Frankfurt Seyahatnamesi
Hakan Özenen'in bu haftaki köşe yazısı...
Geçen hafta matematik ve fen konusunda yazdıklarıma en büyük tepkiyi , tahmin etiğim gibi bizim evin matematik ve fen özürlü ferdi oğlumdan aldım . Daha " kolay " olduğunu düşündüğü için lisede Türkçe ve Sosyal okumayı seçtiğinden olsa gerek , " Herkes de matematikten anlamak zorunda mı , üretenler matematikfen , pazarlayacak olanlar da sosyal konularda eğitim görmüş olamazlar mı " gibi itiraz içeren sorularla karşılaştım . O yüzden bu hafta matematik yerine , edebiyat yazmaya karar verdim . Malum biz okumayı sevmediğimiz halde şair milletizdir . Üstelik hepimizin hayatı roman , beğendiği kadınlarda kitap gibidir . Dolayısıyla Facebook ve Tvvitter gibi sosyal konularla bu kadar yakından ilgili olmamızın nedeni de budur ! İşte bu yüzden bu haftaki yazımın başlığına Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Haşim ' in ölümünden bir yıl önce , 1932 yılında tedavi amacıyla gittiği Frankfurt ' ta kaleme aldığı 20 kadar yazısının toplandığı " Frankfurt Seyahatnamesi " kitabının başlığından aşırdım . Malum , aşırma da edebiyatımızda sıkça tartışılan konulardan biridir . PEHLİVan HİKÂYESİ Fuar için Türkiye ' den neredeyse iki uçak dolusu gazeteci ve otomotiv sektörü temsilcisinin akın ettiği Frankfurt ' ta kaleme aldığım küçük notların ilk başlığı geleneksel sporumuz güreş üzerine . Türkiye ' nin gündemi ' yerli marka ' ve ' yerli binek otomobil ' olunca , Frankfurt ' ta karşımıza çıkan herkesle bu konuyu konuştuk ister istemez . Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay , Türkiye ' de hafif ticari otomobil üretmenin artık neredeyse bir milli spor haline geldiğini , otomobilin ana vatanı Amerika ' ya bile satacak kadar iyi olduğumuz bu konuyu göz ardı etmemek gerektiğini söyledi . Bundan fazlasını söylemedi ama , sanki söyledikleri binek otomobil konusunda uğraşacağımıza , hafif ticari işine yoğunlaşalım gibi de yorumlanabilirdi . Ford Avrupa CEO ' su Stephen Odell ise güreşten örnek vermek gerekirse , adeta tek daldı : Mealen " Ne işiniz var yerli markayla falan , otomobil yapılacaksa , onu da biz yaparız " deyiverdi . PEHLİVan DEĞİL PENTATLONCUYUZ Türkiye ' nin bir diğer hafif ticari araç üreticisi Tofaş ' ın CEO ' su Ali Pandır ' ı gördüğümde sordum ister istemez , " Siz de pehlivan mısınız " diye . " Hayır biz pentatloncuyuz " dedi . Ticari de üretiriz , binek de demek istiyordu . Frankfurt ' ta , 6 markayı satan , 6 markaya da üretim yapan Tofaş ' ın , Jeep ' in üretim yapacağı fabrikalar arasında adının geçtiğini duyunca Pandır ' ın demek istediğini daha net anladım . Güreş konusunu bitirmeden önce , bizim ata sporumuz güreşin ABD ' nin en sevilen , hatta en iyi değilse bile çok iyi olduğu sporlardan biri olduğunu , liselerde güreş takımları olduğunu , üniversitelerde güreş bursuyla okuyan pek çok genç olduğunu belirtmem gerekiyor . " E , onlar bizim güreşimizi aldılarsa biz de onların ticari araçlarını alalım da görsünler günlerini o zaman , binek otomobil üretmesek de olur " diyebiliriz belki ama , matematiği ve fen bilgisi zayıf da olsa , hiç de aptal olmayan çocuklarımızı bile kandıramayız galiba .








