Ermeni Asıllı Türk Vatandaşının Türkiye Hasreti Bitti
Haber Videosunu İzle 
Sağlık sorunları nedeniyle askerlik yapmadığı için tutuklanma korkusuyla 52 yıldır Türkiye'ye gelemeyen doktor Ara Abahuni'nin memleket hasreti sona erdi.
Sağlık sorunları nedeniyle askerlik yapmadığı için tutuklanma endişesiyle 52 yıldır Türkiye'ye gelemeyen Ermeni asıllı Türk vatandaşı doktor Ara Abahuni, yıllar sonra geldiği İstanbul'da özlem gideriyor.
Almanya'nın Frankfurt kentinde yaşayan 1952 İstanbul doğumlu, Ermeni asıllı Türk ve Alman vatandaşı Ara Abahuni, 12 yaşındayken gittiği yurtdışından 52 yıl sonra İstanbul'a tek başına geldi. Abahuni, İstanbul'da özlem duyduğu ve merak ettiği yerleri geziyor.
BİR PROBLEM ÇIKMADI
AA muhabirine açıklamada bulunan Abahuni, aile dostu Halil Kayadibi'nin Frankfurt Konsolosluğuyla irtibata geçmesinin ardından geçen 28 Ekim'de kendisinin Türkiye'ye girişiyle ilgili bir problemin olmadığını öğrendiğini söyledi.
"TANIYAMADIM BURALARI"
Bu nedenle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda çifte mutluluk yaşadığını anlatan Abahuni, "Atatürk Havalimanı'na inince de ayrı bir şaşırdım. Yıllar önce ayrıldığım havalimanını tanıyamadım. O zaman günde sadece birkaç uçak kalkardı. Şimdi ise her yer uçak, yolcu" dedi.
50 YIL SONRA AYNI YERDE
Dedesinin, babasının ve kızının da kendisi gibi doktor olduğunu aktaran Abahuni, dedesinin muayenehanesinin olduğu Kumkapı'yı gezdiğini belirtti. Annesinin piyano hocası olduğunu dile getiren Abahuni, annesiyle 7-8 yaşlarındayken gittiği Vefa Bozacısı'na, dün akşam 50 yılın ardından tekrar uğradığını ve yarım asırlık anılarının tekrar canlandığını vurguladı.
Sabah güneşli bir havaya uyandığını ifade eden Abahuni, gün içerisinde çocukluğunun geçtiği Bomonti'yi, okuduğu ilkokulu, Karaköy'ü gezdiğini söyledi. Karaköy'den vapurla Kadıköy'e geçtiğini aktaran Abahuni, İstiklal Caddesi'nde çocukluğundan sonra ilk defa yürüdüğünü dile getirdi.
"DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİ İSTANBUL"
Ara Abahuni, buradan ayrı olmasına karşın Türkiye'deki gelişmeleri yakından izlediğini, yaklaşık yarım asır sonrasında hayallerinin gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti: "Kapalıçarşı'yı, Dolmabahçe Sarayı'nı görmek istiyorum. Çocuklar bana, 'İstanbul'da mutlaka Dolmabahçe Sarayı'na git' dediler. Sultanahmet Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı'nı gezmek istiyorum. Dünyanın en güzel şehri İstanbul. Seneler çabuk geçiyor, mutlaka eşimle de tekrar İstanbul'a gelmek istiyorum. Bu sefer tek başına geldim."
İstanbul'da tanıdıklarının artık kalmadığını söyleyen Abahuni, "Türkiye özlemini eşimin yaptığı Türk yemekleriyle ve kartpostallarla gideriyordum. Türklerde insanlık, sevgi var. Bu sevgi, insanlık kaybolmaz çünkü Türklerin içinde var" diye konuştu.
"BENİ EN ÇOK MUTLU EDEN ŞEY..."
Ara Abahuni, "Ege ve Akdeniz kıyılarına tatile geleceğim. Muayenehanemde çalışan 2 Alman kız var. 20 yılda en az 50-60 kere geldiler. Her geldiklerinde de Türkiye'yi anlatıyorlardı. İşte o zaman içim parça parça oluyordu. Yıllarca Türkiye'ye geçemediğimden İspanyol Adaları'na, Portekiz'e tatile gittik bu yaz ise Antalya ve Bodrum'a tatile geleceğiz. Beni en çok bu mutlu ediyor." şeklinde konuştu.











