Sabah mağdur olan akşam şüpheli, gece de ekonomi uzmanı oluyor. Ertesi sabah aynı kişiyi televizyonda dış politika konuşurken görürseniz şaşırmayın. Öğleden sonra derbi tahmini de yapabilir.
Bizde televizyon yorumculuğu tuhaf bir yere evrildi. Aynı insan Ukrayna savaşını anlatıyor, Merkez Bankası’nın faiz kararını yorumluyor, seçim sonuçlarını analiz ediyor, Süper Lig’deki hakem krizini çözüyor. Arada vakit kalırsa Ortadoğu’ya da çekidüzen veriyor.
İnsanın sorası geliyor:
Bu kadar bilgiyi hangi üniversite veriyor?
Mesele komik görünüyor ama aslında değil
Ekranların her şey uzmanları
Asıl sorun, gerçekten bilen insanların giderek ekranlardan uzaklaşması. Akademisyen gürültünün parçası olmak istemiyor. Diplomat susmayı tercih ediyor. Yıllarca sokakta, adliyede, Meclis’te haber kovalayan gazeteci ekrana çıkmıyor.
Peki o boşluk boş mu kalıyor?
Elbette hayır.
Yerini ‘her şey uzmanları’ dolduruyor.
Hayatında bir sıcak haberi haber merkezine yetiştirmemiş, bir belgeyi doğrulatmak için üç kapı çalmamış, tek bir araştırma dosyasına imza atmamış insanlar bir anda gazeteci oluyor. Sonra bize gazeteciliği, ekonomiyi, diplomasiyi, hatta ne düşünmemiz gerektiğini anlatıyorlar.
Sürekli bağırılan bir ülkede bir süre sonra kimse alarm sesini duymuyor. Her akşam ‘şok’, her gece ‘skandal’, her sabah ‘son dakika’ derseniz gerçek skandal geldiğinde toplum dönüp bakmıyor.
Duyarsızlık biraz da böyle üretiliyor.










