Türkiye’de yatırımcının finansal sözlüğü değişti. Eskiden altın, döviz, arsa konuşulurdu; şimdi fonlar konuşuluyor. Herkes ‘fon nedir’ diye merak etmeye başladı. Lotları para eden bir şirket adı olarak yorumlayanlar bile var. Para piyasası fonu, hisse fonu, serbest fon derken vatandaş finansal okuryazarlığını geliştirmeye çalışıyor.
Ama belli ki bazıları meseleyi bizden biraz farklı anlamış.
Küçük yatırımcı telefon ekranından fonunun günlük yüzde 0,1 getirisini takip ederken, başka masalarda milyonlar, lüks otomobiller, villalar ve yatlar konuşuluyor.
Kısacası: Yatırımcı fon aldı, bazıları yat aldı.
Finans uzmanları yıllardır aynı şeyi anlatıyor: ‘Bütün yumurtaları aynı sepete koymayın.’
Doğru.
Portföyünüzü çeşitlendirin.
Ama bizim anladığımız ve anlatmaya çalıştığımız çeşitlendirme; biraz hisse, biraz tahvil, biraz altın ve biraz da fondur.
Bazılarının portföy çeşitlendirmesi ise sanki başka türlü çalışıyor:
Biraz Porsche.
Biraz Mercedes.
Biraz villa.
Biraz yat.
Mizahı bir kenara bırakırsak mesele oldukça ciddi. Fon piyasasında yaşanan her tartışma yalnızca parayı değil, sermaye piyasalarına duyulan güveni de etkiliyor. Çünkü küçük yatırımcı açısından temel soru artık sadece ‘Bu fon ne kadar kazandırır?’ değil.
Asıl soru şu: ‘Ben paramı kime emanet ediyorum?’
Sermaye piyasalarının büyümesi için daha fazla yatırımcı kadar daha güçlü denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik gerekiyor. Çünkü finans dünyasının en değerli varlığı ne hisse ne tahvil ne de fondur.
Güvendir.
Günün sonunda hikâyeyi tek cümle özetliyor: Yatırımcı fon aldı, bazıları yat ve jet aldı.
Putin’in çalışanlarını mağdur eden oligarklara neler yaptığını hepimiz gördük. Onları topladı masaya ve tek tek imzalattırdı belgeleri. İmzalamamak için arada kaynamaya çalışan uyanık bir oligarkın eline bizzat kalemi verip imzalattırdı. Bu hacimde bir fon dolandırıcılığının olduğu bir ülkede Putin hareketlerine o kadar ihtiyacımız var ki.
Hukuk, masumiyet, suçun ispatı, yıllar süren mahkemeler bunlar artık bir kenara bırakılmalı. Hukuk ve adalet bazen herkese lazım olmamalı… Hak edene lazım olan bir şeyi hak etmeyene ve binlerce nerdeyse yarım milyon insanın parasına çökene hukuk ve adalet prosedürü çok fazla bir şey.










