ÜNİPERSEN’den 400 km bisiklet eylemi: ‘Hakkımız olanı verin’
ÜNİPERSEN, idari personelin yükseköğretim tazminatı mağduriyetine dikkat çekmek için Samsun’dan Ankara’ya 400 km bisiklet sürdü. Eylem, 1. Meclis önünde sona erdi; Başkan Güzel, 'Hakkımız olanı verin' dedi.
Haber: Hilal ACAR - Kamera: Cemal AYTEKİN
(ANKARA) - ÜNİPERSEN'in, yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin yükseköğretim tazminatı mağduriyetine dikkati çekmek amacıyla Samsun Bandırma Vapuru önünden başlattığı 400 kilometrelik bisiklet eylemi, 1. Meclis önünde son buldu. ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Bizler en başından beri şunu söylüyoruz, 'Hakkımız olanı verin. Ne fazla olsun ne eksik olsun, bize hakkımız olanı verin'" dedi.
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin yükseköğretim tazminatı mağduriyetine dikkati çekmek amacıyla Samsun Bandırma Vapuru önünden başlattığı 400 kilometrelik "Yükseköğretimde adalet için pedal çeviriyoruz" eylemi, 1. Meclis önünde yapılan basın açıklamasıyla son buldu.
"Yükseköğretimde adalet için Samsun'dan Ankara'ya pedal çeviriyoruz" yazılı pankartın ardında toplanan sendikalılar, bisikletlerine "12 yıllık adaletsizlik bitsin" "Yükseköğretim tazminatı hakkımız", "Verilen sözler tutulsun", "Tazminatta ayrımcılığa hayır" ve "Geliştirme ödeneği hakkımız" yazılı dövizleri sergiledi."
ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel yaptığı açıklamada, 2025 yılında 19 Mayıs'ta Eskişehir'den başlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bitirdikleri bisiklet eylemini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Bu yıl, Kurtuluş Mücadelesi'nin başlatıldığı Samsun'dan başlatmak istedik ve Atatürk'ün Samsun'a hareket ettiği 15 Mayıs günü Samsun'dan Ankara'ya doğru hareketimizi başlattık. 5 gün süren sürüşün sonunda, 430 kilometrenin ardından ilk Meclisimizde, kuruluşumuzun ve Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı İlk Meclis önünden sizlere sesleniyoruz. Biz niçin bugün buradayız? Biz üniversitelerde çalışan memurlarız. Üniversitelerde genel olarak şu an karşımızdan geçen halkta da, polis arkadaşlarımızda da herkes sadece akademisyen ve öğrencinin olduğunu biliyor. Ancak öğrenci kayıtlarından öğrenci mezuniyetine kadar, akademisyenlerin işe başlamasından emeklilik sürecine kadar tüm iş ve işlemleri yürüten idari personel arkadaşlarımız var, üniversite memuru arkadaşlarımız var. Biz de sendika olarak tam da üniversite idari personelinin haklarını savunmak için 10 yıldır mücadele ediyoruz."
Biz, 2014 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kararı verilen bir kanun tasarısının yanlışlığını burada bir kez daha ifade etmek için toplandık. 2014 yılında 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na eklenen bir madde ile akademik yükseköğretim tazminatı verildi. Bu tazminat, yükseköğretimde çalışmanın karşılığı olan bir tazminat. Maalesef idari personel, az önce bahsettiğim gibi öğrencinin kaydından akademisyenin girişine, mezuniyetten emekliliğe kadar tüm iş ve işlemleri yaptığı halde yok sayıldı. Biz 10 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz."
"BU SORUN ÇÖZÜLMEZSE MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ"
Yükseköğretim tazminatının idari personelinin hakkı olduğunu vurgulayan Güzel, "2026 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu yanlıştan artık dönmesini bekliyoruz ve biz 5 gündür bisikletlerimizle bu konuya dikkat çekmek için 430 kilometre yol gittik. Bizler en başından beri şunu söylüyoruz, 'Hakkımız olanı verin'. Bize ne fazla olsun ne eksik olsun, bize hakkımız olanı verin. Yükseköğretim tazminatında akademisyenler, öğretim üyeleri yüzde 100 üzerinden alıyor. Araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri yüzde 115 üzerinden alıyor. Eğer üniversite memurunun yüzde 50 oranında katkı sağladığı düşünülüyorsa, o zaman yüzde 50 oranında verilmesi gerekiyor. Ancak şu an, yani 12 yıl oldu, 12 yıldır bir lira dahi yükseköğretim tazminatı ödenmiyor. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Biz bugün Samsun'dan geldik ve burada bu eylemi gerçekleştiriyoruz. Bu sorun çözülmezse mücadelemizi büyüteceğiz" dedi.
"BİZ SİYASİ PARTİLERDEN HAMASET DEĞİL, GERÇEKTEN ÇÖZÜM İSTİYORUZ"
Siyasi partilere çağrı yapan Güzel, şöyle devam etti:
"Siyasi partiler genel olarak şunu hesaplıyorlar: Biz bu gruba bir çalışma yaparsak bize ne katkısı olacak? Burada yaklaşık 40 arkadaşımız var ve bu 40 arkadaşımız, 100 bin idari personel için burada. 100 bin idari personelin gönlünü kazanacak siyasi partiler. Eğer bir çıkar gözetiyorlarsa, eğer bir oy gözetiyorlarsa, 100 bin idari personelin gönlünü kazanacaklarını buradan belirtmek istiyorum. Siyasi partiler önümüzdeki 2 yıllık süreçte seçime gidecekler. Bugün halkın gönlünü kazanmayacaklar da, bugün memurun gönlünü kazanmayacaklar da ne zaman kazanacak? Siyasi partiler sadece YouTube'dan yayın yaparak, Twitter'dan iki tweet atarak seçimde başarılı olamazlar.
Haksızlığa uğradığını söyleyen grupların, haksızlığa uğradığını söyleyen memurların yanında olmaları gerekiyor. Sesi olmaları gerekiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sorunlarına çözüm üretmeleri gerekiyor. Biz siyasi partilerden hamaset değil, gerçekten çözüm istiyoruz. Hamaset yaparak bizim sorunlarımız çözülmüyor. Tazminat hakkımız teslim edilsin. Bu arkadaşlarımızın hatırına bu sorunu çözmeleri gerekiyor. Onun için biz bu mücadeleyi büyüteceğiz."













