TİKA Başkanı Eren, Paris'te Osmanlı Hanedanı mensuplarıyla görüştü

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TİKA Başkanı Abdullah Eren: - "Bugün hem duygu dolu hem de anlamlı bir günü beraber geçirdik" - 5. Murad'ın torununun torunu Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu: - "Emekli olduğumda ancak Türkiye'ye gittim ve Türkiye'de ev aldım, buraya yerleştim. O zamana kadar Türkiye'ye yalnızca turist olarak giderdim"

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Fransa'nın başkenti Paris'te Osmanlı Hanedanı mensuplarıyla bir araya geldi.

Eren, Paris Yunus Emre Enstitüsünde (YEE) düzenlenen Osmanlı Hanedanı üyeleriyle buluşma etkinliğine katıldı.

YEE Paris Müdürü Dudu Keleş'in ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, 5. Murad'ın torununun torunu Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu ile söyleşi gerçekleştirildi.

Eren, burada yaptığı konuşmada, "Bugün hem duygu dolu hem de anlamlı bir günü beraber geçirdik." diyerek, Osmanlı Hanedanı mensuplarıyla Paris'te bir arada olduklarını dile getirdi.

TİKA'nın dünyanın farklı ülkelerinde ecdat yadigarı olan tarihi eserlere sahip çıkmakla da mükellef olduğunu belirten Eren, "Camilerimizi, medreselerimizi, hamamlarımızı, onlarca eseri bugüne kadar restore ettik." dedi.

Eren, Galiçya, Malta, Suriye, Filistin, Güney Kore dahil dünyanın dört bir tarafında Türk şehitlerinin bulunduğunu vurgulayarak, "Onların da hatırasını yad edip bugüne taşımaya gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.

TİKA'nın Türk İslam tarihinde iz bırakmış büyük bilginlerin, kanaat önderlerinin, münevverlerin, siyasetçilerin, devlet adamlarının, gönül dostlarının ve sahabelerin kabirlerini restore ettiğini anlatan Eren, Fransa'da bugün Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda medfun olan Osmanlı Hanedanı'na mensup Sultan 5. Murad'ın torunlarından Adile Sultan ve Osman Fuad Efendi'nin mezarlarını ziyaret ettiklerini söyledi.

Eren, "Zira bu mezarları Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde TİKA eliyle onardı." diyerek, bu mezarları hanedan mensuplarına ait mezarlar olarak yeniden düzenlediklerini kaydetti.

Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu'nun destekleriyle TİKA olarak bu iki mezarı yaptırdıklarını ve kendilerine teşekkür ettiklerini belirten Eren, TİKA'nın daha önce de Sultan 2. Abdülhamid'in evlatları Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ve Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin aynı mezarlıktaki kabirlerinin onarımını yaptığını hatırlattı.

Eren, YEE'nin Türkçenin yurt dışında yaygınlaştırılması ve Türk kültürünün tanıtılmasına yönelik büyük çabalar gösterdiğini vurgulayarak, "Yunus Emre, bizim Türk İslam tarihinin en büyük gönül yapıcılarından bir tanesi. Hem kullandığı sade Türkçe hem de derin anlamlar içeren şiirleriyle sadece yaşadığı çağa değil, vefat ettiği günden bugüne kadar tüm çağlara ışık tutmuş çok büyük bir Türk İslam münevveri. Onun ismiyle Türkiye, bu çabalarını devam ettiriyor." diye konuştu.

TİKA'nın dünyanın 57 ülkesinde ofisleriyle kalkınma projeleri ve programları yürüttüğünü dile getiren Eren, Türkiye'nin köklü tarihinden aldığı özgüvenle bugün dünya sahnesinde hak ettiği konumu kazanmış durumda olduğunu vurguladı.

"Emekli olduktan sonra Türkiye'ye gittim"

Osmanoğlu da söyleşide yaptığı konuşmada, TİKA'ya hanedan mezarlıklarını çok güzel şekilde düzenledikleri ve YEE'ye kendilerini ağırladıkları için teşekkür etti.

Restore edilen mezarlıkları görünce çok mutlu olduğunu kaydeden Osmanoğlu, bugün dünyada Osmanlı Hanedanı'ndan 100'den fazla kişi bulunduğunu belirtti.

Osmanoğlu, anne ve babasının Fransa'nın Nice kentinde 1931'de evlendiklerini, İkinci Dünya Savaşı'nın gelişini hissettiklerinde Mısır'a yerleştiklerini ve bu ülkeyi çok sevdiklerini anlattı.

Mısır'da doğduğunu ve 18 yaşına kadar bu ülkede yaşadığını aktaran Osmanoğlu, ardından yüksek tahsili için İngiltere'nin başkenti Londra'ya gittiğini ve Fransa'ya ara sıra gelip gittiğini dile getirdi.

Osmanoğlu, "Emekli olduğumda ancak Türkiye'ye gittim ve Türkiye'de ev aldım, buraya yerleştim. O zamana kadar Türkiye'ye yalnızca turist olarak giderdim." dedi.

"160 küsur camide cuma namazı kıldım"

Fransa'nın Osmanlı Hanedanı'na mensup sultan ve şehzadelerden isteyenlere pasaport verdiğini vurgulayan Osmanoğlu, kendisine verilen pasaportta tabiyet kısmında "Fransız vatandaşı" yazısının üstünün çizili olduğunu ve "Osmanlı" yazıldığını anlattı.

Osmanoğlu, "40 yaşına kadar Fransız pasaportu taşıdım ama Fransız tebaası değildim." diyerek, bu pasaportla Osmanlı olarak dünyanın dört bir yanına gittiğini kaydetti.

1974'te Türkiye'ye gitme izni çıktığını belirten Osmanoğlu, ardından Türk vatandaşlığını alabildiğini anlattı.

Osmanoğlu, Türkiye'ye geldikten sonra cuma namazlarını Osmanlı'dan kalan farklı camilerde kılmasıyla ilgili bir soruya, "160 küsur camide cuma namazı kıldım." yanıtını verdi.

Kaynak: AA / Esra Taşkın