Ahmet Almaz

"21. Yüzyıl Diplomasisi: Donald Trump Yönetimi ve Amerikan-Yahudi Lobisinin Dönüşümü"

26.01.2026 11:40
Haber Detay Image

"21. Yüzyıl Diplomasisi: Donald Trump Yönetimi ve Amerikan-Yahudi Lobisinin Dönüşümü"

ABD'de Yahudi toplumu, ülkenin kuruluşundan bugüne kadar hem ekonomik hem de siyasi yapının şekillenmesinde kritik roller üstlenmiştir. Günümüzde ise bu etki, özellikle Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemi (2025-2026) ile birlikte stratejik bir derinlik kazanmıştır.

Yahudilerin Amerika kıtasındaki varlığı, 1654 yılında New Amsterdam'a (günümüz New York'u) gelen 23 kişilik bir grupla başlamıştır. Amerikan Devrimi sırasında Yahudi toplumu, sayıca az olmalarına rağmen bağımsızlık mücadelesinin seyrini değiştirmişlerdir.

Haym Salomon ve Savaş Finansmanı: Polonya doğumlu bir Yahudi olan Haym Salomon, Amerikan Devrimi'nin "finansörü" olarak bilinir. Continental Army (Kıta Ordusu) iflasın eşiğindeyken Salomon, kişisel servetini ve ağlarını kullanarak George Washington'ın ordusunu finanse etmiş, devrimin başarısında hayati bir rol oynamıştır.

İbrani Etkisi ve Anayasa: ABD'nin kurucu babaları, yeni devleti inşa ederken antik İsrail'in yönetim modellerinden ve Tevrat (Torah) prensiplerinden ilham almışlardır. Thomas Jefferson ve Benjamin Franklin gibi isimler, dini özgürlüğün anayasal bir hak haline gelmesinde Yahudi toplumunun toplumsal entegrasyonunu bir örnek olarak görmüşlerdir.

Donald Trump'ın 2024 seçimlerini kazanarak Ocak 2025'te tekrar göreve başlamasıyla birlikte, Beyaz Saray ile Yahudi toplumu arasındaki ilişkiler yeni bir boyuta evrilmiştir. Trump'ın bu topluluk üzerindeki etkisi ve onlardan aldığı destek üç ana eksende toplanmaktadır:

Trump, ilk döneminde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyıp büyükelçiliği oraya taşıyarak Ortodoks Yahudi toplumunun ve Evanjeliklerin sarsılmaz desteğini kazanmıştı. 2025-2026 döneminde ise:

İsrail Politikaları: Trump yönetimi, Gazze ve Lübnan krizlerinde İsrail'e "koşulsuz destek" politikasına geri dönmüştür. Aralık 2025'teki Hanuka resepsiyonunda bizzat ifade ettiği üzere, İsrail'in güvenliğini ABD'nin iç güvenliğiyle eşdeğer tutmaktadır.

Abraham Accords (İbrahim Anlaşmaları) 2.0: Trump, Arap dünyası ile İsrail arasındaki normalleşme sürecini genişleterek bölgesel bir ekonomik blok oluşturma peşindedir.

İç Politika ve Antisemitizmle Mücadele

2025 yılının başında Trump, üniversite kampüslerindeki protestoları ve anti-Siyonist hareketleri hedef alan 14188 sayılı Başkanlık Kararnamesi'ni imzalamıştır. Bu kararname, antisemitizmi tanımlarken "anti-Siyonizmi" de bu kapsama dahil ederek federal fonların kesilmesi ve sınır dışı edilme gibi sert yaptırımlar öngörmektedir.

Trump üzerindeki Yahudi etkisini sadece dini veya ideolojik değil, aynı zamanda kurumsal yapılar üzerinden de okumak gerekir:

Finansal Destekçiler: Sheldon Adelson gibi isimlerin mirasını sürdüren büyük bağışçılar, Cumhuriyetçi Parti'nin dış politikasını şekillendirmede anahtar rol oynamaktadır.

Aile Bağları: Jared Kushner'ın Trump'ın Orta Doğu vizyonundaki etkisi, başkanın Yahudi toplumuyla olan organik ve ailevi bağlarını (kızı Ivanka Trump'ın Yahudiliğe geçmesiyle birlikte) güçlendirmektedir.

Özetle: Yahudiler, ABD'nin kuruluşunda "finansal can damarı" olurken; bugün Trump döneminde, ABD dış politikasının "stratejik pusulası" haline gelmişlerdir. Ancak bu durum, liberal ve muhafazakar Yahudi grupları arasında Trump'ın sert politikaları nedeniyle derin bir bölünmeye de yol açmaktadır.

Yazarın Tüm Yazıları