Tff Savsaklıyor

Tff Savsaklıyor
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Şike olaylarıyla ilgili TFF'nin aldığı kararlar resmen savsaklama politikası.

Şike olaylarıyla ilgili TFF'nin aldığı kararlar resmen savsaklama politikası.

Başkan M. Ali Aydınlar ortalık karışmasın diye geçici kararı kesin gibi söyledi.

Ben de diyorum ki; bu karar mutlaka değişecek.

Ertesi gün M. Ali Aydınlar da ‘her an karar değişebilir' demedi mi?

Öteki pencereden bakarsanız belki de işin doğrusu bu!

Çünkü; şike olayının üç boyutu var.

Toplumsal boyut

Ekonomik boyut

Yasalara uyum boyutu

TFF bunların hepsini düşündüğü için böyle bir karar almış olabilir ama acele ettiği kesin.

Dönelim üç boyuta;

Toplumsal boyut

TFF'nin ceza talimatlarına göre madde açık ve net;

Şike yapan, teşvik primi veren ya da teşebbüs eden yöneticilerin takımı küme düşürülür. O halde yasaya göre;

Fenerbahçe ve Sıvasspor düşürülmeli. Belki Trabzonspor da…

O zaman da ortalık alevlenecek.

Bu açıdan bakıldığında TFF olayı zamana yayıp bir çıkış yolu arıyor.

O çıkış yolu da UEFA.

UEFA sonunda bizi bu kararı aldırmaya zorlayacak.

TFF de, düşüren ben değilim UEFA diyebilecek.

Ekonomik boyut;

Ligden düşürülme olursa Süper Lig'in tadı kaçacak. Yabancı futbolcuların durumu sorun yaratacak. Naklen yayınlarda gelir kaybı olacak. Daha bir çok çıkmaz sokak da var… Bu açıdan bakıldığında dengelerin korunması için de zaman en iyi ilaç.

Yasalara uyum boyutu

Toplumsal kaos ve ekonomik sorun var diye de yasa işlemez hale getirilmemeli. O zaman da hukuka güven kalmaz.

Bu üç sorun TFF'yi zorluyor. Ne olursa olsun TFF sonunda bir karar alacak ve birileri üzülecek. Futbolumuz da bu dertten kurtulacak çünkü bu cezalardan sonra kimse bir daha bunlara cesaret edemeyecek.

Kovuşturmayı yapanlar bu bilgileri TFF'ye vermeli

Bağlayalım;

TFF daha net ve kesin kararlar alması gerekirdi, alamadı.

İlke, etik, prensip, gizlilik gibi karton dekorlar arkasına saklandı.

‘Gizlilik prensibi gereği savcılık bize bilgi vermiyor!' demek çare değil.

Kovuşturmayı yapanlar bu bilgileri TFF'ye verecek. Verecek ki TFF doğru karar versin. Zira futbol mevsimi başlamak üzere. Dünya böyle yapıyor. Bunlar yasal haklar. İşin gereği. Adli yargı ile TFF eşgüdümlü çalışacak ama ayrı ayrı kararlar verecek.

Kanaate göre de karar verilir. Sonuçlarına katlanılır.

Haksızlığa uğrayan taraf da varsa yine hukuk yollarından hakkını arar, tazminatını bile alır.

Ya da;

Ertelersin Süper Ligi üç ay. Durum netleşir o zaman sağlıklı karar veririsin.

Ligin devre arasını kaldırırsın, hafta içi maçlar oynatırsın. Bu zorluğu biz yarattık biz katlanacağız der duruma çözüm getirirsin.

UEFA'nın tokmağını kafamıza yiyeceğimize kendi kararımızı kendimiz almış oluruz.

Ligler zamanında başlayacak demek çare değildir.

Fenerbahçe şampiyonlar Ligi'ne gidecek demek çare değildir.

Bunlar kamuoyu vicdanını rahatlatmaz.

Sadece bir tarafı memnun eder, kaos sürer.

Bakın Beşiktaş Kupa'yı iade ediyor.

O halde 31 Temmuz'da Süper Kupa da oynanamayacak.

TFF bunları düşünmedi mi?

M. Ali Aydınları beyanlarını hatırlayalım

Ne diyordu TFF Başkanı M. Ali Aydınlar?

İlk gün; durum vahim

Sonra; ‘İst. Emniyet Müdürü Çapkın ve Savcı Berk ile görüştük, gerekeni yapacağız. '

Daha sonra; ‘Ligler zamanında ve aynen devam edecek. Fenerbahçe Avrupa'ya gidecek. Süper Kupa 31 Temmuz'da Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak. '

………………………………

Bu kararın açıklanmasından sonra; üç tutuklama daha oldu;

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener (Kefalete rapten serbest), Beşiktaşlı yönetici Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu.

Ayrıca futbolcu İbrahim Akın ve İskender Alın da suçlarını itiraf ettiler; ‘evet şike yaptık' dediler.

Ne oldu TFF? Ne duruma düştü?

Aceleyle verdiği sağlıksız kararın altında kaldı!

Helal olsun Beşiktaş'a

Başkan Yıldırım Demirören bekleneni yaptı. Mademki kupa üzerinde şaibe var. Buyrun Kupanızı geri alın. Beşiktaş şerefli ikincilikleri de yaşayan takım. Onun için de bu kupayı almaz dedi.

Helal olsun!

Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı da tutuklanınca yürekli ve sorumlu davrandı görevinden istifa etti.

Kurumlar ve yöneticileri böyle saygın davranışlar yapmalıdırlar.

Yapmalıdırlar ki;

Koltuk sevdalılarına örnek olsun.

Kurumlar saygınlık kazansın.

Aziz Yıldırım da başkanlıktan istifa etmeli.

Etmeli ki; Fenerbahçe gibi asırlık kulüp kişilerin (varsa) hatalarından ayrı tutulsun.

O zaman Fenerbahçe de Fenerbahçeli de rahatlasın.

Kamuoyu da rahatlasın.

Kimsenin Fenerbahçe'yle sorunu yok ki…

İşi ayyuka çıkaranlar kişiler.

Hep dünyayı örnek alırız ama onların yaptığını hiç yapmayız.

Dış dünyada bu kabil şaibeler oldu mu onlar derhal koltuğu bırakıyor ve toplumsal duyarlılık cevap buluyor.

Biz de artık onlar gibi olmalıyız.

Çok komik şeyler de oldu

Kulüpler Birliği Vakfı üstü örtülü olarak Fenerbahçe düşmesin diyor. Ligin zevki kalmaz, ekonomisi bozulur diyor.

Şunu gönülden söyleyeyim ki Fenerbahçe'nin küme düşmesi kimseye fayda getirmez.

Kimse Fenerbahçe düşsün istemez ama yasa var.

Ya Fener'i kollayacağız, ya yasayı çiğneyeceğiz!

Hangisi?

Ya da bu dava sonuçlanana kadar lige ara vereceğiz.

Bunları yapmazsak da UEFA raconu kesecek ve diğer bütün takımlarımız ve de milli takım uluslararası müsabakalardan bilmem kaç sene men edilecek.

Yine soruyorum;

Hangisi?

Kulüpler Birliği Vakfı temsili Başkanı İlhan Cavcav'ın Fenerbahçe düşmesin ligin ekonomisi bozulur, zevki kaçar demesi anlaşılır gibi değil.

Şöyle ki;

Fenerbahçe kötü bir sezon geçirip harbiden küme düşse ne olacak?

Yine düşmesin mi diyecek Cavcav!

Ligden düşenler figüran mıydı?

Olur mu böyle ayrıcalıklı bir teklif Sayın Cavcav.

Ünal Aysal haklıdır

TFF'nin bu kararı karşısında Galatasaray Başkanı Ünal Aysal isyan etti. TFF'ye ağır bir gönderme yaptı. Aysal haklıydı. Şöyle diyordu Aysal;

"Türk futbolu çok ağır bir şaibe altında. Türkiye Futbol Federasyonu da ağır bir sorumluluk altında. Kararların geciktirildiği her gün Türk sporuna zarar vermektedir. Etik değerlere sahip çıkma konusunda kararlıyız. '

Sonrasında başta TFF olmak üzere, Kulüpler Birliği Vakfı ve Fenerbahçe kendi internet sitelerinden Ünal Aysal'ı kınayan yayınlar yaptılar.

Hem suçlu hem güçlüyü oynadılar. Oysa Ünal Aysal sonuna kadar haklıydı.

TFF yanlı ve yanlış bir karar almıştı.

Ve geldik düne!

Ne dedi dün sabah TFF Başkanı M. Ali Aydınlar;

‘Gerekirse kararı yeniden gözden geçirebiliriz. '

180 derece döndüler.

Yakıştı mı bu TFF'ye…

Çocuk oyuncağı mı bu!

TFF'nin şike hakkında verdiği karar mutlaka değişmeli.

Yasaların herkese göre tahrif edilemeyeceği kanıtlanmalı.

Devlete ve kanunlara güven duygusu sarsılmamalı.

Bu karar kamuoyu vicdanını da yaraladı.

Eğer; TFF kararından dönmezse;

Kanunlar karşısında; büyükler kayrılır, küçükler yanar sloganı ruh bulacak.

Değer miydi?

Bir başka bakış açısı daha var.

Fenerbahçe'yle Trabzonspor 82'şer puanla ligi bitirmişti.

Üçüncü sıradaki Bursaspor'la aralarında tam 21 puan fark vardı.

Fenerbahçe ve Trabzonspor'un ilk ikiden düşmesi mümkün değildi.

Amaç Şampiyonlar Ligi idiyse…

Bu kadar riske değer miydi?

Fenerbahçe'nin şampiyonluk yolunda şike yaptığı iddia edilen takımlara bakın;

Karabükspor, Sıvasspor, Konyaspor, Bucaspor…

Bunların ikisi zaten küme düştü.

Fenerbahçe'nin değil kadrosu, forması bunları yenerdi.

Anlaşmaya ne gerek vardı Allah aşkına…

Fenerbahçe bunları hak etmedi.

Kaynak: Haberler.Com