"Un Çuvallarını Çok Yere Düşürdük"

Arınç, "Biz geçmişte siyaset yaparken çok yere düşürdük. Un çuvalları telef oldu." dedi.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bursa'daki programına, gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Adnan Avuka'nın fotoğraf sergisini gezdi. Serginin açılışın yapan ve Avuka'ya başarılar dileyen Başbakan Yardımcısı Arınç daha sonra partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi'ne katıldı.
Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda ilk dersi veren Arınç, deneyim ve paylaşım adı altında katılımcılarla verdiği derste, Türkiye'nin siyasi durumu ve Ak Parti'nin çalışmaları ile ilgili bilgiler verdi. Siyasetin insan odaklı yapılması gerektiğine dikkat çeken Arınç, "Siyasetin bin bir manasından biri de un çuvalı siyaseten taşımaktır, yere düşürerek değil. Biz geçmişte siyaset yaparken çok yere düşürdük. Un çuvalları telef oldu. Yüzümüz, başımız bembeyaz oldu. Düşünebiliyor musunuz benim gibi bir siyasetçinin 4 partisi kapatıldı. Son anda direkten döndük. Çok şükür artık partiler kapatılmaz hale geldi. Ama geçmişte önümüze çok engeller çıkarıldı, dolaşmayı bilemedik. Siyaseti nasıl yapmamız gerektiği konusunda yeni arayışlar içerisine girmedik. Bu büyük derslere, ibretlere çok fazla dikkat etmedik. Bodoslamadan girdik. O yüzden siyaseti çuvalı taşırmadan götüreceğiz, düşmeyecek ve parçalanmayacak" dedi.
Ak Parti'nin başarısının her partiye örnek olduğunu ifade eden Arınç; "Bu başarı Avrupa'nın da dünya siyasetin de dikkatindedir. Bir karikatür son seçimleri çok güzel özetledi. Bunu belki hepiniz gülümseyerek hatırlayacaksınız. Başbakanımız karşısında Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli. Onlara dönerek şunu söylüyor. 'Söyleyin bakalım hanginiz bana oy verdiniz' Eğer yüzde 50 gerçekse mutlaka ikisinden biri vermiştir. Bunu gurur duymak için yada birilerini küçümsemek için değil, ama büyük bir başarı kazandık" diye konuştu.
"CHP'NİN YERİNE ÖZÜRÜ BAŞBAKAN DİLİYOR"
CHP'nin bir kitle partisi değil, seçkinci, elit bir kesimin partisi olduğunu ifade eden Arınç, "O nedenle zaten 1950 yılından beri tek başına iktidara gelemiyor. Son meselede de her şeyin üstünü örtmeye çalışıyorar. Dersim son yakın tarihin en acı olaylarından birisidir. Orada bu faciayı yaşamış bir insan, 'Evet bu yaşandı. Yaşananlardan dolayı üzgünüz ve yaşananlardan dolayı özür diliyoruz' diyemiyor. Kim diyor? Bugünün Başbakanı. Dersim olayları olduktan 30 yıl sonra dünyaya gelmiş bir insan söylüyor. 'Dersim olaylarında bende şu kadar ailemden insan kaybettim' diyen bir CHP bunu söyleyemiyor. Söyleyen Diyarbakır İl Başkanını da üç dakika sonra görevden alıyorlar. Bu demokrasi değil" dedi.










