Kastamonu'da "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif" programı düzenlendi

Kastamonu'da '4 Şehir 4 Mekan 4 Akif' programı düzenlendi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayesinde yürütülen "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif" programı kapsamında, "Mehmet Akif Ersoy'da Cesaret ve Kastamonu Günleri" sempozyumu gerçekleştirildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayesinde yürütülen "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif" programı kapsamında, "Mehmet Akif Ersoy'da Cesaret ve Kastamonu Günleri" sempozyumu gerçekleştirildi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde Sezai Karakoç Konferans Salonu'nda düzenlenen sempozyumda, Mehmet Akif Ersoy'un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ele alındı, Kastamonu'nun Milli Mücadele sürecindeki yeri ve İstiklal Yolu'nun önemi değerlendirildi.

Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, burada yaptığı konuşmada, Ankara'ya uzanan İstiklal Yolu'nun başlangıç şehri olan Kastamonu'nun bu anlamda çok büyük bir gurura sahip olduğunu söyledi.

Kubalı, "Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu büyük bir devlettir ve sonsuza dek yaşayacaktır." dedi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise Mehmet Akif'in eserleri ve vaazları incelendiğinde, onun milletine yalnızca moral vermekle yetinmediğini belirterek, "Mehmet Akif, şuur, mücadele ve mesuliyet duygusu kazandırmayı hedefliyordu. Akif, toplumu sarsan büyük krizler karşısında teslimiyeti değil direnişi, yılgınlığı değil ümidi, dağınıklığı değil birliği, korkuyu değil cesareti öne çıkarmıştır." ifadesini kullandı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da "Korkma" demenin sadece, "Kendine gel" anlamına gelmediğine işaret ederek, "Peygamberimiz hicretinde Hz. Ebubekir'in korktuğu, düşmanların geldiği anda, 'Korkma, Allah bizimledir' aslına göndermesidir. 'Ümitsizlikten, imkansızlıktan, yalnızlıktan, hakkın yanında kalmaktan ve milletin kaderine sahip çıkmaktan korkma' demektir. Mehmet Akif'in cesareti sadece gürültü değildi, derin bir duruştu. Gösterişli değildi, sahiciydi, gerçekçiydi, sözde değildi." diye konuştu.

Proje koordinatörü Gazi Doğan ise askeri güçle Türkiye'yi işgal edemeyecek unsurların toplumu ikiye bölmeye gayret ettiğini, bu durumun tarihin birçok döneminde ortaya çıktığını anlattı.

Milli Mücadele'de Mehmet Akif'in izlediği yolun, onun karakterinin izdüşümlerini yeniden okuyarak idrak edilmesi gerektiğini dile getiren Doğan, "Birlikten ayrılmamalıyız. Meriç de bizim, Fırat da bizim, Dicle de bizim, bunların arasında kalan yerler de bizim. Onun için memleketimiz üzerinde herhangi bir düşüncesi olanlar tarihimize bakabilirler, idrak edebilirler. Özellikle gençlerimiz, yarının Türkiye'si sizin eseriniz. Bu şuurla Akif'i yeniden okumayı ve anlamayı zihnimize kazırız." değerlendirmesinde bulundu.

Sempozyum, akademisyenlerin sunumlarının ardından sona erdi.

Sempozyuma, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Kaynak: AA / Elifnur Önder
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.