Tutuklanma ne demek? Ne olunca tutuklanma olur, tutuklanma sebepleri neledir?

Tutuklanma ne demek? Ne olunca tutuklanma olur, tutuklanma sebepleri neledir?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tutuklanma kavramı zaman zaman gündem oluyor ve vatandaşlar bu hukuki kavramın anlamını merak ediyor. Peki, tutuklanma ne demek? Ne olunca tutuklanma olur?

Tutuklama bir koruma tedbiridir. Ceza muhakemesi sırasında delillerin muhafazasını, sanığın kaçmasının önlenmesi ve böylece muhakeme sonunda verilebilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın yerine getirilebilmesini sağlamaya yönelik geçici nitelikte bir araçtır. Tutuklanma ne demek? Ne olunca tutuklanma olur, tutuklanma sebepleri neledir?

TUTUKLANMA NE DEMEK?

Ceza muhakemesinde en önemli koruma tedbirlerinden olan tutuklama, bir yargıç kararıyla Anayasada ve yasada belirtilen koşulların gerçekleşmesiyle bir kişinin (sanık veya şüphelinin) henüz suçluluğu hakkında kesin karar verilmesinden önce özgürlüğünün geçici olarak kaldırılmasıdır. Sanık veya şüphelinin hürriyetinin kaldırılmasından başlayıp salıverilmesine ya da cezanın infazının başlamasına kadar devam eden kısıtlılık durumuna tutukluluk denilir. Geçicilik özelliği yanında delillerin ve delil süjelerinin (şüpheli ve sanığın) muhafaza altına alınmasına yönelik tedbir oluşu sebebiyle, tutuklama asla bir ceza değildir. Ceza yargılamasının gayesine hizmet eden bir araç olarak değerlendirilmek gerekir.

Tutuklama bir koruma tedbiridir. Ceza muhakemesi sırasında delillerin muhafazasını, sanığın kaçmasının önlenmesi ve böylece muhakeme sonunda verilebilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın yerine getirilebilmesini sağlamaya yönelik geçici nitelikte bir araçtır. 2 Geçici bir araç olması yanında "kişisellik, orantılılık" ve "görünüşte haklılık" ilkeleri tutuklama kurumunu belirleyicidir

TUTUKLAMA SEBEPLERİ
GENEL OLARAK TUTUKLAMA SEBEPLERİ

Öncelikle iç hukukumuzun bir parçası olan İHAS 5. m. ile buna bağlı olarak AY'nın 19. maddesine paralel olarak yasada düzenlenmiştir. Özellikle kaçma şüphesi ile tutuklamada, kamca şüphesine yol açan kanıt veya belirtiler gerekçede açıkça gösterilmeli ve şüphenin var olup olmadığı iyi değerlendirilmeli, kaçma şüphesi çok büyük değilse kefaletle salıverilme değerlendirilmelidir. Çünkü, CMK'nın 100 (1) m. de ölçülülük ilkesi özellikle vurgulanmıştır.

KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİN VARLIĞI

Tutuklama sebepleri sınırlı olup, tutuklama kişi özgürlüğüne yönelik olduğundan kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. CMUK'da tutuklama kararının verilebilmesi için, "suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler"i ararken, CMK 100 (1) m. de "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin varlığı" aranmaktadır. Yeni düzenleme ile tutuklama kararı için kuvvetli belirti yeterli olmayıp, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların varlığı gerekir. Böylece kanun, olayın gerçekleştiğine ilişkin emareleri değil, olayın kendisini aramaktadır.

Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular, şüpheli veya sanığın suç işlediğini gösterir yüksek derecede kuşku ve büyük olasılığının bulunmasa durumudur.

Ancak bu olgunun varlığı da tek başına yeterli olmayıp yasadaki tutuklama sebeplerinden en birinin de olması aranacaktır. Sanığın veya şüphelinin suç işlediğine dair somut olgular yoksa, atılı suça tertip olunan cezanın ağırlığı tutuklama kararının verilebilmesi bakımından önem taşımaz.

Kaynak: http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2006-65-244

Osman DEMİR
Haberler.com