Kılıçdaroğlu(2): "Hangi Ülkede Bu Kadar Rezilliğe Göz Yumulur?"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile arasında yaşanan "köstebek" polemiğine de değindi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile arasında yaşanan "köstebek" polemiğine de değindi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile arasında yaşanan "köstebek" polemiğine de değindi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile arasında yaşanan "köstebek" polemiğine de değindi. CHP Genel Başkanı, "Hangi ülkede bu kadar rezilliklere göz yumulur, bir dön kendine bak, bu kadar tesadüf üst üste gelebilir mi, beni şaşırtan Sayın Başbakan'ın uzun süre sessizliğini koruması ve Kızılcahamam'da konuşması. Kendisine sormuyor, sormuyor musun dönemin İçişleri Bakanı'na, 'kim haber verdi' diye, bu soruyu sormuyorsun, sen hangi ahlaktan bahsediyorsun? Hangi siyasi ahlaktan bahsediyorsun" dedi.

-"VALLAHİ DE BİLLAHİ DE ANLATTIKLARIMIN TAMAMI KÜLLİYEN DOĞRU"-

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta Deniz Feneri köstebeğini açıkladığını hatırlattı. CHP Genel Başkanı, "Ben bunları anlattım. Bekledim, nasıl cevap gelecek, önce Beşir Atalay yazılı bir açıklama yaptı. Dedi ki, 'bunların tamamı külliyen yalandır'. Anladım ki tamamı külliyen doğru. Neden, çünkü 'şurası yanlış, şurası yalan' demesi lazım, diyemiyor. Ne diyor; 'külliyen yalan.' Vallahi de billahi de anlattıklarımın tamamı külliyen doğru" dedi.

-"O TARİHTE Kırıkkale MİLLETVEKİLİ DEĞİL"-

Bir televizyon programına çıkan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ı dinlediğini ifade eden CHP Genel Başkanı, "Size yandaş medya klasiğinden örnek vereceğim. Biri ne soracağını bilmiyor, öbürü nasıl yanıt vereceğini bilmiyor. Ben o tarihte bölgenin milletvekiliyim diyor, benim ofisimden elbette telefon edebilir diyor. Doğruyu da söylemiyor. Çünkü kendisi o telefon görüşmelerinin yapıldığı tarihte Kırıkkale milletvekili değil" şeklinde konuştu.

-"GÖZLER YALAN SÖYLEMEZ, O BEŞİR ATALAY'IN GÖZLERİ OLSA DA"-

2008'de soru önergesini verdiğini hatırlatan CHP Genel Başkanı, "Bana verdiği yanıt, bir sponsor başmış, diyemiyor Deniz Feneri. Zaten gözlerine bakınca doğruyu söylemediğini gözlerden anlıyorsunuz, gözler yalan söylemez. O Beşir Atalay'ın gözleri olsa da" değerlendirmesinde bulundu.

Bir köşe yazarının Kırıkkale Belediye Başkanı ile yaptığı yazıyı hatırlatan CHP Genel Başkanı soru ve yanıtları şöyle aktardı:

"Veli Korkmaz diyor ki, dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay bizim ilimizin milletvekili, birinci yalan bu. O tarihte senin ilinin milletvekili değil. Diyor ki, Sayın Bakan'ın gerek özel kalem müdürü gerek korumaları beni sık sık arar ve bakanın taleplerini iletirler. İtiraf bu. Bakan'ın talebi iletiliyor. Bakan ne demiş, efendim diyor arama yapılacak hazırlıklı olun, kime iletecekler Kırıkkale Belediye Başkanı'na iletecekler."

Koruma müdürünün görevlerini hatırlatan CHP Genel Başkanı, "Koruma müdürleri bakanların taleplerini bildirmezler. Sanki bu ayrıntıları bilmiyormuşuz gibi.

-"KİMİN ÜSTÜNE KAYITLI O DA BİZDE VAR"-

Konuştukça batıyorlar. Koruma müdürü, Kırıkkale Belediye Başkanı'nı resmi telefondan arıyor. Arıyor, ne yapması lazım. Arkadaşıysa aynı telefondan Mustafa Çelik'i araması lazım. Aynı telefondan aramıyor. Bir başkasının üzerine kayıtlı olan cep telefonundan Mustafa Çelik'i arayarak sabit telefon istiyor. Kimin üstüne kayıtlı o da bizde var. Ailecek görüşüyoruz diyor. Allah aşkına siz ailecek gece yarısında belediyeden mi görüşüyorsunuz. Sen aileni çoluk çocuk o saatte belediyeyi mi getirdin? Çünkü sabit telefon, belediyenin telefonu. Belediyenin telefonundan kalkıp sen gece Mustafa Çelik'i arıyorsun. Aileler konuşacakmış, git evinden konuş. Bir yalan daha, akşam eve gelmişim diyor, hangi eve gelmişsin, eve gitmemişsin kardeşim, belediyedesin, haber yetiştirmek peşindesin. Konuştukça batıyorlar. Biz bunun peşini bırakmayacağız."

-ORASI YOL GEÇEN HANI MI?

Beşir Atalay'ın, "Benim ofisimden herkes aranıyor" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Orası yol geçen hanı mı? İkincisi o tarihte ben bölgenin milletvekiliyim diyor Beşir Atalay, sen milleti kandırıyorsun. O tarihte sen Kırıkkale'nin değil Ankara'nın milletvekilisin. Niye doğruyu söylemiyorsun bu millete. ve diyor ki korumaya sordum koruma ne söylediğini hatırlamıyor. Sonra gazetelerden öğrendik, bakan Kırıkkale'ye gidecekti onu haber verdim. Onu da araştırdım, bakan ertesi gün Kırıkkale'ye gitmiyor, Irak'a gidiyor" şeklinde konuştu.

-"EY AHLAK NEREDESİN ÜÇ KEZ KAPIYA VUR, BELKİ AKP DUYAR"-

"Ey ahlak neredesin üç kez kapıya vur, belki AKP duyar" diyen CHP Genel Başkanı, "14 Ekim 2009 gece saat 22.30, haber veriyorsun. 15 Ekim delilleri karartmak için bir gününüz var. 16 Ekim arama kararı, bu kadar tesadüf olur mu" diye sordu.

-FIKRA ANLATTI-

Grup toplantısında konuyu bir fıkra ile anlatan CHP Genel Başkanı, şöyle devam etti:

"Adam şüpheleniyor, karım beni aldatıyor mu diye. Dedektif tutuyor. Bak bakalım, bir kuşkuya kapıldım diyor. Parasını alıyor, başlıyor izlemeye. Adam sabah işine gittikten sonra kadın bir süre sonra süslenip püslenip dışarı çıkıyor. Bir pastanede genç yakışıklı birisiyle buluşuyorlar. Adam hepsini fotoğraflıyor, sonra adamın evine gidiyorlar. Kadın soyunuyor, adam ceketini çıkarıyor. Tam o ara bakıyor, perdeler açık. Hemen perdeyi kapatıyor. Dedektif diyor ki vallahi budan ötesini tespit edemedik, çünkü perdeleri kapattılar. Adam dizine vuruyor, bak diyor gene ispat edemedik"

-"BİR DÖN KENDİNE BAK"-

"Hangi ülkede bu kadar rezilliklere göz yumulur, bir dön kendine bak, bu kadar tesadüf üst üste gelebilir mi" diye soran CHP Genel Başkanı, "Beni şaşırtan Sayın Başbakan'ın uzun süre sessizliğini koruması ve Kızılcahamam'da konuşması. Kendisine sormuyor, sormuyor musun dönemin İçişleri Bakanı'na, kim haber verdi diye, bu soruyu sormuyorsun, sen hangi ahlaktan bahsediyorsun, hangi siyasi ahlaktan bahsediyorsun" dedi.

-"AR DAMARI PATLAYAN İNSANDAN HİÇBİR ŞEY BEKLENMEZ"-

Bir yargı belgesinde güzel bir cümle olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz. Hırsız evin içinde kilit işe yaramıyor. İnsanın ar damarı patlamışsa istediğiniz belgeyi koyun ar damarı patlayan insandan hiçbir şey beklenmez.Bir şeyin arkasını bırakmayacağız. Bize atılan iftiraların arkasını bırakmayacağız. Bugüne kadar bıraktık, bundan sonra bırakmayacağız" diye konuştu.(ANKA/DEVAM)

(MG/ÖMR) - Ankara

Kaynak: ANKA