalara uygulanmasını E.2007/77, K.2010/50 sayılı kararında Anayasa’ya aykırı bulmadı; o kanunda ödemeyi fiilen devlet üstlenmişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi de Kotov/Rusya kararında (B. No: 54522/00, 03.04.2012) benzer bir sınır çizdi. Karara göre 1 No.lu Protokolün 1. maddesi, devletlere özel kuruluşların borçlarını karşılamak için genel bir yükümlülük yüklemez. Kamu kaynağı kullanılmayacak bir düzende asıl soru, tasfiye ve dağıtımın adil ve denetlenebilir olup olmadığıdır.

Meclis’ten sonra süreç nasıl işleyecek?

Genel Kurul teklifin tümünü 22 Ekim 2026'da kabul etti. Ödemenin yatırımcının hesabına geçmesi için dört aşama daha gerekiyor: Cumhurbaşkanının yayımı, SPK’nın kararları, MKK’nın hesabı ve tasfiye kuruluşunun ödemesi. Fondan çıkan değerlerin geri alınması tarafında ise TMSF takibi ile ceza soruşturması paralel yürüyecek. Beklenen sıra şöyle:

  1. Cumhurbaşkanı kanunu 15 gün içinde yayımlar ya da TBMM’ye geri gönderir (Anayasa m.89).
  2. Kanun Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer; hükümleri 17 Eylül 2026'dan geçerli olur.
  3. SPK tasfiye usul ve esaslarını, ara ödeme yapılacak fonları, dağıtım yöntemini ve asgari ödeme tutarını belirler (teklif m.3/1, m.4/2–3, m.7/2).
  4. MKK, tasfiye kuruluşunun kayıtlarıyla mutabakat sağlayarak fon ve hesap bazında net yatırım tutarlarını hesaplar.
  5. Ara ödemeler yatırımcıların saklama hesaplarına aktarılır; bunun için başvuru ya da ücret gerekmez.
  6. SPK fon bazında zararı ve sorumluları belirler; TMSF 6183 sayılı Kanun’a göre takibe geçer.
  7. Nihai tasfiyede endekslenmiş net yatırım tutarı ve kalan nakitle son ödeme yapılır. Tasfiye süresi 6 aydır ve SPK uzatabilir.

Yatırımcının yayım beklenirken yapabileceği iş, açıklanacak tutarı denetleyebileceği belgeleri toplamaktır:

  • e-Devlet’teki MKK ekranının tarihli görüntüsünü alın. Görüntüde fon kodu, pay sayısı ve payların SERB ya da PBLK alt hesabında olup olmadığı görünsün.
  • Bankanızdan ilk alımdan bugüne bütün alım ve satımların tarih ve tutarını gösteren dökümü yazılı olarak isteyin.
  • PBLK kaydınız varsa emir numarasını, iletim saatini, fiyat bilgisini ve ret gerekçesini isteyin.
  • Ödeme sırasında ibra ya da feragat içeren bir metni içeriğini anlamadan imzalamayın.
  • Ceza soruşturmasına suçtan zarar gören olarak şikâyet dilekçesi verin.

Teklif dağıtılacak toplam parayı kendiliğinden büyütmüyor. Yalnız kanunun uygulanmasını beklemek, sonucu SPK ve TMSF’nin tahsilat hızına bırakmak demektir. İdari yargı, ceza soruşturması, ihtiyati haciz ve tazminat yolları birlikte ve erken kullanılabilir. Bu, sorumluların malvarlığı el değiştirmeden tedbir alınmasının yolunu açar.

Fon yasası hakkında merak edilenler
Fon yasası ne zaman Resmî Gazete’de yayımlanır?

Genel Kurul teklifin tümünü 22 Ekim 2026'da kabul etti ve metin Cumhurbaşkanına gönderilecek. Anayasa’nın 89. maddesine göre Cumhurbaşkanı kanunu 15 gün içinde yayımlar ya da yeniden görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderir. Kesin yayım tarihi bu 15 günlük süre içindeki tercihe bağlıdır; kanun numarası da yayımla birlikte belli olur.

Meclis’in kabul ettiği metin yayımlanırken değişebilir mi?

Esasa ilişkin bir değişiklik beklenmez. Kabul edilen metin üzerinde ancak yazım ve redaksiyon düzeltmeleri yapılır. Esasa ilişkin bir değişiklik için Cumhurbaşkanının kanunu Meclis’e geri göndermesi ve Genel Kurulun metni yeniden görüşmesi gerekir (Anayasa m.89).

Kanun Meclis’ten geçti, ödemeler hemen başlar mı?

Hayır. Önce kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, ardından SPK’nın ara ödeme yapılacak fonları belirlemesi ve MKK’nın net yatırım tutarlarını hesaplaması gerekir. Resmî açıklamalarda yasalaşma hâlinde ekim ayı içinde ödeme yapılabileceği söylendi. Hedef Portföy fonları için ayrı bir takvim açıklanmadı.

İki ayrı fonda param var, 1 milyon TL sınırı toplam mı uygulanacak?

Hayır. SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre sınır her yatırımcıya her fon için ayrı uygulanır. İki fonda payı olan yatırımcı için her fonda ayrı bir 1 milyon TL tavanı vardır. Her tavan ayrıca o fondaki net yatırım tutarıyla ve para piyasası fonu dışında payların değeriyle sınırlıdır.

Devlet ya da Yatırımcı Tazmin Merkezi zararımı karşılar mı?

Hayır. Teklifin gerekçesi ödemelerde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirtiyor. YTM, SPKn m.84/2 uyarınca piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zararı tazmin etmez. Teklifin 6. maddesine göre YTM’nin rolü, tasfiye kapandıktan sonra geri kazanım hesabına giren paraları pay sahiplerine katılma payı oranında dağıtmaktır.

Tasfiyesi tamamlanan bir fonda param vardı, teklif beni de ilgilendiriyor mu?

A1 Capital, Bulls ve Pardus’un tasfiyesi tamamlanan 66 fonu, “yayım günü tasfiyesi süren fon” şartını karşılamadığı için teklifin tanımına girmiyor. Bu fonlarla bağlantılı olarak sonradan yapılacak tahsilatların yatırımcılara nasıl yansıyacağı teklifte açıkça düzenlenmedi. Bu fonların yatırımcıları için genel hukuki yollar açıktır.

Son söz olarak

Meclis’teki fon düzenlemesi, krizin bedelini kimin karşılayacağı sorusunu kaynak kaynak cevaplıyor. İlk kaynak fonda kalan varlıklardır. İkincisi tahsilattır: önce portföy yönetim şirketinden, sonra SPK’nın belirleyeceği sorumlulardan. Üçüncüsü ceza dosyasından fona dönen değerlerdir. Bu kaynakların hiçbirinde kamu parası yok. Genel Kurulun 22 Ekim’de kabul ettiği son dört madde bu kaynakların ne kadar hızlı işleyeceğini belirleyecek; özellikle el konulan değerlerin fona dönüşünü düzenleyen 6. madde.

Teklifin tümü kabul edildi; şimdi sıra Cumhurbaşkanının 15 günlük yayım süresinde. Yatırımcı için ise Meclis’in takviminden bağımsız işleyen bir tarih var: SPK’nın 17 Eylül kararlarına karşı dava açma süresi 16 Kasım 2026'da doluyor ve o tarihten sonra bu kararlar için dava yolu kapanıyor.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları