Koşu Bantları Aslında Bir Çeşit İşkence Aleti Olarak İcat Edilmiş

Koşu Bantları Aslında Bir Çeşit İşkence Aleti Olarak İcat Edilmiş

Bugün gönüllü olarak kullandığımız koşu bantları aslında bir ceza ve işkence metodu olarak ortaya çıkmış ve uzun yıllar boyunca bu amaca hizmet etmiş.

Koşu Bantları Aslında Bir Çeşit İşkence Aleti Olarak İcat Edilmiş

Bugün egzersiz için kullanılan koşu bantlarının tarihi aslında çok eskilere dayanıyor. Asıl ilginç olan ise bugünden çok farklı bir amaç için icat edilmiş ve kullanılmış olması.

CEZALANDIRMAK İÇİN İCAT EDİLDİ

Koşu bantları, 1818 yılında İngiliz William Cubit tarafından icat edildi. Amaç ise bugünkünden çok daha farklıydı. Cezaevlerindeki mahkumlar tarafından kullanılması için tasarlanmıştı. Günümüzdekinden oldukça farklı olarak, tamamen ahşaptan imal edilmişlerdi. Asıl amaç tutukluların çok fazla boş vakitleri oluşundan endişe duyan cezaevi yönetiminin onları meşgul etmek istemesiydi ama sonraları bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldı. Zaman geçtikçe ise acımasız bir işkence aletine dönüştü.

GÜNDE ARALIKSIZ 10 SAAT YÜRÜYORLARDI

Genellikle bir mahkum günde 10 saatten fazla zamanını bu bandın üzerinde geçirirdi. Bu, neredeyse 4 kilometre yükseklikteki bir dağa tırmanmak ile eşdeğerdi. Bant şimdiki gibi düz değil, tekerlek benzeri formda, yukarı doğru ilerlemeyi gerektiren bir yapıdaydı. Bu uygulama Victoria İngiltere'sinde oldukça popüler olmuştu ve önceleri bunu sadece bir ceza biçimi olarak gören devlet, sonraları mahkumlar tarafından üretilen bu güçten faydalanmayı düşündü. Böylece bu bantları, buğday öğütmek veya bir pompayı çalıştırmak gibi işlerde bedava iş gücü olarak kullanmaya başladı.

ARTIK GÖNÜLLÜ OLARAK KULLANIYORUZ

Zamanla mahkumların kaya kırma, bataklık temizleme gibi daha ağır işlere yönlendirilmesiyle koşu bantlarının kullanımı azaldı. 19. yüzyılın sonlarından insan hakları ile ilgili bilinç geliştikçe bu uygulamaya olan tepki de artmaya başladı ve bu acımasız cezalandırma yöntemi yavaş yavaş terk edildi. Uzun süre bir köşede, unutulmuş halde bekleyen bu icat, yıllar sonra çok farklı bir amaçla, bu sefer insanların gönüllü olarak kullandıkları bir alet olarak tekrar hayatımıza girdi.