Sinan Ateş cinayeti davasından dosyası ayrılan sanıkların yargılanmasına devam edildi
Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davada dosyaları ayrılan sanıklar Mustafa Ensar Aykal ve Serdar Öktem ile Ateş'e ait kişisel bilgileri temin ettikleri öne sürülen ve...
Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davada dosyaları ayrılan sanıklar Mustafa Ensar Aykal ve Serdar Öktem ile Ateş'e ait kişisel bilgileri temin ettikleri öne sürülen ve dosyaları birleştirilen diğer 8 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları katıldı. Sinan Ateş'in eşi müşteki Ayşe Ateş ile yakınları da duruşmada hazır bulundu.
Mahkeme başkanı, mevcut dosyanın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararıyla, 34. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen Ateş'e ait kişisel bilgileri temin ettikleri iddia edilen 8 sanıklı dosya ile birleştirildiğini belirterek, sanıklara savunma için söz verdi.
Sanık Yunus Hasar, dosyaya konu olaylar hakkında bilgisinin olmadığını savunarak, "Suat Kurt'u evimde saklamadım. Kendisini aile dostumuzun arkadaşı aracılığıyla tanıyordum. Kendisi ihtiyacı olduğunu söyleyerek evimde kalmak istedi. Kız arkadaşlarım rahatsız oldu, ben onlarla otelde kaldım. Suat'a otelde kalmasını teklif etmedim, evimde kaldı." dedi.
Ayşe Ateş'in kimlik numarasını Tolgahan Demirbaş'a göndererek sorgulatmasını istediği iddia edilen sanık Suat Yılmazzobu da adres bilgilerini sorgulattığını hatırlamadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Olaydan sonra Tolgahan Demirbaş'a bilgi notu gönderdiği iddiasıyla yargılanan sanık eski komiser Talha Atalay da "Sosyal medyada ve mesaj gruplarında paylaşılan bir metin göndermiştim, 'olay böyle olmuş galiba' diye. İki arkadaş arasında konuşulan normal bir şey. Bilgi notunu kendisiyle olan muhabbetimden dolayı gönderdim. Emniyetin kendi içinde paylaşılan bir bilgi notu değildir." beyanında bulundu.
Eski Cinayet Büro Amiri sanık Mustafa Ensar Aykal ise mahkemeden adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.
"Yargılama sonucunda bütün soruların yanıt bulacağına inanıyorum"
Sanıkların ardından söz verilen Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş, bugüne dek yargılama aşamasında Sinan Ateş'in ölümüne dair cevaplanmayan sorular olduğunu belirterek, şu beyanda bulundu:
"Sinan'ın katledilmesine ilişkin şu ana dek yürütülen yargılamada iki Özel Harekat polisi, bir çetenin üyeleri ve yüksek mahkemenizin karşısında 'mensup olmaktan gurur duyuyoruz' diyerek siyasi kimliğini göğsünü gere gere söyleyen iki şahıs hüküm giydi. Yüksek heyetiniz, sanıkların birbiriyle bağlantısını kurarak en yüksek cezaları vermeyi uygun bulmuştu. Burada ise bütün vicdan sahiplerinin zihninde şu soru cevap arıyor, 'Bunca suçlu bir araya gelmişken yargılama neden örgütlü suçlar kapsamında yürütülmüyor?' Heyetinizin yapacağı yargılama sonucunda bütün soruların yanıt bulacağına inanıyorum."
Sinan Ateş'in ablası Selma Ateş de dışarıdan tehdit almaya devam ettiklerini, sanıklarını yalnızca suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptıklarını söyledi.
Avukat taleplerinin ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Ateş ailesinin avukatlarının, Yavuz Cihangir'in tanık olarak dinlenmesi yönündeki talebinin kabulünü, ABD'den gönderilen verilerin taraflara verilmesini ve sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, Yavuz Cihangir'in tanık olarak dinlenmesine, ilgili bilirkişi raporları ile ABD'den gönderilen delillerin talep eden taraflara birer örneğinin verilmesine ve sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti.
Duruşma, 4 Mart'a ertelendi.
Davanın geçmişi
Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin davada 2 Ekim 2024'te kararını açıklayan Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi, tetikçi Eray Özyağci, olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya ve cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt'u, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt'a yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise 13'er yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Mahkeme ayrıca Özyağci'ye "ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası vermişti.
Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş ise "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmişti.
"Tasarlayarak öldürmeye yardım" suçundan sanıklar Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak ve Emre Yüksel'e 18'er yıl, sanık Mustafa Uzunlar'a ise 15 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanık Alper Atay'ı da "suçluyu kayırma" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Sanıklar Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Osman Bayraktar, Caner Günay, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç ve Erdem Karadeniz'in üzerine atılı suçlardan beraatine karar veren mahkeme, sanık Günay hakkında "suçluyu kayırma" suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına hükmetmişti.
Mahkeme, Öktem ve Aykal'ın dosyasını ayırmıştı.
Öte yandan, Sinan Ateş'e ilişkin bazı bilgileri öldürülmeden önce temin etmek ve cinayetin ardından olaya karışanların gizlenmesine yardımcı olmakla suçlanan Burak Kılıç, Suat Yılmazzobu, Gürsel Horat ve görevden uzaklaştırılan Komiser Talha Atalay'ın da aralarında bulunduğu 8 sanık hakkında da Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin talebi üzerine, dosyanın Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı ana dava dosyasından ayrılan Aykal ve Öktem'in yargılandığı dava ile birleştirilmesine karar vermişti.
Birleştirme kararının ardından dosyada yargılanan sanıkların sayısı 10'a yükselmişti.












