Ahmet Almaz Yazıları

Ahmet Almaz

Sayın İsmail Kahraman’ın Anlatımıyla Ayastefanos’tan Taksim Camii’ne: Bir Mabedin 150 Yıllık Serüveni

11.05.2026 13:00
Haber Detay Image

Sayın İsmail Kahraman’ın Anlatımıyla Ayastefanos’tan Taksim Camii’ne: Bir Mabedin 150 Yıllık Serüveni

Taksim Meydanı, Türkiye'nin son bir buçuk asrına damga vuran ideolojik, kültürel ve mimari mücadelelerin merkez üssüdür. Bugün tüm heybetiyle meydanı selamlayan Taksim Camii, yalnızca minareden ve kubbeden ibaret bir yapı değil; 1878 Ayastefanos Antlaşması'nın getirdiği tarihsel hüzünden, Cumhuriyet Türkiyesi'nin kimlik arayışına kadar uzanan büyük bir tarihin ve medeniyetin somutlaşmış halidir.

Ayastefanos’un Gölgesinde Başlayan İdeal

Taksim’e cami yapma fikri, sanılanın aksine sadece son birkaç on yılın meselesi değildir. Bu idealin temelleri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) ardından imzalanan Ayastefanos Antlaşması’na kadar uzanır.

Bu antlaşmada Ruslar, Taksim’e bir kilise yapma maddesi koydurmak istemiş; ancak Sultan II. Abdülhamid Han, bu maddeye karşılık olarak Taksim'e bir cami yapılması şartını kabul ettirmiştir. Böylece Rusların Yeşilköy’e diktiği zafer anıtı ve bölgedeki kiliselerin baskın mimarisine karşı, Osmanlı aydınları Taksim Meydanı’na "İslam mührünü vuracak" bir eser hayal etmeye başladılar. Bu hayal, kuşaklar boyu aktarılan sessiz bir vasiyete dönüştü.

Bu vasiyet; Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Necmettin Erbakan gibi önde gelen devlet adamlarının isteğine karşın bir türlü gerçekleşemedi. Çünkü milli iradenin karşısında aşılması güç bir engel vardı: Anıtlar Yüksek Kurulu.

"Kutsal İttifak": Taksim Camii Kültür ve Sanat Vakfı

1991 yılında İbrahim Arslan’ın girişimiyle kurulan vakıf, bu kadim hayalin resmiyete döküldüğü en kritik dönüm noktasıdır. Dönemin basını tarafından "Kutsal İttifak" olarak adlandırılan 300 kişilik kurucular listesi, Türkiye'nin entelektüel, siyasi ve iş dünyasının bir mozaiğiydi:

Recep Tayyip Erdoğan (Dönemin Refah Partisi İstanbul İl Başkanı)

İsmail Kahraman

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş

Vehbi Koç ve Rahmi Koç

Sakıp Sabancı

Prof. Dr. Semavi Eyice (Sürecin daha sonra en tartışmalı ismi olacak sanat tarihçisi)

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu

Prof.Dr.Erman Tuncer

Sabri Ülker

Semiha Şakir

Osman Boyner

Şarık Tara

İbrahim Bodur

İbrahim Cevahir

Kemal Ilıcak

Tarihi Bir Buluşma: Şeyh Şamil Ansiklopedisi ve Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi

Geçtiğimiz günlerde, Rusya Federasyonu Devlet Duması Koordinatörü Dr. Malik Kerimov ile birlikte; Rusya Federasyonu "Novy Mir Vakfı" ve Dağıstan Senatörü Hacı Murat Omarov öncülüğünde hazırladığımız "Şeyh Şamil Ansiklopedisi"ni, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili Sayın İsmail Kahraman’a takdim etme onuruna eriştik.

Bu ziyaret, Taksim Camii davasının tarihini tazeleyen tarihi bir buluşmaydı. Görüşmede ayrıca, OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı, savunma sanayimizin gururu "Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi" adlı eseri de tarafımdan Sayın Kahraman'a sunuldu. Sayın Kahraman’ın nezaketi ve tarih şuuruna olan bağlılığı, bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi.

İsmail Kahraman ve Semavi Eyice: Mahkemeden Hazireye Uzanan Tuhaflık

Sayın İsmail Kahraman'ın bizzat anlattığına göre; Taksim Camii mücadelesinin en dramatik sayfalarından biri, kendisinin Kültür Bakanı olduğu (1996-1997)dönemde yaşanmıştır. Kahraman, cami önündeki bürokratik engelleri aşmaya çalışırken karşısında dönemin Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanı merhum Prof. Dr. Semavi Eyice’yi bulur.

Eyice, o dönem projeye onay vermeyi reddederek tarihe geçen şu cümleyi kurar:

"73 yıllık itibarımı Taksim'e cami projesine onay vererek heba edemem!"

Bu fikir ayrılığı mahkeme salonlarına taşınmış ve bir tazminat davasına konu olmuştur. Semavi Eyice, İsmail Kahraman'a karşı kazandığı tazminat davası sonrası, Bakan’ın maaşına haciz koyduracak kadar ileri gitmiştir. Ancak İsmail Kahraman mücadelesinden vazgeçmemiş; Semavi Eyice’yi görevden alarak yerine Dr. Kadir Topbaş’ı getirmiş ve kilitlenen süreci çözmüştür.

Kaderin ve tarihin en büyük cilvesi ise şudur: Hayatı boyunca Taksim'e cami projesine karşı çıkan ve bu uğurda davanın lideriyle mahkemelik olan Semavi Eyice, vefatının ardından bugün Fatih Sultan Mehmet Camii Haziresi'nde, yani o savunduğu medeniyetin kalbinde, en kutsal topraklarda yatmaktadır.

Sonuç: Tarihe Vurulan Mühür

Taksim Camii projesini tamamlamak ve nihayete erdirmek, yıllar sonra (28 Mayıs 2021) o ilk vakfın üyesi olan Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştur. Bugün meydanda yükselen o zarif kubbe, sadece bir ibadethane değil; 150 yıllık bir sabrın, büyük bir entelektüel kavganın ve sarsılmaz bir devlet adamı kararlılığının sonucudur. İsmail Kahraman gibi isimlerin dik duruşuyla şekillenen bu süreç, Türkiye’nin kimlik mücadelesinin zafer nişanesi olarak tarihteki yerini almıştır.

Yazarın Tüm Yazıları