Temiz, "Ritim Müziğin Anasıdır"

Temiz, 'Ritim Müziğin Anasıdır'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Muğla'nın Datça İlçesi'ne bayram tatili için gelen dünyaca ünlü cazcı ve vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz, sıcak kasım güneşi altında sahilde dolaşıp denizde taş sektirirken, ritmin önemini anlattı, geleceğin müzisyenlerine öğütlerde bulundu.

Muğla'nın Datça İlçesi'ne bayram tatili için gelen dünyaca ünlü cazcı ve vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz, sıcak kasım güneşi altında sahilde dolaşıp denizde taş sektirirken, ritmin önemini anlattı, geleceğin müzisyenlerine öğütlerde bulundu.

Türkiye'de dünyaca ünlü bir müzisyen olduğunun kendisine hiç hissettirilmediğini belirterek söze başlayan Temiz, kısa süre önce Ayvalık'ta olduğunu, yanında Survivor yarışmasına katılan bir kadının gördüğü ilgiden yolda yürüyemediğini anlattı. Temiz, "Yanında ben varım, beni kimse tanıyamadı. Şikayetçi değilim, benim için rahat oluyor. Kendi hayatımı yaşıyorum" dedi.

"MEDYANIN GÜNAHI VAR"

Bu konuda medyanın özeleştiri yapması gerektiğine değinen sanatçı, şöyle konuştu:

"Medya çok büyük hatalar yaptı. 1 haftada sanatçı yetiştirdi, meşhur etti. Karşılıklı paralar kazandılar. Sahte sanatçılar ortayı kapladı. Bu tür sanatçıların tüketimi de elbette çok hızlı oluyor. Kağıt mendil gibi kullanılıp bir kenara atılıyorlar" diye konuştu.

Müzik yaparken başka hiçbir şey düşünmediğini belirten Okay Temiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Annem- babam konserlerime gelir, önde oturur, haberim olmazdı. Çalarken müziğe kendimi kaptırıyorum, başka hiçbir şey görmüyorum. Müzik saniyelik bir olay. O anda gelip geçiyor. O nedenle başka birşey düşünülmez. Son derece konsantre olman gerekiyor."

Çocukluk yıllarının ailesine ait bir çiftlikte geçtiğinden söz eden sanatçı şunları söyledi:

"Yaklaşık 1000 dönüm arazimiz, 450 hayvanımız vardı. O çiftlik bana çok büyük yarar sağladı. Toprağa ayağım bastı, atlara bindim, çobanlık yaptım, senelerce annemle beraber süt sağdım. Annemin önerisi üzerine konservatuvara gittim. Kendisi de müzisyendi, ud çalardı. Bana hamile iken ud çalarmış. Ben müziği anne karnında öğrendim diyebilirim. Konservatuvarda klasik müzik öğrendim. Sonra uyum sağlayamadım. Caza merak saldım. Serbest müzik yapmak istiyordum. Askerdeyken tümen komutanı davul solo çalmamı emretti. Davul solo çaldım. Bagetlerim kırıldı, ellerimle çaldım, davul patladı. Ismarlama şeylere karşı antipatim var. Zaten cazı tercih etmemin ana nedenlerinden biri de budur."

"KENDİM İÇİN ÇALIYORUM"

Bugüne kadar 4 kez evlendiğini, her boşanmasından sonra sıkıntılı dönemler geçirdiğini bildiren Temiz o dönemlerde müziğe sığındığını söyledi. Okay Temiz, "Müzik beni kurtardı. Neden biliyor musunuz? Başkası için değil, kendim için çalıyordum ve keyif alıyordum. Bu çok önemli. Bu bütün müzisyenlere ders olsun. İnsan kendi için çaldığında müziği daha şahsiyet kazanıyor ve dünyada isim yapıyor. veya senin saundunu tanıyorlar. Müziğini dinlediklerinde bu Okay Temiz diyorlar. Kendine çalmak, insana güven de veriyor. Yaptığım iş için bana 'deli', 'manyak' dediler. Sırf caz öğrenmek için, 1 ay çöreği ile bir gün geçirdiğim olurdu. Hakikaten çok kararlı olmak gerek. Ama hırslı değil, kıskanarak değil. Önce karar verecek, sonra verdiğin kararı da uygulayacaksın. Bizde ne kararlar veriliyor ama uygulanmıyor. Zaten sorun da burada bence" diye konuştu.

MÜZİKLE TERAPİ

Müziğin insan ruhu için önemine değinen sanatçı, "Ben hiç kavga etmem. Kavgayı davulumla yapıyorum. Kızdığım zaman davulu bir başka çalıyorum. Müzik, insanın kavgacı tarafını törpüler. Deprem bölgesinde çocuklara müzikle terapi yaptım. Şimdi de sokak çocuklarına, tinercilere müzikli terapi yapalım istiyorum. Ama bu işi İstanbul'da organize edecek belediye yok. Spastik çocuklarla İsveç'te bunu yaptık. İnanılmaz gelişme gösterdiler. Ancak, bilimsel anlamda bu çalışmaları geliştiremedik" diyerek dert yandı.

MÜZİK ÖĞRETMENLERİ RİTMİ BİLMİYOR

Müzikte ritmin öneminin dünyada yeterince anlaşılmadığına inandığını vurgulayan Okay Temiz, şöyle devam etti:

"Müzikte ritmi okullara sokmak lazım. Tamam çocuklar şarkı söylesin, ama ritmini de öğrensinler. Müzik öğretmenleri ritmi bilmiyor. Dünyada da bu böyle ne yazık ki. Oysa ritim müziğin anasıdır. Çünkü yelpaze gibi doğurgandır, sonsuzdur çok değişken olur. Baba melodidir. Ritmin konservatuvara girmesi gerekiyor. İsviçre'de müzik hocalarına ders verdim. Çello ile flüt ile Bach, Mozart çalıyorlar. Ama ritme gelince en basit ritmi çalamıyorlar. Bu çok büyük bir eksiklik. Örneğin tiyatrocularda ritim yok. Oyuncuların da ritimden anlamaları bence gerekli. Çatal ile bardak ile oyun içinde ritim tutup oyunlarına renk katabilirler. Ankara Konservatuvarı'nda tiyatrocuların ritim dersi yok. Bir tiyatrocunun konuşurken bile ritme ihtiyacı vardır" diye konuştu. - Muğla / Datça

Kaynak: Demirören Haber Ajansı