'Dini Siyasete Alet Etmiyoruz'

'Dini Siyasete Alet Etmiyoruz'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan'ın Eleştirdiği CHP'li Tanju Özcan; "Biz İmam ve Müezzinleri Siyasetin İçerisine Dahil Etme Çabasında Değiliz" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imam ve müezzinlere mektup göndermesi nedeniyle eleştirdiği CHP Bolu İl Başkanı Tanju Özcan, "Biz imam ve müezzinleri siyasetin içerisine dahil etme çabasında değiliz" dedi.

Tanju Özan'ın, 10 Mart tarihinde Bolu'da görev yapan 375 imam ve müezzine mektup göndererek, yaşananlara kayıtsız kalmamalarını isteyip, "Türkiye, yüce Allah'ın eşit olarak yarattığı insanları, şunlar ve bunlar şeklinde ayıran, kendisi gibi düşünmeyen insanlara adeta zulüm eden bir iktidar tarafından yönetilmektedir" sözlerine yer vermesini Başbakan Erdoğan bugün eleştirdi.

Özcan, Başbakan Erdoğan'ın eleştrileri üzerine açıklamada bulundu. Toplumun her kesimine mektup gönderdiklerini söyleyen Özcan, "Pazar esnafından tutun belediye çalışanına kadar, bu dönemde sorunları olduğuna inandığımız imam ve müezzinlere, Bolu İl Başkanı olarak mektup yazdım. Mektupta da ifade ettik, düşüncelerimizi paylaştık. İmam ve müezzinlerin mesleki sorunları ile ilgili değerlendirmelerimizi aktardık. Ancak, Sayın Babakan'ın dediği gibi imamlara, 'Siyaset yapın' demedik. Bu bizim anlayışımıza ters. Sayın Genel Başkanımız, 'Biz camiye kışlaya siyaset sokulmasına karşıyız' diyor. Bu tutumuzda da hala duruyoruz. Bize imam ve müezzinleri siyasete alet etmekle suçlayan sayın Başbakan'ın daha kısa bir süre önce Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği bir etkinlikte açıkça imam ve müezzinlere 'Siyasete dahil olun, bizim düşüncelerimizi halka anlatın' şeklindeki yaklaşımını da unutmamak gerekir" dedi.

Özcan, imamları siyasetin içerisine dahil etme çabasında olmadıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Bu üslup sayın Başbakan'ın genel üslubu. Zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkma konusunda maharetli. Kendi yaptıklarını sanki başkaları da uyguluyormuş gibi düşünce doğurmaya çalışıyor. Biz imam ve müezzinleri siyasetin içerisine dahil etme çabasında değiliz. Herhangi bir açılım yapma durumunda değiliz. İmam ve müezzinler bu toplumun bir parçasıdır. Mağdur olan kesimlere elimizi uzattığımız gibi, mağdur olan imam ve müezzinlere elimizi uzatmak siyaset anlayışımızda ve dünya görüşümüzde var"

Mektubun içerisinde imamlara bir çağrıda bulunmadıklarını ifade eden Özcan, "Mektubun içeriğinde imamlara siyaset yapın çağrısı yok. İmamlara, 'Hadi sizde siyasi mesajlar verin' çağrısı yok. Değişik meslek gruplarına yazdıklarımızın aynısını yazmışız. Sayın Başbakan bundan neden rahatsız oldu? Yıllarca belirli kesimleri Başbakan'ın zihniyetindeki insanlar siyaseten sömürmeye alışmışlar. Bizim o insanlarla bir şeyler paylaşmamızdan bile rahatsızlık duyuyorlar. Başbakan, CHP Bolu İl Başkanı'nın söylediklerine laf yetiştirmeye çalışacağına imamların, müezzinlerin ve bu toplumdaki işsizlerin sorunlarını çözüme kavuşturmaya çalışsın. Laf yetiştirmek Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na hiç yakışmıyor" diye açıklamada bulundu.

Özcan'ın imam ve müezzinlere gönderdiği mektup ise şöyle:

"Ülkemizin içinde bulunduğu şu sıkıntılı gülerde toplumu aydınlatma göreviniz hiç kuşkusuz ki daha bir önem arz etmektedir. Üzüntü ile ifade ediyorum ki bugün Türkiye Cumhuriyeti dost ile düşmanı birbirine karıştıran, yüce Allah'ın eşit olarak yarattığı insanları, şunlar ve bunlar şeklinde ayıran, kendisi gibi düşünmeyen insanlara adeta zulüm eden bir iktidar tarafından yönetilmektedir.

Bu dönemde hükümetin Kürt açılımı adı altında başlattığı ve sadece PKK'yı meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramayan, Ermeni ve Rum açılımı adı altında AB ve ABD'ye yaranma adına milletimizi ve Müslüman kardeşlerimizi rencide etmekten başka bir işe yaramayan garip uygulamalara tanık oluyoruz. Yine ekonomik konuları, işsizliği, pahalılığı, mutfaktaki yangını, gelir dağılımındaki adaletsizliği örtbas etmek ve kamuoyunun dikkatini başka yere çekmek için çeşitli isimlerdeki operasyonlar artık bıkkınlık yaratmıştır. Sürekli ve lüzumsuz telefon dinlemeleri artık insanları aile fertleri ile bile konuşurken tedirgin etmektedir. Ülkemizde yaşananlardan vicdan sahibi insanlar olarak rahatsızlık duyduğunuza inanıyorum. İşte bu sebeple de sizlere açık bir çağrı da bulunuyorum: Lütfen yaşananlara kayıtsız kalmayın. Doğru ne ise, vicdanınız ne söylüyorsa size inanan ve güvenen insanınız ile paylaşın. Bunun sizin tarihi sorumluluğunuz olduğuna inanıyorum"

Özcan mektubun son bölümünde, din görevlilerinin sorunlarını takip ettiklerini, iktidarlarında din görevlilerinin mali ve özlük haklarında iyileştirme yapılmasını sağlayacaklarını ifade etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı