Kudüs Valiliği: İsrail'in Mescid-i Aksa'ya "baskın süresini uzatması" tehlikeli bir tırmanış

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarda süreyi uzatmasını, "tehlikeli bir tırmanış" ve "Müslümanların duygularına açık bir provokasyon" olarak nitelendirdi.

Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarda süreyi uzatmasını, "tehlikeli bir tırmanış" ve "Müslümanların duygularına açık bir provokasyon" olarak nitelendirdi.

Valiliğin sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, "İsrail işgal makamlarının, ramazan ayı boyunca yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik baskın süresini günlük olarak bir saat uzatma" kararından derin endişe duyulduğu ifade edildi.

Uygulamanın ramazan sonrasında da kalıcı bir politikaya dönüşmesinden ciddi kaygı duyulduğu dile getirilen açıklamada, kararın "Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statükoyu hedef alan tehlikeli bir tırmanış olduğu ve Kudüs, Filistin ve tüm dünyadaki Müslümanların duygularını açıkça provoke ettiği" vurgulandı.

Kararın, "fanatik Yahudi derneklerinin yürüttüğü kışkırtıcı kampanyalarla" eş zamanlı geldiğine işaret edilen açıklamada, bu kampanyalar kapsamında Mescid-i Aksa'nın kapatılması çağrısı yapılan videoların yayımlandığı ve mekanın "Yahudiler için kutsal olduğu" yönünde dini içerikli iddiaların dolaşıma sunulduğu kaydedildi.

Söz konusu durumun "zorla yeni bir fiili durum dayatma ve Aksa üzerinde zamansal ve mekansal bölünmeyi kalıcı hale getirme girişimi" olduğu konusunda uyarıda bulunuldu.

Mescid-i Aksa'nın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet mekanı olduğunun tekrar edildiği açıklamada, işgal makamlarının aldığı tüm kararların "batıl ve gayrimeşru" olduğu, bu tür adımlarla uluslararası hukukun ihlal edildiği belirtildi.

İsrailli fanatik grupların sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarda, ramazan ayında cuma ve cumartesi günleri hariç yerel saatle 06.30 ile 11.30 saatleri arasında Mescid-i Aksa'ya gidilebileceği ifade ediliyor.

Ramazan öncesinde ise söz konusu gruplar, 07.00 – 11.00 ila öğle namazından sonra 12.30–14.00 saatleri arasında Mescid-i Aksa'ya girebiliyordu.

İsrail polisinin sabah saatlerindeki süreyi bir saat uzattığı, öğle namazı sonrası girişlerei ise iptal ettiği kaydedildi.

Mescid-i Aksa baskınları

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

İsrailliler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabet Mescid-i Aksa'ya giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.

İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra'nın yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.

Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüeller icra etmeleri sıkça kameralara yansıyor.

Kaynak: AA " / " + Ahmed Khalifa -