CHP TBMM Grup Toplantısı...(2)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı George Bush ile Yaptığı Görüşmenin, Perde Arkasında Farklı Bir Danışıklı Dövüş Olmaması Halinde, Türkiye'nin Müdahelesine Yardımcı Olacak Bir Tablo Ortaya Çıkardığını Söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı George Bush ile yaptığı görüşmenin, perde arkasında farklı bir danışıklı dövüş olmaması halinde, Türkiye'nin müdahelesine yardımcı olacak bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Baykal, CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada toplumun, terör olayları sonrasında ortaya koyduğu kararlı tavır sonucunda hükümetin bu tabloya seyirci kalamaz hale geldiğini belirtti. Terörle mücadele konusunda önümüzdeki dönemde ciddi gelişmelerin ortaya çıkmasını beklediklerini ifade eden Baykal, aksi durumda hükümetin, bunun sorumluluğunu taşıyamayacağını ifade etti. Baykal, ABD'nin Irak'ı işgal etmesinden önce Türkiye'nin Irak sınırında bir güvenlik koridoru oluşturulması

gerektiğini söylediklerini hatırlatarak, Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı Bush ile yaptığı görüşmede buna yönelik bir işaret alamadıklarını söyledi. Baykal, Türkiye'nin, haklılığını dünyaya anlatmayı başardığını ifade ederek, Türkiye'nin içinde bulunduğumuz teslimiyetçi ruh halinden çıkması ve gereğini yapması gerektiğini söyledi. Kuzey Irak'a yönelik ciddi ekonomik ve sosyal önlemler alınması gerektiğini kaydeden Baykal, Irak'ın kuzeyinin Türkiye'ye dost bir bölge haline dönüştürülmesi gerektiğini dile

getirdi.

Başbakan Erdoğan'ın Bush ile yaptığı görüşmenin, Türkiye'ye yeni olanaklar sağlayabileceğini belirten Baykal, bunların, bir angajmanın bulunmaması halinde mümkün olacağını bildirdi. Baykal, "Görüşme kamuoyuna yapılan açıklamalardan ibaretse, perde arkasında başka bir danışıklı dövüş, angajman yoksa, tablo, Türkiye'nin müdahalesine yardımcı olacak bir tablodur" diye konuştu. ABD'nin istihbaratına güvenmek yerine Türkiye'nin kendi istihbaratına ağırlık vermesi gerektiğini dile getiren Baykal, terör olayları

sonrasında gösterilen toplumsal duyarlılığın, ABD'yi PKK'nın bir terör örgütü olduğunu söyleme noktasına getirdiğini vurguladı.

Baykal, konuşmasında AB İlerleme Raporu ile ilgili kaygılarını da dile getirdi. AB'nin daha önce yayınladığı raporlarda azınlık olarak gösterilmeye çalışılan vatandaşların, bu yaklaşıma karşı çıktıklarını hatırlatan Baykal, şimdi ise İlerleme Raporu'nda yeni bir yaklaşımın ortaya konduğuna ve 'herkesin eşit hukuku vardır' ifadesiyle etnik köken, dil ve din temelinde bazı vatandaşlara özel haklar verilmesinin istendiğini anlattı. Baykal, Lozan'daki azınlıklar gibi özel hukuki azınlık statüsünde bir takım

gruplar oluşturulmasının istendiğini belirtti. Türkiye'nin farklı kimlikleri geliştirme göreviyle yükümlü kılınmaya çalışıldığını ifade eden Baykal, AB'nin Türkiye'yi vatandaşlar arasında hukuki ayrışmalar yapmaya, ayrıcalıklar ortaya koymaya, statüler geliştirmeye davet ettiğini söyledi. AB ülkelerinde buna benzer bir uygulamanın bulunmadığına dikkat çeken Baykal, Türkiye'yi ayrı statülere sahip insanların bir konfederasyonu haline dönüştürebilecek böyle bir uygulamayı kabul edemeyeceklerini vurguladı.

Baykal, ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Türk ekonomisinin elinin kolunun bağlandığını ve birilerinin yüksek faiz kazancı elde etmesi için ayağına prangalar vurulduğunu söyleyen Baykal, Türkiye'nin dış borcunun giderek arttığına dikkat çekti. Bütçe açığı vermeyen, mali dengesi kurulmuş bir ekonomi politikası uygulanmadığına işaret eden Baykal, havlu atılmış, daha çok bütçe açığına angaje olmuş bir ekonomi politikasının sürdürüldüğünü belirtti.

(ZÇ-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı