İstanbul: 14 Yıllık Dava Yeniden

İstanbul: 14 Yıllık Dava Yeniden

Kapatılan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (Dgm) Cumhuriyet Eski Başsavcısı Yaşar Günaydın, Emekli Orgeneral Adnan Ersöz ve Emekli Oramiral Kemal Kayacan'ın Öldürülmesi Olaylarının da Aralarında Bulunduğu 51 Eylemden Sorumlu Oldukları Öne Sürülen 16 Sanığın Yargılandığı 14 Yıllık Dava Yargıtay'ın Bozma Kararının Ardından Yeniden Görülmeye Başlandı.

İstanbul: 14 Yıllık Dava Yeniden

Kapatılan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet eski Başsavcısı Yaşar Günaydın, emekli Orgeneral Adnan Ersöz ve emekli Oramiral Kemal Kayacan'ın öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 51 eylemden sorumlu oldukları öne sürülen 16 sanığın yargılandığı 14 yıllık dava Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlandı.

Karara bağlanan davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, gerekçeli kararın bazı sayfalarında imza eksikliği olması nedeniyle yerel mahkemenin verdiği kararı usulden bozmuştu. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Galip Aygül ve Nursel Demirdöğücü ile tutuksuz sanıklar Hüseyin Atıcı ve Mesude Pehlivan katıldı.

Duruşmada söz alan sanıklardan Galip Aygül, 14 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, "Bu dosyadaki suçlardan dolayı yargılanan diğer sanıklar hem mahkememiz hem de başka mahkemeler tarafından tahliye edilmiştir.

Uzun süren tutukluluk nedeniyle ailem ve ben mağduruz. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Nusel Demirdöğücü ise hakkında verilen karar kesinleşmeden Sivas'taki cezaevine gönderildiğini ifade ederek, "Bundaki amacın gerek avukatımla, gerek ailemle görüşmemin engellenmesidir. Daha sonra bu dava nedeniyle bir haftadır oradan oraya sevk yapılmak suretiyle en son Paşakapısı'na getirildim. F Tipi cezaevlerinde yapılan uygulama insanlığa aykırıdır. Bu nedenle açlık grevindeyim. Ayrıca 15 yıldır tutuklu bulunmam Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.

Sanıklardan Şükrü Aydoğdu yönünden kararın kesinleştiğini belirten mahkeme heyeti, sanıkların tahliye talebini reddederek mütalaanın hazırlanması için duruşmayı erteledi.

Galip Aygül ve Nursel Demirdöğücü'nün de aralarında bulunduğu 16 sanık 6 Şubat 1992'de İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcısı Yaşar Günaydın, koruma polisi Şaban Ceylan ve makam şoförü Halit Balta, 13 Ekim 1991'de emekli Orgeneral Adnan Ersöz, 19 Ağustos 1991'de İngiliz uyruklu Andrew Blake, 29 Temmuz 1992'de emekli Oramiral Kemal Kayacan, 22 Kasım 1990'da Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Niyazi Fikret Aygün'ün öldürülmesi, 24 Mart 1992'de MİT'e ait servis aracının taranması olaylarının da aralarında bulunduğu 'öldürme', 'yaralama', 'bombalama', 'soygun', 'silahlı saldırı' ve korsan gösterinin de aralarında bulunduğu 1989 ile 1992 yılları arasında 51 eylemden sorumlu tutulmuştu.

Yaklaşık 12 yıl süren yargılamanın sonunda "İstanbul Devrimci Birlikler Genel Sorumlusu" olduğu iddia edilen Galip Aygül ve Nursel Demirdöğücü'nün "anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, duruşmalardaki hal ve davranışları, eylemlerinin vahameti ve yoğunluğu göz önüne alınarak cezalarında indirim yapılmamıştı.

Aynı suçtan aynı cezaya mahkum olan Ahmet Özdemir, Hacer Arıkan, Filiz Karayel, Hüseyin Atıcı ve Mesude Pehlivan'ın ise duruşmalardaki davranışları dikkate alınarak yapılan indirimle müebbet hapis cezasına çaptırılmıştı. "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek"ten ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına çarptırılan Şükrü Aydoğdu'nun cezasının ise verdiği ifade ile suç örgütünün ve olayların meydana çıkmasına yardımcı olduğu anlaşıldığı için Topluma Kazandırma Yasası'nın 4. maddesi gereği ve pişman olması dikkate alınarak 13 yıl 4 ay ağır hapse indirilmişti. Selman Demir, Selma Demir ve Savaş Kircan hakkında ise "yasadışı örgüte üye olmak" suçundan açılan davanın zaman aşımı, Altan Berdan Keremgiller ile Ali Rıza Kurt'un da davalarının da ölmeleri nedeniyle ortadan kaldırıldığı belirtilmişti.

Ümit İlter hakkında ise İzmir DGM'de, Ali Tekin hakkında da Ankara DGM'de bu dosyadaki suçlardan mahkum oldukları için ceza verilmediği ifade edilmiş, avukatı savunma yapmayan Suna Ökmen'in davası ise ayrılmıştı.