Sarayların "Sim Sırması" Cazibesini Yitirmiyor

Sarayların "Sim Sırması" Cazibesini Yitirmiyor

Osmanlı padişahlarından Çelebi Mehmed'in eşi Emine Hatun ve Fatih Sultan Mehmed'in eşi Sitti Mükrime Hatun'un çeyizleri arasında da bulunan Maraş işi "sim sırma", farklı alanlardaki kullanımıyla günümüzde de cazibesini yitirmiyor.

İSMAİL HAKKI DEMİR - Osmanlı padişahlarından Çelebi Mehmed'in eşi Emine Hatun ve Fatih Sultan Mehmed'in eşi Sitti Mükrime Hatun'un çeyizleri arasında da bulunan Maraş işi "sim sırma", farklı alanlardaki kullanımıyla günümüzde de cazibesini yitirmiyor.

Geçmişi Selçuklular dönemine kadar uzanan Kahramanmaraş'a özgü geleneksel el sanatı "sim sırma" işlemeciliği, kentte ustaları tarafından sürdürülüyor.

Genellikle bitki motiflerinin stilize edilmesiyle oluşan sim sırmada gül, lale ve karanfil sık kullanılan motifler arasında yer alıyor. Sim sırma bindallı başta olmak üzere dekorasyondan giyime, çeyizlerden Kur'an-ı Kerim kaplarına ve türbe örtüsü olan puşidelere kadar pek çok alanda kullanılıyor.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin de "sim sırma" işlemenin tescillenmesi için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurusu bulunuyor.

Orijinali altın telle yapılıyor

İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan Küçükdağlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş'ın alternatif kültür ve turizm değerlerinden olan geleneksel el sanatları arasında ön plana çıkan birkaç çalışmadan birinin Maraş işi sim sırma olduğunu söyledi.

Sim sırmanın Selçuklu döneminden günümüze kadar geldiğini dile getiren Küçükdağlı, çok ince altın tellerin ipek kumaşlar üzerine işlenerek yapıldığını anlattı.

Küçükdağlı, sim sırmanın büyük emek istediğine dikkati çekerek "Ekonomik şartlardan dolayı günümüzde altın sarısı, beyaz ve gümüş renkteki ipliklerle bu işlem yapılıyor. Başlangıçta kadifelerin üzerine yapılan işlemelerin daha sonra keten, ipek gibi kaliteli kumaşlar üzerine de çalışıldığını görüyoruz. Maraş işi sim sırma işlemeciliği, günümüzde de yüzden fazla atölyede ustalarca yaşatılıyor." dedi.

Ünlü markaların ya da stilistlerin sim sırma için Kahramanmaraş'ta Ar-Ge çalışması yaptığına işaret eden Küçükdağlı, "Özellikle Osmanlı döneminde padişahların hanelerinde, daha sonra türbelerde sim sırma işlerini görmek mümkün. Kahramanmaraş hem tarihine hem de kültürüne, geçmişine ve sanatına sahip çıkmasını bilmiştir. Sarayın ve Maraş'ın sim sırması hiç bir zaman cazibesini yitirmemiştir." diye konuştu.

Sim sırmanın tekniği

Sevim Şirikçi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi El Sanatları ve Teknolojisi Bölümü Alan Şefi Ayşegül Kaya ise 23 yıldır sim sırma işlemeyle uğraştığını belirtti.

Maraş işi sim sırmada öncelikle kartonlardaki desenleri möhlüke bıçağıyla oyarak kumaş üzerine yapıştırdıklarını dile getiren Kaya, daha sonra bu kumaşı altına karton koyarak kasnağa gerdiklerini anlattı.

Kaya, işlemeyi "biz" ve iğneyle yaptıklarını ifade ederek şunları söyledi:

"İşlemede renkli simler ve pamuklu alt ipliği kullanıyoruz. İpliği sabitlemesi ve sağlam olması için de balmumu kullanılıyor. İşleme esnasında üstten biz ile alttan iğne ile simlerimizi tutturuyoruz. Yani desenin üzerine simlerimizi yerleştiriyoruz. Maraş işi iğne teknikleriyle tamamladığımız işlemimizi 'kurt, tırtıl, pul ve boncuk' gibi teknikler ve farklı malzemelerle süsleyerek tamamlıyoruz."

Kaya, Maraş işi sim sırmanın, yapılan teknik işlemlerin ardından hayatın her aşamasında rahatlıkla kullanabilecek bir el sanatı ürünü olduğunu kaydetti.

Kaynak: AA