Tunus'ta komplo davası kararına tepkiler
Tunus Temyiz Mahkemesi'nin 'devlet güvenliğine karşı komplo' davasında hapis cezalarını onaması muhalefet ve uluslararası kuruluşlarca eleştirildi. Muhalefet adil yargılanma ihlalleri yaşandığını, UAÖ ise kararın muhalefeti susturma politikası olduğunu belirtti. Yönetim suçlamaları reddediyor.
Tunus'ta "devlet güvenliğine karşı komplo" olarak bilinen davada Tunus Temyiz Mahkemesinin sanıkların temyiz başvurularını reddederek hapis cezalarını kesinleştirmesinin ardından, muhalif çevreler ile uluslararası insan hakları kuruluşları karara tepki gösterdi.
Tunus muhalefetinin çatı oluşumu Ulusal Kurtuluş Cephesi yaptığı açıklamada, mahkemenin kararını "üzüntüyle" karşıladığını belirterek, davada adil yargılanma ve savunma hakkı güvencelerinin ihlal edildiğini belirtti.
Cephe, kararın muhalefetin hedef alınması ve kamusal alanın daraltılması sürecinin bir parçası olduğunu vurguladı.
Açıklamada, Tunus Temyiz Mahkemesinin "yargısal ihlaller ve çok sayıdaki hak ihlalinin gölgesinde yürütülen süreci düzeltmek için son fırsatı kaçırdığı" savunulurken tutuklular ve aileleriyle dayanışmanın yanı sıra özgürlükler ve yargı bağımsızlığı için barışçıl mücadelenin sürdürüleceği aktarıldı.
Sanık yakınlarının başkent Tunus'ta düzenlediği basın toplantısında ise davanın siyasi nitelik taşıdığı ve yargılama sürecinde ciddi usulsüzlükler yaşandığı savunuldu.
Hukuki süreç sona ermesine rağmen siyasi ve hak mücadelesinin sürdürüleceği belirtilen toplantıda ayrıca muhalefetteki siyasi güçlerin birleşmesi ve ülkenin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve sosyal sorunların aşılması için ortak hareket etmesi çağrısı yapıldı.
UAÖ de Tunus Temyiz Mahkemesinin kararını eleştirdi
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Kuzey Afrika ve Orta Doğu Bölgesel İnsan Hakları Direktörü Yasemin Ahmed, 34 sanık hakkındaki mahkumiyetlerin onanmasını "adalet açısından ağır bir darbe" olarak niteledi.
Ahmed, 45 yıla kadar çıkan cezaların onanmasının muhalefeti susturma politikasının devamı olduğunu belirterek, "mahkumiyetlerin kaldırılması, suçlamaların düşürülmesi ve yalnızca insan haklarını kullandıkları gerekçesiyle tutuklanan kişilerin serbest bırakılması" çağrısında bulundu.
"Devlet güvenliğine karşı komplo davası"
Tunus Temyiz Mahkemesi, 3 Eylül'de kamuoyunda "devlet güvenliğine karşı komplo" olarak bilinen dava kapsamında yapılan temyiz başvurularını reddederek, daha önce verilen hapis cezalarını kesinleştirmişti.
Dava kapsamında muhalif siyasetçiler, avukatlar ve insan hakları savunucularının da aralarında bulunduğu 34 kişi, 5 ile 45 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmıştı.
Bu karar, sanıklar açısından başvurulabilecek son iç hukuk yolu niteliğindeydi.
Hükümet siyasi kovuşturma suçlamalarını reddediyor
Tunus yönetimi ise davanın siyasi olduğu yönündeki suçlamaları kabul etmiyor.
Hükümet yetkilileri, sanıkların ülkenin istikrarını tehdit eden girişimlerde bulunduğunu ve davaların siyasi muhalefeti hedef almak amacıyla değil devletin güvenliğini korumak amacıyla yürütüldüğünü savunuyor.
Cumhurbaşkanı Kays Said de daha önce davada yargılanan kişileri devlet güvenliğine karşı faaliyette bulunmakla suçlamıştı.









