Yargıtay Onursal Başkanı Selçuk Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Başkanı Selçuk Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, Türban Tartışmalarıyla İlgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Konuşma Metnini İsteyip Soruşturma Başlattığını Belirterek, "Soruşturmanın Sonucuna Kadar Herkesin Susması Gerekir" Dedi.

Yargıtay Onursal Başkanı Selçuk Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, türban tartışmalarıyla ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma metnini isteyip soruşturma başlattığını belirterek, "Soruşturmanın sonucuna kadar herkesin susması gerekir" dedi.

Eğitim-Bir-Sen tarafından düzenlenen "Türkiye'de Demokrasi ve Sivil Anayasa" adlı konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere Eskişehir'e gelen Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, toplantı öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Son günlerde yaşanan türban tartışmaları hatırlatılan Selçuk, "Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşma metnini isteyerek soruşturmayı başlatmıştır. Soruşturmanın sonucuna kadar herkesin susması gerekir. Türk Ceza Yasası'nda

bu konuda açık maddeler vardır. 288. madde, bu konuda görüş bildirilmesini, yorum yapılmasını yasakladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, bir açıklama yaptı. Ama bu aşamadan sonra onunla ilgili Sayın Başbakan'ın yaptığı konuşmada dahil olmak üzere hiç birisi hakkında herhangi bir şey söylemem. Eğer bir soruşturma sözkonusu olmasaydı, elbette benimde düşüncelerim vardı. Bunu da söyleyebilirdim. Soruşturma bitinceye kadar açıklama yapmayı doğru bulmuyorum" diye konuştu. Öte yandan, Sami

Selçuk, 301. maddenin değişmesinin şart olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Zaten Avrupa Birliği, bunu durmadan söylüyor. Söylemese bile değişmesi zorunlu. Çünkü, bugünkü uygulamasıyla sonuçlar parlak değil. Duyguları kışkırtarak madde üzerinde tartışma yapılmasını doğru bulmuyorum. Sadece konu hukuksal açıdan yaklaşılacak bir konudur. Yani hukuk bilimi, burada demagojiye kurban edilmemeli. Önce mevcut metnin düzelmesi şart. Metin düzeltilmeden yola çıkılması yanlış. Sık sık söylenen bir şey var. 'Bu metin yeni yürürlüğe girdi' Hayır. Bu metin Türkiye'de 82 yıldır

yürürlüktedir. Kimse kendisini kandırmasın. Eski 159. maddenin bugün sadece numarası değişmiştir ve 301 olmuştur. Onun için değiştirilmesi, yeniden gözden geçirilmesi, bütün bugüne kadar yapılan uygulamaları da gözetmek suretiyle yeniden kaleme alınması zorunludur."

Yargıtay Onursal Başkanı Selçuk, konferansta yaptığı konuşmada ise, halkın değerlendirme hakkının olduğunun, asıl olanın halkın kararı olduğunun kabul edilmediği bir ülkede sık sık yasaklar geleceğini kaydederek, "Her yasak iki yüzlülük oluşturur, unutmayın. Bir yasak geldiği zaman o insanın olduğu gibi size görünmesi mümkün değildir. Bir şeyleri saklayacaktır. Eğitim, öğretim ve devlet, insanı iki yüzlü yapar. Eğer elinizde sopanız varsa, o kişi iki yüzlü davranmak zorundadır ve siz de böyle bir

insandan kişilik bekleme hakkını yitirirsiniz. Üniversitenin Türkçesi, evrenkenttir. Eğer bir evren sözkonusuyla, her türlü insanın oraya girme hakkı vardır. Orada bulunma hakkı vardır ve siz bunu engelleyemezsiniz. Türkiye'de ne oluyor? Öyle olmuyor. Peki diyoruz ki, üniversite bilim yapılan bir yuva. Orada bütün görüşler sergilenemiyorsa, orada bilim yapabilmek mümkün değil. Edward Sait, Kolombiya Üniversitesi'nde bulunduğu sırada 2000 yılında Filistin'e geldi. O sırada İsrail ordusu Filistin'den

çekiliyordu. Adamcağız aşka geldi, İsrail ordusuna doğrudan değil de, havaya taş attı. Hemen Yahudi lobisi harekete geçti, üniversiteye başvurdu. 'Bu adamı atın, bize taş attı' diye. Kolombiya Üniversitesi toplandı ve oy birliğiyle kararını bildirdi. Dedi ki, 'Kolombiya Üniversitesi özerk, özgür üniversitedir. Her türlü görüş hem öğrenciler, hem de hocalar tarafından suç bile olsa sergilenebilir'. Özgür üniversite bu. Kolombiya Üniversitesi neden üniversitedir? Bunun için. İşte bakın size kıyas yapma

imkanını bırakıyorum. Kıyası kendiniz yapın" dedi.

Dinleyicilerin türban tartışmalarıyla ilgili bir çok yazılı soru yönelttiği Prof. Dr. Sami Selçuk, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın türban meselesinde önüne bir dava gelmeden görüş bildirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki suali, "Sayın Başsavcı, bu konuda harekete geçtiğine göre değerlendiremiyorum. Soruşturma başladı, açıklama yapmayı doğru bulmuyorum. Başbakanın konuşma metnini istedi. O yüzden konuşamıyorum. Ama benim de görüşlerim vardı" diye yanıtladı.

(OÖ-OK-Y)