IMF Anlaşması Mecburi Değil

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "IMF ile bir anlaşma yapma konusunda bir mecburiyetimiz yok" dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF ile Stand By çalışmalarına ilişkin, 'Bizim acil bir ihtiyacımız yok. IMF ile bir anlaşma yapma konusunda bir mecburiyetimiz yok. Bu acil bir ihtiyaç, bir mecburiyet değil' dedi.

Türkiye-Kore İş Forumundan çıkışında gazetecilerin IMF'ye ilişkin sorularını yanıtlarken, IMF'ye üye olan her ülkenin ortalama yılda bir defa 4. madde çerçevesinde gözden geçirme yaptığını hatırlatan Babacan, bunu Türkiye'nin en son 2007 Mayıs ayında yaptığını ve raporunun 2007 Kasım ayında açıklandığını belirtti.

Babacan, şöyle dedi:

'Uzun süre geçtiği için ve çalışma takviminden sarktığı için çalışmaya artık biran önce yapma kararını aldık ve dün akşam yaptığımız telefon görüşmelerinde bunun için ideal zamanın mayıs başı olacağı konusunda mutabakata vardık. Yani IMF'nin bahar toplantıları var nisan sonunda... Bahar toplantılarının hemen arkasından bir heyetin Türkiye'ye gelip bu çalışmaları yapması konusunda da mutabık kaldık. Şimdi bundan sonra bütün ilgimiz yoğunluğumuz artık 4. madde gözden geçirmesi çerçevesinde olacak. Bizim o tarihe kadar, mayısa kadar programla ilgili herhangi bir görüşmemiz söz konusu olmayacak. 4. madde gözden geçirmesi çalışmalarından sonra IMF ile nasıl bir çerçeve yürüteceğimizi de o gün hesabını kitabını yapıp, o günkü şartlara göre kararımızı o gün vereceğiz.'

Babacan, Türkiye'nin pek çok ülkeden farklı olarak kendi çıkış stratejisini açıklamış ve fiilen de uygulamaya başlamış olduğunu anımsatarak, geçen sene için koyulan hedeflerden daha iyi bir noktaya ulaşıldığını, 2010 yılında bugüne kadarki gelişmelerin de hedeflerden bir miktar daha iyiye doğru gidişi gösterdiğini belirtti.

Babacan, 'Orta vadeli program artık içeride ve dışarıda kendi güvenilirliğini sağlamış bir program. IMF olsa da olmasa da bizim uygulamamız bundan sonra 6 aydır olduğu gibi kendi orta vadeli programımız çerçevesinde devam edecek' dedi.

Stand by görüşmelerine ara verilmesinin nedenine ilişkin bir soru üzerine Babacan, şunları kaydetti:

'Burada önemli olan Türkiye'nin bundan sonra kendisi için ne yapacağıdır. Türkiye nasıl 2 yıldır bir IMF programı olmadan ama IMF ile yakın bir istişare ile kendi programını götürdüyse, bundan sonraki dönemde de bu şekilde yürüyebilir. Dünyadaki, Türkiye'deki şartlara bakarak bundan sonraki dönem için de her hafta, her ay durum değerlendirmesi yaparak devam ederiz. Dünyanın bu kadar önemli bir krizden çıkma aşamasında olduğu, her gün, her hafta, her ay projeksiyonların revize edildiği, dünya ile ilgili beklentilerin yeniden gözden geçirildiği bir ortamda çok uzun vadeli bağlayıcı şeyler söylemeyi ben bugün itibariyle doğru görmüyorum.'

Normalde bir ülke zor duruma düştüğünde IMF anlaşması yapıldığını ancak Türkiye için böyle acil bir durum bulunmadığını vurgulayan Babacan, 'Bizim IMF ile bir anlaşma yapma konusunda bir mecburiyetimiz yok. Eğer bir anlaşma yapsaydık bu anlaşma mevcut tabloyu büyüme noktasında biraz daha iyi bir noktaya götürebilecek bir anlaşma olabilirdi ama tabii bunun çerçevesi önemlidir' diye konuştu.

BU BİR SÜRPRİZ DEĞİL

Görüşmelerin ufak bir detaydan dolayı sonuçlanmayabileceğini, ara verilebileceğini, aksayabileceğini daha önce de söylediğini hatırlatan Ali Babacan, 'Dolayısıyla bu beklenmeyen bir sonuç değil, bir sürpriz de değil' dedi.

Babacan, bir gazetecinin 'IMF'nin açıklamasından kesin bu iş bitti gibi bir izlenim alıyoruz' değerlendirmesi üzerine, 'Şu anda biz bir program görüşmesi yapmıyoruz. Dün akşam itibariyle bunların hepsini konuştuk. Çok yoğun bir telefon trafiği yaşadık, karşılıklı kararlarımızı verdik, açıklamamızı biz yaptık çünkü bu bizim kararımız. Bizden 3 saat sonra da onlar kendi açıklamasını yaptı' şeklinde konuştu.

NEDEN 4. MADDE İÇİN GELİNECEK?

IMF üyesi bir ülkenin, IMF ile hiç bir anlaşma yapmaması halinde bile IMF kuruluş yasasından kaynaklanan '4. Madde Konsültasyon Çalışması' çerçevesinde düzenli olarak denetlenmesi gerekiyor.

IMF'nin, üye ülkelerde, gelişmiş ya da gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan düzenli olarak gerçekleştirdiği 4. Madde Konsültasyon çalışmalarında, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli ekonomi politikaları, yapısal reformları değerlendirilecek.

Bu görüşmeler kapsamında ülkelerin maliye ve para politikaları ele alınırken, dış denge ve kamu borç gelişmeleri incelenmekte ve uygulanan politikaların büyüme ve ödemeler dengesi üzerindeki etkileri değerlendiriliyor. Türkiye'nin son 'Madde IV Gözden Geçirmesi' Mayıs 2007 tarihinde yapılmıştı.

4. Madde Konsültasyon Çalışmalarında Türkiye ekonomisinin, orta ve uzun vadeli genel manzarasına bakılırken, Avrupa Birliği yolundaki ekonomik uyum politikaları da gözden geçirilecek.

IMF, gerekli analizleri yaptıktan sonra, tüm çalışma bulgularını ve yorumlarını özetleyen bir rapor hazırlıyor. Heyet, Washington'a dönmesinin ardından da hazırladığı raporu, İcra Direktörleri Kurulu'nun onayına sunuyor.

EKONOMİK GÖRÜNÜM GÜÇLENDİ

IMF Dış İlişkiler Direktörü Caroline Atkinson'ın, Türkiye ile ilgili olarak yaptığı, IMF'nin internet sitesine konan açıklamasında, "Küresel ekonomide ve küresel finans piyasalarında devam etmekte olan iyileşme, Türk yetkililerince Orta Vadeli Program çerçevesinde uygulanmakta olan ekonomik politikalar ile birlikte, Türkiye'nin ekonomik görünümünü güçlendirmiştir" denildi.

BORÇ 2013'TE BİTİYOR

Türkiye'nin IMF'ye olan yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu, geri ödeme planı içinde 2013 yılında sona eriyor.

IMF'nin sağladığı esnek geri ödeme planı nedeniyle, borç geri ödemelerinde bir sorun yaşanmıyor.

IMF ile şimdiye kadar 19 defa stand-by anlaşması yapan Türkiye, bunlardan sadece son iki stand-by'ı başarıyla tamamlayabildi.

Son iki stand-by anlaşmasında dikkati çeken bir başka nokta ise her iki anlaşmanın da, herhangi bir ekonomik kriz nedeniyle gerçekleştirilmemiş olması.

Kaynak: AA