Baykal: Belge Gerçek mi Değil mi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Partisinin Grup Toplantısında Gündeme Dair Değerlendirmelerde Bulundu. İşte Baykal'ın Açıklamalarından Satırbaşları:

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İşte Baykal'ın açıklamalarından satırbaşları:

- Piyasayı hareketlendirmeye yönelik vergi indirimini önermiştik. Bu konuda adımlar geçte olsa atıldı ve olumlu sonuçlar çıktı. Sanayideki ekonomideki tek olumlu işaret CHP’nin önerileriyle ortaya çıkan durumlardır.

 

- Bir anda önce Türkiye’de çalışan insanların üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Krizin bulunmadığı ortamlarda dahi Türkiye hızlı büyümek için vergi yükünü indirmenin bir yolunu mutlaka bulmalıdır. Yüzde 42 civarında bir yük vardır bu yüzde 25’e düşürülmelidir.

 

- Kredi kartı borçluluğu konusu bankaların kredi kartı alacaklarını tahsil etmesinin kolaylaştırılması değil, kredi kartı borcu olan insanları o noktaya sürüklemekten alıkoyacak çareleri ortaya koymaktadır.

 

- Getirilen düzenleme bankaları gözeten kollayan bir düzenlemedir.

 

- Bu ekonomik sıkıntıya çözüm ararken çeşitli yaklaşımlar sergileniyor. Bizimde katkımızla öneriler gerçekleşiyor. Ama unutulan iki kesime yönelik hiçbir arayış yoktur. Bunlardan biri çiftçidir öbürü de esnaftır. Yani 4 milyon esnaf ailesi ve Türkiye’nin çiftçi ailesi bu iktidar tarafından kaderine terk edilmiş ve yok sayılmıştır.

 

BELGE GERÇEK MİDİR?

- Bu belgenin altında imzası olan sayın Kurmay Kıdemlı Piyade Albay Dursun Çiçek görevinde durmaya devam ediyor bildiğimiz kadarıyla. 

 

- Ortada belgelerle ilgili tartışmalar yaşanıyor. Belge diye ortaya atılan bir fotokopi midir yoksa orijinal belge midir?

 

- Daha bu konu netleşmiş değil, fotokopi olduğu konusunda genel bir kanı görüyoruz. Hayır bunun aslı vardır iddiasını bu belgeyi ilk yayınlayanların da ortaya attığını görüyoruz.

 

- Bir fotokopi olarak avukatın ofisinde bulundu fakat demek ki emniyette bulunan belgenin dışında, demek ki emniyetin bilgisi de var demektir. Bilmiyoruz.

 

- Bu gerçekten çok kaygı verici bir tablodur. Bu konudaki sükuneti sessizliği, bu dedikodular karşısındaki rahatlığı izah etmek çok güçtür. Öyle bir noktaya gelinmiştir ki artık, doğru olsa da olmasa da önemli değildir.

 

- Böyle bir belgeyi içimize sindirmeye hazır değiliz. Eğer gerçekten böyle bir belge varsa bunun gereğinin yapılmasını istiyoruz. Böyle bir belge yokta bu bir tertip ise, Genelkurmay Başkanı’nın da dediği ‘ne olacağını o zaman görürsünüz’ün ne olduğunu bir an önce görmek istiyoruz.

 

- Yavaş yavaş sanki bir teslimiyet noktasına geliyoruz. Yukarıda bir uyumu gördük memnun olduk.

 

GENELKURMAY'IN BİLGİSİ DIŞINDAYSA TABLO VAHİM

- Eğer TSK’nın içinden birileri, Genelkurmay’ın anlayışının dışında bir çalışma içindeyseler bu çok vahim bir tablodur. Bunu olabilir diyerek geçiştiremeyiz. Böyle bir durum varsa derhal ortaya çıkarılmalıdır. Bu silahlı kuvvetlerin örgütsel bütünlüğünü, bir kurum olarak işlev anlayışını yer yer kaybetmiş olduğunu bize gösterir. Eğer böyle bir durum söz konusu değilde silahlı kuvvetler disiplin içinde, anayasaya hukuka saygılı bir anlayış konusunda, etkin çalışma yapan kurum kimliğindeyse bu ithamı kim yapıyor? Ne cüretle yapıyor? Ne amaçla yapıyor? Nasıl yapabiliyor? Nerelerden güç alabiliyor? Nasıl böyle etkin olabilmiştir? Bunun belgeleri nasıl Emniyet'in, yargının zirvelerinde dolaşma fırsatını elde edebilmiştir?

 

- Bu olaylar hiç kuşku yok Türkiye’nin bir süreden beri içine girdiği olağandışı sürecin bir parçaları olarak ortaya çıkmaktadır.

 

- Ergenekon konusu. Sıkıntı büyük ihtimal buradan kaynaklanıyor.

 

- Hükümeti 12 Eylül’le ilgili hesaplaşmayı doğru buluyorsa elini tutan mı var?

Anayasa’nın 15. maddesi var, değiştirme isteğin varsa getirir değiştiririz?

 

- Askeri darbeyle ilgili bir hesaplaşma, askeri darbe sürecine sürükleyenleri tasfiye amacında  isen onu da getir yapalım.

 

- Bütün bunların hepsi bir kazana atılıyor ve o kazanın içine de bizi muhalefet etmiş, bizi üzmüş, bizim intikam almak istediğimiz, yanına bırakmayacağımıza söz verdiğimiz ne kadar insan varsa, düşünceleri bize ters gelen insan varsa, onların tümünü de topla o kazana.

 

- Ne diyeceksin bunlara? Darbe desen, mafya desen değil, terörle mücadele desen yine değil. Bu şemsiyede Ergenekon diyelim. Ergenekon dediğimiz kazanı, içine darbeyi de terörle mücadeleyi koyalım, hesaplaşmak istediğimiz düşüncelerimizi beğenmeyen ne kadar insan varsa tümünden 2500 sayfalık iddianameyle Ergenekon diye hesap soralım. Anlayış budur ve yanlıştır. Bütün bunların bir tek merkezi otorite içinde işbirliği yaptıkları kanıtlanamamıştır, kanıtlanamaz.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Demirören Haber Ajansı