İit Genel Sekreteri İhsanoğlu."İslamofobnin Baş Aktörleri, Son Dönemde Yabancı Düşmanı Partileriyle...

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İslamofobinin baş aktörlerinin son dönemde yabancı düşmanı partileriyle başarısızlığa uğradıklarını söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İslamofobinin baş aktörlerinin son dönemde yabancı düşmanı partileriyle başarısızlığa uğradıklarını söyledi.
Frankfurter Allgemeine Zeitung adlı gazetede yer alan haberde, İhsanoğlu'nun "Eğer İslam böyleyse Müslümanlar da böyledir" gibi genellemelere karşı çıktığı belirterek, Avrupa'da yabancı düşmanlığı ile İslamofobi karışımı bir hava olduğu bu nedenle gayrimüslimlerle Müslümanlar arasında kısmen zor ilişkilerdeki ılımlı ses olmak istediği ifade edildi.
2005 yılında görevi üstlenmesinden sonra gayrimüslimlerle Müslümanlar arasında olumlu bir değişimin algısı olduğunu ancak daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu belirten İhsanoğlu'nun, Hollandalı popülist Geert Wilders'i işaret ederek, "İslamofobinin baş aktörleri, son dönemde yabancı düşmanı partileriyle başarısızlığa uğradılar" ifadesini kullandığı kaydedildi.
Haberde, İhsanoğlu'nun, Wilders gibi sağ popülistlerin "Müslümanların, iş gücüne ihtiyaç duyduğunda davet edildikleri için Avrupa'da bulundukları gerçeğini görmezden geldiklerini" vurguladığı belirtildi.
İhsanoğlu'nun korkuları azaltmak istediğini ve bu konuda iki tarafta da var olan aşırıların tutsağı olunmaması gerektiğini söylediği aktarıldı.
İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu'nun Müslümanların genel anlamda gayrimüslimlerden farklı olduğu düşüncesine karşı çıktığı, korkuları azaltmak için tarihten ders alınabileceğini aktardığı ve "Müslümanların daha evvelce yaptığı çalışmalar olmasaydı birçok ilerleme mümkün olmazdı" görüşünü dile getirdiğine yer verildi.
Bunu, Avrupa kültürünün İslami boyutu olarak tanımlayan İhsanoğlu'nun daha önce yaşadığı İngiltere'nin diğer Avrupalı ülkelerden daha iyi durumda olduğunu ve oradaki Müslümanların kendilerini bu ülkenin bir parçası olarak hissettiklerini anlattığı bildirildi.
İhsanoğlu'nun, İslam'a bakışın kalıcı bir şekilde değişmesinin, ancak İslam dünyasının değişmesiyle mümkün olacağını bildiği ifade edilen haberde, "İhsanoğlu'nun bunun gerçekleşmesi için kendisini 1,4 milyar Müslüman'ın sözcüsü yapan makamını kullandığı" görüşü dile getirildi.
Uzun süre içe dönük bir örgüt olan İİT'in, 2005'te görevi devralan İhsanoğlu tarafından küresel bir aktöre dönüştürüldüğü bildirilen haberde, 1969 yılında kurulan ve 57 üye devletle dört kıtada aktif olan teşkilatın isminin, 2011 yılına kadar İslam Konferansı Örgütü olduğu hatırlatıldı.
İhsanoğlu göreve geldikten sonra İslam dünyası için "10 yıllık eylem planı" sunduğuna işaret edilen haberde, söz konusu eylem planının bir yandan Afrika'da yoksullukla mücadele, ticaret, bilim ve teknolojinin geliştirmesiyle insani yardım gibi somut projeler içerdiğine işaret edildi.
Haberde, İTT'nin hiçbir evrakında yer almayan demokrasi gibi değerlerin artık İİT Şartı'nda yer aldığı ve İhsanoğlu tarafından oluşturulan kalıcı"Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu" sayesinde bu konunun İslam dünyasında tartışılmasının teşvik edildiği bilgisine yer verildi.
İhsanoğlu'nun "Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Şartı, tamamen doğrudur ve ben İslami değerlerle arasında bir çelişki görmüyorum" ifadesini kullandığı belirtilen haberde, İhsanoğlu için ilk sırada kadın hakları, çocuk hakları ve kalkınma hakkının yer aldığına dikkat çekildi.
"İslam dünyasında değişimin mümkün olduğundan emin olduğu ancak bunun adım adım yapılması gerektiği" görüşünü savunduğu değerlendirilen İhsanoğlu'nun, "İslam ile modernizm, İslam ile ılımlılık, İslam ile demokrasi uyuşuyor, bunda bir çelişki görmüyorum ancak her ülkede koşullar farklı" ifadesini kullandığı belirtildi. - Berlin












