Amman Yunus Emre Enstitüsünde Ürdünlü çifte Türk usulü kına gecesi
Amman'daki Yunus Emre Enstitüsü'nde Türk geleneklerine uygun kına gecesi yapıldı. Etkinlikte gelinin eline kına yakılması, testi kırma gibi ritüeller canlandırıldı. Türk ve Ürdünlü katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.
Ürdün'ün başkenti Amman'daki Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Türk Kültür Merkezinde Türk geleneklerine uygun kına gecesi düzenlendi.
Kültür merkezinin bahçesindeki etkinliğe Türk kına gecesinin bütün ayrıntıları birebir canlandırılarak konuklara gösterildi.
Mizansen olarak gerçekleştirilen etkinlikte kısa süre önce evlenen gelin ve damadın yer aldığı kına gecesinde hiçbir ayrıntı unutulmadı. Gelinin eline kına yakıldıktan sonra avucuna altın konulması, gözyaşı dökene kadar geline kına yakılmaması, gelinin damadın etrafında dans ederek testiyi yere çalıp kırması ve kına gecesi müzikleri gibi bütün ritüeller icra edildi.
Türk ve Ürdünlü vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği faaliyet, savaş sirenlerinin yeniden çalmaya başladığı bölgede hayatın her şeye rağmen olağan akışında devam ettiğini gösteriyor.
Gelin Jud Bibers AA muhabirine, Amman YEE'de çalıştığını, kısa süre önce Ürdün'de evlendiğini ve Türk kültürünü tanıtmak için Enstitü merkezinde Türk geleneklerine uygun kına gecesi düzenlediklerini söyledi. YEE'deki öğrencilerine Türk usulü kına gecesini tanıtmak istediklerini ve böyle bir etkinlik organize ettiklerini kaydeden Bibers, "Yakın bir zaman önce evlendim. Düğünümüz Ürdün'de gerçekleşti. Türk kültürünü tanıtmak tabii ki bizim için büyük bir şereftir. ve şimdi bu mutluluğu Türk arkadaşlarımla da paylaşmak istedik. Amman Yunus Emre Enstitüsü olarak hedefimiz her zaman tabii ki Türk kültürünü tanıtmak ve Türk kültürünün güzel yanlarını göstermek olduğu için kına gecesini yapmaya karar verdik. Benim de düğünüm yakın bir zamanda olduğu için kına gecemi burada yaptık."
Ürdün'de gelini güldürmek Türkiye'de ağlatmak gerekiyor
Bibers, YEE'nin amacının iki kültürü bir araya getirmek olduğunu ve öğrencilerine bu mutluluk ve heyecanı yaşatmak istediklerini söyledi.
"Ürdün kültürü ve Türk kültürü çok yakındır birbirine. Aynı zamanda birkaç fark da var. Şimdi göreceğiniz gibi mesela testi kırma ya da (gelini) ağlatma gelenekleri bunlar Ürdün'de bulunmuyor. Yalnız kına gecesi (Ürdün'de de) olmazsa olmaz bir şeydir." dedi.
Türkiye'de bölgeden bölgeye kına gecesi adetlerinin değiştiği gibi Ürdün'de de çeşitli bölgeler arasında bazı farklılıklar olduğunu aktaran Bibers, şöyle devam etti:
"Bizim kıyafet tarzlarımız, mesela Ürdün'de daha çok tatriz dediğimiz kıyafetler giyiliyor. Türkiye'de ise daha çok bindallı, kaftan tarzında şeyler giyiliyor. Normalde mesela Ürdün'de daha çok gelini güldürmek için bir şeyler yapılıyorken Türkiye'de mutlaka gelinin ağlaması gerekiyor."
Ürdün ve Türk kültürleri birçok noktada benzeşiyor
YEE'nin Türkçe öğrencilerinden Ala Şucaiye, Enstitünün çok güzel etkinlikler düzenlediğini ve kendisine Türkçe ile Türk kültürünü sevdirdiğini, Türk usulü bir kına gecesine katılmaktan çok mutlu olduğunu söyledi.
Ülkesindeki kına gecesi geleneğinin Türk kültüründekine çok benzediğini belirten Şucaiye, "Arap kültürü ve Türk kültürü birçok noktada birbirlerine çok benziyor. Bugün de bu kınada bunu çok iyi anlamış olduk. Kına adetleri, gelenekleri Arap kına gecesi adetlerine benziyor." ifadelerini kullandı.
YEE'de Türkçe öğrenen Kamer Ebu Hudaib Ürdün ve Türk geleneklerinin birbirine çok yakın olduğunu aktararak, "Bugün aslında ben Türk kına gecesine değil de Ürdün'deki bir kına gecesine gelmiş gibi hissettim. Ürdün ve Türk gelenekleri arasında çok benzerlik var. Mesela kına bizde de var, davul ve zurna bizde de var. Özel kıyafetler bizde de var." diye konuştu.
YEE öğrencilerinden Sare Homsi de iki ülkenin kültürlerinin çok ortak noktası olduğunu belirterek, "İlk defa (Türk usulü) bir kına gecesine katıldım. Ürdün kültürü de çok farklı değil ve benziyor." ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden Dima Caferi de ülkesi ile Türkiye'nin çok benzediğini aktararak şunları söyledi:
"Bu gece kızımız Jud'un kına gecesine katılmak için geldim. Jud'u çok seviyoruz, çok güzel bir kız. Türkçe öğrendim ve Türkiye'ye sık sık gidiyorum."










