Suna Pekuysal vefatının 18. yılında anılıyor
Türk sinema ve tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden sanatçı Pekuysal, 250'yi aşkın tiyatro oyunu ve 100'e yakın filmde rol aldı
Türk tiyatrosu ve sinemasının unutulmaz karakter oyuncularından Suna Pekuysal, vefatının 18. yılında anılıyor.
Sanat yaşamı boyunca 250'yi aşkın tiyatro oyununda ve 100'e yakın sinema filminde görev alan sanatçı, hem sahnedeki dinamizmi hem de cana yakın oyunculuk tarzıyla Türk sanat tarihinin en üretken isimlerinden biri oldu.
Gerçek adı Suna Belener olan sanatçı İstanbul'da 24 Ekim 1933'te dünyaya geldi. Sanatçı, erken yaşlarda adım attığı sanat yolculuğuna İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümünde başladı.
Pekuysal, İstanbul Şehir Tiyatrosunun çocuk bölümünde sahnelenen "Artist Aranıyor" oyunuyla 1949'da ilk kez seyirci karşısına çıktı. Cahide Sonku, Bedia Muvahhit, Vasfi Rıza Zobu, Hazım Körmükçü, Talat Artemel, Reşit Gürzap, Mahmut Moralı ve Şevkiye Mav gibi Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden eğitim aldı.
İstanbul Şehir Tiyatrosu çocuk bölümünde üç yıl süren eğitim ve sahne deneyiminin ardından 1952'de Darülbedayi dram bölümünde kadroya alınan Pekuysal, "Vahşi Kız" oyunundaki "hizmetçi kız" rolüyle profesyonel tiyatro serüvenine başladı.
Başarılı sanatçı, kariyeri boyunca Elmer Rice'ın "Sokakta", Henrik Ibsen'in "Peer Gynt", Noel Coward'ın "Ne Umurum", Flers-Caillavet'nin "Yufka Yüreklinin Biri", Hidayet Sayın'ın "Topuzlu", Haldun Taner'in "Eşeğin Gölgesi", Shakespeare'in "Romeo ile Juliet" ve "Kısasa Kısas" gibi dünya ve Türk edebiyatının seçkin eserlerinde önemli roller üstlendi.
Radyo seslendirmeleri yaptı
Oyunculuk yeteneğini mikrofon başına da taşıyan usta sanatçı, uzun yıllar "Arkası Yarın" kuşağı başta olmak üzere radyo tiyatrolarında seslendirmeler yaptı. Pekuysal, yaptığı bir açıklamada, radyo temsillerine tutkusunu ve özlemini şu sözlerle aktarmıştı:
"Bak şunun altını çizerek söylüyorum, radyodaki o temsiller vardı ya bir ömürdü onlar benim için. Bugün çağırsalar, 'Haydi gel Suna Pekuysal.' deseler, koşarım yine. Koşmak ne kelime, uçarım, uçarım."
Ses rengi ve diksiyonuyla sinemada da görünmez bir kahraman olan Pekuysal, 1961 yapımı "Güzeller Resmi Geçidi" filminde Türkan Şoray'ın seslendirmesini üstlenerek beyaz perdeye bu alanda da katkıda bulundu.
Usta oyuncu, 1964'te kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Ergun Köknar ile dünya evine girdi ve 1970-1973 yıllarında eşiyle kurduğu "Üsküdar Oyuncuları Topluluğu" çatısı altında sahne aldı.
Pekuysal, Fakir Baykurt'un ölümsüz eserinden uyarlanan "Tırpan" oyunundaki başarılı performansıyla 1980 yılında Avni Dilligil ve Ulvi Uraz ödüllerine layık görüldü.
Tiyatroda yakaladığı başarıyı beyaz perdede de sürdüren sanatçı, Türk sinemasının kurucu isimlerinden Muhsin Ertuğrul'un yönettiği ve Türk sinema tarihinin ilk renkli uzun metrajlı filmi olan 1953 yapımı "Halıcı Kız"ın kadrosunda yer aldı. Pekuysal, Türk sinemasının teknik ve estetik dönüşüm dönemine doğrudan tanıklık eden isimlerden oldu.
Bir dönemin simgesi: Lüküs Hayat
Suna Pekuysal ile özdeşleşen ve kariyerinde zirve noktası olan yapımlardan biri de "Lüküs Hayat" opereti oldu.
İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde 1984'te Haldun Dormen'in rejisiyle sahneye taşınan eser yıllarca kapalı gişe oynadı.
Usta oyuncu Zihni Göktay ile aynı sahneyi paylaşan Pekuysal, müzikaldeki rolüyle 1986 Sanat Kurumu ve 1987 İsmail Dümbüllü ödüllerinin sahibi oldu.
Pekuysal, sanat dünyasına sunduğu katkılar neticesinde, 1998'de Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Nisa Serezli Aşkıner Yaşam Boyu Başarı Ödülü", 2000'de "Belkıs Dilligil Onur Ödülü", 2001'de Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" ve 2003'te "Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü" ile onurlandırıldı.
Resmi olarak emekliye ayrıldıktan sonra da bağını koparmadığı Şehir Tiyatroları'nda konuk sanatçı olarak kariyerine devam eden usta aktrist, Joseph Kesselring imzalı ve Çetin İpekkaya yönetimindeki "Ahududu" oyununda da rol aldı.
Televizyon dizilerinin yaygınlaştığı dönemde ekran yüzü olan sanatçı, "Yeter Anne", "Kadın Savcısı" ve "Ekmek Teknesi" adlı yapımlardaki rolleriyle televizyon izleyicilerinin de gönlünde yer edindi.
Suna Pekuysal, 22 Temmuz 2008'de İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Sanatçının oğlu Saitali Köknar, katıldığı bir söyleşide annesi ile ilgili yaptığı açıklamada, evlerinde 3 bin kitaptan oluşan zengin bir kütüphane bulunduğunu, bu durumun kütüphaneye gitme ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve çocukluktan itibaren yoğun bir okuma alışkanlığı kazandırdığını dile getirmişti.
Annesi Suna Pekuysal'ın akrabalık ilişkilerine önem verdiğini aktaran Saitali Köknar, "Akrabalarla, mahalleyle ilişkiler çok önemliydi. 'Ünlü olduktan sonra değişti.' dedirtmek istemezdi. Ailesinde en büyüğüydü ama en küçük aile bireylerini bile bayramlarda arardı. Asla alkol kullanmazdı. Bu yüzden hayatını çok sıkı bir disiplinle yaşardı." ifadelerini kullanmıştı.
Sanatçının rol aldığı filmlerden bazıları şöyle:
"Can Yoldaşı (1952), Halıcı Kız (1953), Yaprak Dökümü (1958), Bir Bahar Akşamı (1961), Otobüs Yolcuları (1961), Zavallı Necdet (1961), Cilali İbo Zoraki Baba (1961), Minnoş (1961), Hayat Bazen Tatlıdır (1962), Küçük Hanımın Kısmeti (1962), Küçük Hanım Avrupa'da (1962), Küçük Hanımın Şoförü (1962), Aşk Güzeldir (1962), Neşemizi Bulalım (1962), Yedi Kocalı Hürmüz (1963), Kiralık Koca (1963), Şoförler Kralı (1964), Yalancının Mumu (1965), Çalıkuşu (1966), Trafik Belma (1967), Kadın Değil, Baş Belası (1968), Kanlı Nigar (1968), Ayşecik-Yuvanın Bekçileri (1969), Küçük Hanımın Şoförü (1970), Keloğlan Aramızda (1971), Hayat Sevince Güzel (1971), Keloğlan (1971), Keloğlan ve Can Kız (1972), Ben Bir Garip Keloğlanım (1976), İnşaat (2003), Hırsız Var (2005)"













