Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Candansaray: Türkiye'de ruh sağlığıyla ilgili yasal düzenleme olmalı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yeşilay verilerine göre 2024 yılından itibaren kumar bağımlılığı müracaatları, alkol ve madde bağımlılığını geride bıraktı. Ayrıca internet bağımlılığında gençler risk altında, çocuk koruma koordinasyonu için yeni öneriler sunuldu.

'2024 YILINDAN BERİ KUMAR BAĞIMLILIĞI MÜRACAATLARI, ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞINI GEÇTİ'

Komisyonda, Yeşilay Akademisi Direktörü Hakan Çetin de sunum yaptı. Çetin, Yeşilay'ın sunduğu hizmetlere ilişkin şu ifadeleri kullandı;

"Danışmanlık merkezleri 2014 yılından beri hizmet veriyor ve alkol, madde ağırlıklı olarak danışanlar geliyordu. Ancak 2024 yılından beri maalesef kumar bağımlılığı hem alkolden hem maddeden daha fazla müracaat aldığımız bir alan haline geldi. Bu da bize gösteriyor ki aslında davranışsal bağımlılıklar Türkiye'de de en önemli risklerden birisini oluşturuyor. Kumar, alkol, oyun, pornografi ve benzeri davranış kalıpları arasında ilişkilerin olduğu literatürde kanıtlanmış ve kongrelerde sık sık dinlediğimiz bir konu haline geliyor."

'İNTERNET BAĞIMLILIĞIYLA İLGİLİ SORUN YAŞAYAN KİŞİLERİN YASAL SÜREÇ YAŞAMA OLASILIĞI ARTIŞ GÖSTERİYOR'

Çetin, BTK'nın 2024 yılında 24 bin öğrenciyi içerisine alan bir araştırma yaptığını ve araştırma sonucunda çocukların oyun, internet ile sosyal medya bağımlılığının yüzde 20 ile yüzde 30 arasında, ortaokul öğrencilerinin yüzde 22'sinin 18 yaş artı içeriklere maruz kalıp oyun oynadıklarını ve şiddet içerikli video oyunlarına sık maruz kalanların 10 yıl sonra 3,5 kat şiddet davranışı riskini artırdığını söyledi. Çetin, "Yeşilay Danışmanlık Merkezleri 105 merkezde 81 ilde ücretsiz olarak psikososyal destek veriyor; 12 yaş üstü bireylere destek veriyor. Başvuru sayılarına baktığımızda; internetle ilişkili bağımlılıklara ilişkin başvuru sayısı 4 bin 300 civarında başvuru var. Tabii bu sayı başvurular arasında en düşük sıralamada yer alıyor ancak önemli olan bir veri var. İnternetle ilişkili bağımlılıklar konusunda başvuranların yüzde 64'ü 12-18 yaş grubunda geliyor. Yani en yüksek oran orada geliyor. Bir de suç ilişkisini ortaya koymak açısından bence önemli bir veri var. Alkol-maddede suç ilişkisi kuvvetli ama ondan sonraki en kuvvetli ilişki internet bağımlılığı yani internet bağımlılığıyla ilgili sorun yaşayan kişilerin aktif yasal süreçlerinin olma olasılığı da bir miktar artış gösteriyor" ifadelerini kullandı.

'SAĞLIKLI YAŞAM LİGİ UYGULAMAMIZ OKULLARDA YAYGINLAŞABİLİR'

Yeşilay olarak önerilerini paylaşan Çetin, "Dünyada ve Türkiye'de detokslar yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı; dijital detoks otelleri, dijital detoks kampları bir söylem haline getirilip iletişimi de iyi yapılırsa okullar için de bir projeye dönüştürülebilir. 'Sağlıklı Yaşam Ligi' diye bir uygulamamız var; Erzincan'da, Afyon'da ve İzmir'de uygulanıyor. Bugün çocuk bir esnafı uyarıyor, parkta sigara içen birisine yönelik bir şey yapıyor, ailesine gidiyor, bağımlılıkla ilgili bir şey anlatıyor ya da kendisi bir podcast çekiyor ve onu arkadaşlarına dinletiyor. Dolayısıyla, böyle çocuklara görev verdiğimiz, iyi örnek olarak arkadaşları arasında, sınıflar arasında yarışmalar düzenlediğimiz iyi bir uygulama oldu, Erzincan'da da finali yapıldı geçtiğimiz günlerde. Dolayısıyla, bu Sağlıklı Yaşam Ligi uygulaması tüm okullarda yaygınlaşabilir. Çocukların direkt bağımlılık farkındalığını artırıp kendilerinin sürece dahil oldukları bir proje" diye konuştu.

'TBMM'DE ÇOCUK GÜVENLİĞİ İZLEME MEKANİZMASI OLUŞTURULMALIDIR'

Ardından Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Av. Fatih Ruşen, sunum yaptı. Ruşen, "Türkiye'de çocuk koruma bir problem değil, çocuk koruma koordinasyon problemi bulunmaktadır. Kanaatimizce Gazi Meclisimizin önündeki en büyük mesele de budur. ' Çocuk koruma koordinasyon kanunu' hazırlanmalıdır. Bugün, çocuklarla ilgili görevler Milli Eğitim Bakanlığı'nda, İçişleri Bakanlığı'nda, Adalet Bakanlığı'nda, Sağlık Bakanlığı'nda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda ayrı ayrı bulunmaktadır ancak bu kurumların ortak risk yönetimini zorunlu hale getiren yatay bir koordinasyon merkezi bulunmamaktadır. Biz yeni kurum kurmayı değil, mevcut kurumları aynı hedef doğrultusunda çalıştıracak hukuki bir altyapının oluşturulmasını öneriyoruz. Ulusal erken uyarı sistemi kurulmalıdır. Okul güvenlik koordinatörlüğü müessesesi kurulmalıdır. Çocuklara korku değil, kriz yönetimi, bildiğin sivil savunma öğretilmelidir. Dijital çocuk koruma sisteminin oluşturulmalıdır. Aile, çocuk koruma sisteminin merkezine yeniden yerleştirilmelidir. Çocuk koruma etki analizi zorunlu hale gelmelidir. TBMM bünyesinde sürekli çalışan, fasıla vermeyen çocuk güvenliği izleme mekanizması oluşturulmalıdır. Çocuk güvenliği, bir defalık bir komisyon çalışmasıyla tamamlanabilecek bir konu değildir. Düzenli raporlayan, uygulamayı izleyen, kurumlar arası koordinasyonu değerlendiren, sürekli parametreler, mekanizmalar oluşturulmasını, politikalar üretilmesini sağlayan, yapısal düzenlemelerin sahadaki etkisini artıran sürekli bir kurum" dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.