Muharrem ayı ilk gün duası var mı?

Muharrem ayının başlamasıyla birlikte vatandaşlar bu mübarek ayda okunabilecek duaları araştırmaya başladı. Özellikle "Muharrem ayı ilk gün duası var mı?" sorusu internet kullanıcılarının en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem'in ilk gününde okunabilecek dualar ve bu konuda dini kaynaklarda yer alan bilgiler yoğun ilgi görüyor.
İslam aleminde önemli bir yere sahip olan Muharrem ayının ilk gününe girilirken, birçok kişi bu güne özel bir dua bulunup bulunmadığını araştırıyor. "Muharrem ayı ilk gün duası var mı?" sorusuna yanıt arayan vatandaşlar, Muharrem ayının faziletleri ve ilk gününde yapılabilecek ibadetler hakkında bilgi edinmek istiyor. Dini kaynaklarda yer alan rivayetler ve tavsiye edilen dualar gündemdeki yerini koruyor.
HİCRİ YILBAŞINDA NE YAPILIR?
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…” (Müslim, “Sıyâm”, 202)
“Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah’tan umarım.” (Tirmizî, “Savm”, 48)
Hazreti Aişe (r.ah) İslâm öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu aşure gününde peygamberimizin de oruç tuttuğunu bildirmekte... Allah Rasulü Medine’ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de onuncu günü ile birlikte, bir gün öncesi veya sonrası ile oruçlu olmalarını tavsiye etmiş... (Ahmed b. Hanbel, VI, 244)
Aşurenin içinde yer aldığı Muharrem ayı da, aynı zamanda Hz. Peygamber (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu 70’den fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında büyük bir acının tarihidir. Kerbela’da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşları, bu hadisedeki asil duruşu ve haksızlıkla karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir.
Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Aşurenin bu mecazî anlamı toplumumuz için bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; “farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları”, “birlik” gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti paylaşmaya devam etmektedir.











