Gazze'de dul kadınların çocuklarıyla yaşam mücadelesi
İsrail saldırılarında eşlerini kaybeden binlerce Filistinli kadın, çocuklarının tüm sorumluluğunu üstlenerek yoksulluk ve belirsizlikle mücadele ediyor. UN Women'a göre 16 binden fazla kadın dul kaldı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayat arkadaşlarını kaybeden yüzlerce Filistinli kadın, yas tutamadan, tüm sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldıkları çocuklarıyla yaşam mücadelesini sürdürüyor.
Saldırılar geride yalnızca yıkılmış evler ve enkaza dönüşen mahalleler bırakmadı, binlerce kadını çocuklarının tüm sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kalan çaresiz annelere dönüştürdü.
Eşlerini kaybeden kadınlar, yerinden edilmenin, yoksulluğun ve derin bir belirsizliğin gölgesinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Bir yandan çocuklarının yiyecek, barınma, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya çabalayan kadınlar, diğer yandan bombardımanın bıraktığı fiziksel ve psikolojik yaralarla mücadele ediyor.
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Ekim 2025'te yaptığı açıklamada, Gazze saldırıları sırasında 16 binden fazla kadının eşini kaybettiğini ve bölgedeki her yedi aileden birinin artık bir kadın tarafından yönetildiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler raporları ve uluslararası yardım kuruluşlarının verilerine göre, dul kadınların karşılaştığı zorluklar sürekli yer değiştirme (zorunlu göç) ve birçok ailenin kalabalık çadırlarda ya da geçici barınma merkezlerinde yaşamak zorunda kalması nedeniyle daha da ağırlaşıyor. Ayrıca hastalıkların yayılması, temiz su ve ilaç eksikliği de bu ailelerin yaşadığı sıkıntıları derinleştiriyor.
-Filistinli kadınların aldığı ağır sorumluluklar
İsrail saldırılarında eşini kaybeden ve dört çocuğuna tek başına bakmaya çalışan Dua es-Suudi,ailesinin geçimini sağlayan eşinin öldürülmesinin ardından dört çocuğuyla birlikte bir mülteci kampında yardımlarla yaşamlarını sürdürdülerini kaydetti.
Dua, "Sadece yardımlarla geçiniyoruz. Yetimlere veya şehit eşlerine yönelik düzenli bir maaş ya da maddi destek yok." dedi.
Çocuklarına yeterli gıda sağlayamamanın giderek zorlaştığını belirten Dua, özellikle meyve ve sebze temin etmekte büyük sıkıntı yaşadığını ifade etti.
Filistinli kadın "İki elma alabilirsem onları çocuklarım arasında bölüştürüyorum. Eskiden olduğu gibi her çocuğun ihtiyaç duyduğu kadarını alabilmek artık mümkün değil." diye konuştu.
İsrail saldırılarında hayatını kaybeden eşinin, İsrail saldırıları boyunca yiyecek, giyecek ve ulaşım gibi tüm ihtiyaçlarını karşıladığını ancak onu kaybettikten sonra yaşamlarının tamamen değiştiğini dile getiren Dua, "Hayatımız altüst oldu. Çocuklarımın gıda, giyim, eğitim ve tedavi ihtiyaçlarını karşılayacak kimsemiz kalmadı." şeklinde konuştu.
Ayrıca çocuklarından birinin ameliyata, tedaviye ve özel bir beslenme programına ihtiyaç duyduğunu ancak bunları karşılayacak imkanının bulunmadığını söyleyen Dua, "Dört çocuğumun sorumluluğunu tek başıma taşıyorum. Hatta onların hepsine okul defteri bile alamıyorum. Bizi ve yetim çocukları görün, sesimizi duyun. Üzerimizdeki sorumluluklar artık dayanabileceğimizin çok ötesine geçti." ifadelerini kullandı.
Filistinli kadın İsrail saldırılarında hem eşini hem de bacaklarını kaybetti
Filistinli Şuruk Ebu Sukran ise 31 Ağustos 2024'te yaşadığı evin İsrail tarafından düzenlenen bir saldırıda hedef alınması sonucu ağır yaralandığını, saldırıda yanında bulunanlar hayatını kaybederken, kendisi ve oğlunun hayatta kaldığını ifade etti.
Şuruk, "Saldırıda bacağımı kaybettim. Ağrılarım her geçen gün artıyor. Güçlü ağrı kesiciler kullanmama rağmen artık uyuyamıyorum." dedi.
Tedavi için sevk belgesine sahip olduğunu belirten Şuruk, sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle şiddetli ağrılar yüzünden kalan bacağının bir kısmının da kesilebileceğini anlattı.
Şuruk, "Hareket edemiyorum, ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum. Annem benimle ilgili her şeyi üstleniyor ve bana bakıyor." şeklinde konuştu.
Kendisi yaralanmadan önce eşinin Gazze kentinde bir caddede birlikte yürürken düzenlenen bir İsrail saldırıda hayatını kaybettiğini söyleyen Şuruk, "Eşim gözlerimin önünde şehit oldu. Ardından yaşadığım yaralanma acılarımı daha da artırdı." diye konuştu.
Özellikle genç yaşta eşlerini kaybeden kadınlar ve çocukları için daha fazla destek çağrısında bulunan Şuruk, şöyle devam etti:
"Biz, insanların izleyip geçeceği fotoğraflardan ya da videolardan ibaret değiliz. Yaşama, tedavi görme, bakım alma ve insanca yaşam koşullarına sahip olma hakkımız var."










