"Türk Ekolü" Fiksatör Iraklı Hastaya Yürümek İçin Umut Oldu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Türk Ekolü"olarak geçen Türk mühendislerinin Türkiye'de geliştirerek ABD'de ürettikleri eksternal fiksatör, Iraklı hastaya tekrar yürüyebilmek için umut oldu.

Nurhan Çorlu - Kemik rahatsızlıkları tedavisinde daha hızlı uygulanması, tedavi süresini kısaltması ve daha az cerrahi müdahale gerektirmesi gibi özellikleriyle literatüre "Türk Ekolü"olarak geçen Türk mühendislerinin Türkiye'de geliştirerek ABD'de ürettikleri eksternal fiksatör, Iraklı hastaya tekrar yürüyebilmek için umut oldu.

Sağ bacağında hatalı kaynayan bir kemik bulunan 17 yaşındaki Iraklı Selam Alaa Muhammed, cücelik, polio, sekeli, raşitizm ve blount hastalığının yanı sıra kemik kırıkları ve şekil bozukluklarında, hatalı kaynamış kırıklarda, boy uzatmada kullanılan fiksatör ile Medicana International İstanbul Hastanesi'nde ameliyat edildi.

Muhammed'in bacağındaki deformasyon giderildikten sonra ayak bileğinin de aynı yöntemle tedavi edilerek ve diz altından kesilen sol bacağına protez uygulanarak yürütülmesi hedefleniyor.

Cihazı geliştiren ABD merkezli Imed Surgical kuruluşunun Başkanı Tamer Işın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fiksatörün kemiklerde meydana gelen kırıkların tedavisinde ve doğuştan veya sonradan oluşan yapısal bozuklukların düzeltilmesinde kemiği vücut dışından sabitlemek için kullanılan bir cihaz olduğunu söyledi.

Işın, geliştirdikleri sistemle dünya ortopedi tarihinde "Türk Ekolü" olarak yer aldıklarını belirterek, üçüncü jenerasyon eksternal fiksatörü geliştirme sürecinde Mimar Sinan'dan ilham aldıklarını kaydetti.

Yarı bilgisayar destekli ikinci jenerasyon bir sistem üzerine araştırmalar yapmaya başladıklarını, iki yıl bu sistemi incelediklerini ve bir benzerini geliştirdiklerini anlatan Işın, şunları kaydetti:

"Önce mevcut sistem üzerinde çalıştık. Mevcut sistemin eksikliklerini nasıl ortadan kaldırırız diye araştırırken farklı yöntemler denedik, farklı dizilimler, farklı şekiller üzerinde çalıştık. Bu süreçte Mimar Sinan'ın eserleri bize ilham kaynağı oldu. Mimar Sinan'ın Selimiye Camisi'nde kullandığı kubbe mimarisi bize referans teşkil etti. Kubbe mimarisinde kullanılan zemin yapısı kubbelerin altıgen zemin üzerine oturtulması geleneksel yapıydı. Mimar Sinan orada ilk defa bir farklılık yaratmış, kubbeyi yani dairesel bir yapıyı, sekizgen bir zemin üzerine oturtmuş.

Bizim ilk geliştirdiğimiz sistem de sekizgen, sekiz ayaktan oluşan bir yapıydı. Araştırmalarımız devam ederken, bu sekizgen yapının kare bir düzlem üzerine oturması gerektiğini düşündük. Dairesel bir yapının kare zemin üzerine oturması gerekiyordu. Bu bize sistemin yazılımdan bağımsız kullanılabilmesini sağlayacaktı. Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleyman türbesinde uyguladığı kare kesit kubbe mimarisi ikinci bir ilham kaynağı teşkil etti. Biz de bunun üzerine geliştirdiğimiz ilk sekizgen yapıyı kare bir şekle getirdik. Bu da sistemin algılanabilirliğini ve bilgisayardan bağımsız da kullanılabilme avantajını getirdi. "

Işın, eski sistemlerle aralarında büyük bir teknoloji farkı olduğunu ileri sürerek, şöyle konuştu:

"Eski sistemlere göre en büyük farkımız navigasyon yazılımımızdır. Eski sistemlerde ortopedist hastanın röntgen filmleri üzerinde hastanın şekil bozukluğunu tanımlamak için birçok ölçüm yapmak mecburiyetindedir. Bu ölçümlerde milimetrik de olsa meydana gelen hatalar ameliyat sonrasında tekrar düzeltme yapılmasını gerektirir. Buna bağlı olarak da çok ciddi bir maliyet farkı ortaya çıkıyor, tedavi süresi uzuyor, doktor çok fazla mesai harcıyor. Uzayan tedavi süresi hastaya çok büyük eziyet oluyor ve normal hayatına dönmesini geciktiriyor. Bizim sistemimizde geliştirdiğimiz navigasyon yazılımıyla ölçüm hatalarını neredeyse ortadan kaldırmış durumdayız. Buna bağlı olarak ameliyat sonrasında revizyon gerekmemektedir. "

Türkiye'deki ortopedik engellilerin tedavileriyle ilgili, yeterince bilinçli olmadıklarını ifade eden Işın, "Geliştirdiğimiz sistemin kolay ve hızlı uygulanabilirliği sayesinde eskiden büyük şehirlerde yapılan bu ameliyatları artık Türkiye'nin birçok yerinde yapılabilir hale getirdik" dedi.

-ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI OP. DR. YALÇIN-

Hastanın ameliyatını gerçekleştiren ekipte yer alan Medicana İnternational İstanbul Hastanesi ortopedi ve travmatoloji uzmanı Op. Dr. Burak Yalçın da hastanın kendilerine el ve ayak kemiklerinde "dökülme ve çürüme" şikayetiyle geldiğini söyledi.

Yalçın, hastayı damar cerrahisiyle birlikte takip ettiklerini, damar cerrahisinin değerlendirmesi sonucunda hastada "ergotamin zehirlenmesi" olduğunun tesbit edildiğini belirterek, "Sağ bacağında kötü kaynamış bir kırık vardı. Ancak bununla ilgili ailenin bildiği ciddi bir travma yok. Kemiğin kırıldığını fark etmemeleri ilginç. Diğer bacağı ise kemik çürümeleri nedeniyle diz altından ampüte edilmiş" diye konuştu.

Ailenin verdiği bilgiye göre hastanın 5 yaşına kadar sağlıklı olduğunu aktaran Yalçın, şöyle devam etti:

"Ailesinin ifadesine göre çocuğun bir zehirlenme hikayesi var. Sonra kemiklerinde çürümeler ve deformasyonlar gelişmiş. Sağ bacağındaki kötü kaynamış kırık, ileri derecede şekil bozukluğuna sebep oluyordu. Hastamızı yaklaşık 40 gün önce ameliyat ettik. Şu anda şekil bozukluğu tamamına yakın düzelmiş durumda. Sistemle böyle ileri derecede bir şekil bozukluğunu kısa bir sürede başarılı bir şekilde düzeltme şansımız oldu. "

Yalçın, bu sistemle daha önce de bazı ameliyatlar yaptıklarını anlatarak,

"Yurt dışındaki teknikleri kullandığımız için bir Türk olarak üzüntü duyuyordum. Şimdi Türk mühendislerinin başını çektiği ve Mimar Sinan'dan etkilenerek yaptıkları cihazın başarılı olması beni gururlandırdı" şeklinde konuştu.

Hastanın sağ bacağının ayak bileği ekleminde de bir problem olduğunu belirten Yalçın, "Hastanın bacağındaki şekil bozukluğu düzeldikten sonra ayak bileğine yönelik de bir düzeltmemiz olacak. Diğer bacağına da protez takarak, hastamızı yürüterek normal hayata döndürmeyi amaçlıyoruz. Bu da yaklaşık 6 ay ile 1 yıl arasında sürer" ifadesini kullandı.

Selam Alaa Muhammed, hastalığının nedeni bilinmediği ve tedaviler sonuç vermediği için Irak'ta sol bacağının diz altından kesildiğini ifade etti.

Muhammed, İstanbul'a Irak Sağlık Bakanlığı vasıtasıyla geldiğini aktararak, ameliyatını gerçekleştiren doktorlara teşekkür etti.

Hastalığı nedeniyle çocukluğunu tekerlekli sandalyede geçirdiğini belirten Muhammed, "Protez takılıp tekrar yürüyebilirsem gençliğimi yaşamak istiyorum. Belki buraya daha önce gelseydik diğer bacağım kesilmezdi" diye konuştu.

- İSTANBUL

Kaynak: AA