Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı"nda konuştu: (2)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Altı yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler, adalet ve hakikat ışığının Türkiye'deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Altı yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler, adalet ve hakikat ışığının Türkiye'deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Şahsımın ve değerli eşimin hayatında çok özel bir yeri olan Şule Ablamız, 81 yıllık ömrühayatına asırların taşıyamayacağı bir mücadele azmini sığdırmıştır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen "Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı"nda yaptığı konuşmada, ortaya koyduğu mücadeleyle tüm dünyada hafızalara kazınan, zulme rıza göstermeyip adaletin sesiyle haykıran, şehit Malik El-Şahbaz'ı (Malcolm X) rahmetle ve hürmetle andı.
Merhum Malcolm X'in de baskılara aldırmadığını, tehditler karşısında yılmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zorbalara ve zorbalıklara boyun eğmedi. Ayrımcılığın kurumsallaştığı bir dönemde karizmatik ve cesur kişiliğiyle, ırkçılığa meydan okudu, eşitsizliğe baş kaldırdı. Merhum Malcolm X, doğruları seslendirmenin cesaret gerektirdiği bir dönemde şöyle haykırıyordu: 'Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil'." diye konuştu.
Erdoğan, Şule Yüksel Şenler ile Malcolm X'in yaşadıkları çağa mühürlerini vurduklarını kaydederek, "Her iki ismin de ortak özelliği şuydu: Şartlar ne kadar çetin olursa olsun, zulüm kimden gelirse gelsin, hakkı ve hakikati son nefesine kadar savunmak, inandıkları yoldan asla sapmamak, dönmemek, ayrılmamak. Aralarında binlerce kilometre mesafe vardı ama her iki isim de vicdan ve adaletin, hak ve hakikatin farklı coğrafyalardaki gür ve mağrur sesi oldu. Dikkat ediniz, o cesur sesler gök kubbede öyle güçlü bir makes buldu ki yankıları bugün bile duyulmaya, hissedilmeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Gönüllerimizin sultanı, hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam, bir hadisişerifinde şöyle buyurmuştu: 'Allah'a yemin olsun ki bu davamı terk etmem karşılığında sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar, Allah'ın dinini güçlendirinceye veya bu yolda canımı verinceye kadar asla bundan vazgeçmeyeceğim.' İşte bu örnek duruşu hayatlarının merkezine yerleştiren, bu uğurda çile çeken ve bedel ödeyen her iki isim hiç tartışmasız hem kalplerdeki hem de tarihteki yerlerini almışlardır. İnşallah, ebediyen hayırla, şükranla, büyük bir hürmetle hatırlanacaklardır. 'Rabbim onlardan razı olsun, bizi de onların gittiği yoldan, bu kutlu güzergahtan ayırmasın.' diyorum. Yine sizlerin vasıtasıyla, dünyanın farklı kıtalarında kalpleri bizimle atan, ümmet olma şuurunu sözleriyle, fiilleriyle, yürekleriyle ortaya koyan her bir kardeşime selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum."
İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim'de başlayan ateşkese değinen Erdoğan, "Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin ardından, İsrail'in tüm ihlallerine rağmen yaralarını sarmaya çalışan Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere, Sudan'da, Yemen'de, Somali'de ve daha pek çok yerde zor günler geçiren tüm mazlumlara, gerek şahsım gerek eşim gerekse milletim adına buradan dayanışma mesajlarımı yolluyorum." dedi.
"Haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramaz"
Konferans ve serginin herkes için hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"İnsanlık binlerce yıllık tarihinde şuna defalarca kez şahitlik etmiştir: Haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramaz. Doğru kendine eninde sonunda bir yol bulur, bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır, engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır. Sizlerin de bildiği üzere kelime anlamı itibarıyla şule, 'ışık, alev, parıltı' demektir. Altı yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler, adalet ve hakikat ışığının Türkiye'deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Şahsımın ve değerli eşimin hayatında çok özel bir yeri olan Şule Ablamız, 81 yıllık ömrühayatına asırların taşıyamayacağı bir mücadele azmini sığdırmıştır. Kitaplarıyla, makaleleriyle, Anadolu'yu karış karış gezdiği konferanslarıyla, röportajlarıyla, hülasa kalemi ve kelamıyla, bizlere fevkalade güçlü bir miras bırakmıştır."
Erdoğan, Şenler'in Türkiye'de başörtüsü davasının sancaktarlığını yaptığını, düşünce ve ifade hürriyetinin ve kılık kıyafet özgürlüğünün tam anlamıyla sağlandığı bir ülke için fedakarca çalıştığını dile getirdi.
"Bütün uyuyanları uyandırmaya bir Şule, bir ışık, bir alev yetmiştir."
Malcolm X'in "Bütün uyuyanları uyandırmaya, bir uyanık yeter." dediğini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Geriye dönüp baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Türkiye'de bütün uyuyanları uyandırmaya bir Şule, bir ışık, bir alev yetmiştir. Onun bu gayreti vesayetçilerin dikkatini çekmiş, o da Üstat Necip Fazıl ve daha nice fikir ve aksiyon insanı gibi bugün bize özgürlükten dem vuran faşist odakların radarına girmiştir. Gazete manşetlerinden hedef alınmış sayısız takibata uğramış, kara listelere adı büyük harflerle yazılmıştır. Şuraya özellikle dikkat çekmek istiyorum: 'Eğer dikkat etmezseniz, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar.' Malcolm X'in işaret ettiği bu tehlike, milletimizin ve Şule Yüksel Şenler'i sevenlerin basiret ve ferasetiyle bertaraf edilmiş, kimin haklı kimin mağdur olduğu o günlerde bile çok net bir şekilde görülmüştür. Şule Yüksel Şenler Ablamız defalarca tehdit edilmiş, evi kundaklanmış, konferanslarına bomba ihbarları yapılmıştır. Ama o hapse mahkum edildiği dönemde bile davasından taviz vermemiş, devrin eli sopalı müstekbirlerine boyun eğmemiş, fikrin surlarına iman ve mücadelenin sancağını dikmiştir."
(Sürecek)












