YTB Başkan Vekili Turus'tan, Yunanistan'ın Dimetoka Müftülüğü'ne atama yapmasına ilişkin açıklama Açıklaması
YTB Başkan Vekili Abdulhadi Turus, Yunanistan'ın Batı Trakya'da Türk Azınlığın iradesini hiçe sayarak yaptığı müftü atamasına tepki gösterdi. Turus, bu uygulamanın hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlere aykırı olduğunu vurguladı.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkan Vekili Abdulhadi Turus, Yunanistan'ın Batı Trakya'da Türk Azınlığın iradesini yok sayarak Dimetoka Müftülüğü'ne atama yapmasına tepki gösterdi.
YTB'den yapılan yazılı açıklamada, Turus'un Yunanistan'ın Batı Trakya'da Türk Azınlığın iradesini yok sayarak Dimetoka Müftülüğü'ne atama yapmasına ilişkin görüşlerine yer verildi.
Turus, Yunanistan makamlarının Dimetoka'da gerçekleştirdiği müftü ataması üzerine Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulunun (BTTADK) yayınladığı ve "sürecin azınlığa danışılmadan, dayatmacı bir anlayışla yürütüldüğünü" vurgulayan açıklamasına destek vererek, Batı Trakya'daki seçilmiş müftülerin ve Azınlığın meşru temsilcilerinin yanında olduklarını vurguladı.
Yunanistan'ı uluslararası hukuka ve demokratik değerlere uymaya davet eden Turus, "Batı Trakya Türk Azınlığının, Lozan Barış Antlaşması'yla teminat altına alınmış dini özerkliğini ve kendi temsilcilerini seçme hakkını ihlal eden dayatmacı adımları endişeyle takip ediyoruz. Batı Trakya'da soydaşlarımızın iradesi yok sayılarak gerçekleştirilen müftü ataması, hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, demokratik değerleri ve toplumsal barış zeminini de zedelemektedir. Bir toplumun vicdanında karşılık bulmayan, dini ve kültürel hassasiyetlerden kopuk, tek taraflı tasarruflarla yürütülen süreçlerin meşruiyet kazanması mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Turus, demokrasinin azınlık haklarını güvence altına almayı gerektirdiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Demokrasi, azınlıkların hak ve beklentilerinin göz ardı edildiği değil, bilakis güvence altına alındığı bir yönetim anlayışıdır. Müftülük makamı, devletin idari bir tasarrufu değil; Batı Trakya Türk Azınlığının manevi dünyasının, inanç özgürlüğünün ve hür iradesinin doğal bir tezahürü olmalıdır. YTB olarak, hukuku ve demokrasiyi hiçe sayan bu tür uygulamaların karşısında durduğumuzu, Batı Trakya Türk Azınlığının uluslararası hukuk temelindeki haklı taleplerinin ve kendi iradesiyle seçtiği müftülerinin yanında olduğumuzu bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz."






