İstanbul: Sedat Edip Bucak Davasında Karar Çıktı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DYP Eski Milletvekili Sedat Edip Bucak, Susurluk'ta 3 Kasım 1996'da Meydana Gelen Trafik Kazasından Sonra "Cürüm İşlemek İçin Çete Kurmak" Suçlamasıyla Açılan Davada, 1 Yıl 15 Gün Hapis Cezasına Çarptırıldı.

DYP eski milletvekili Sedat Edip Bucak, Susurluk'ta 3 Kasım 1996'da meydana gelen trafik kazasından sonra "Cürüm işlemek için çete kurmak" suçlamasıyla açılan davada, 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti Sedat Bucak'ın iyi halini göz halinde bulundurarak cezayı erteledi. Silahına el konulan Sedat Bucak'ın 2 yıl gözlenmesine, aynı suçu işlediği taktirde 1 yıl 15 günlük cezayla birlikte işlediği suçun cezasını da almasına karar verildi.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık avukatları Tümer Bacanlı ve Bucak aşiretinden yüzlerce kişi katıldı. Mahkeme salonunu dolduran aşiret üyelerinden bazıları mahkemenin kararını dışarıda bekledi. Duruşmada sanık avukatları Sedat Bucak'la hakkındaki son savunmalarını yaptı.

Sanık avukatı Tümer Bacanlı, "Daha önceki davalara katılan sanıkların da belirttiği gibi müvekkilim olan Sedat Edip Bucak hakkında iddianameden belirtilen iddiaların hepsi asılsızdır. Müvekkilimin ailesi Şeh Sait İsyanı'nı da dahil devletin yanında olmuştur. Tanık albayların da belirttiği gibi PKK terör örgütünün en yoğun olduğu dönemlerde devletin yanında olup terör örgütüne karşı kendi aşiretinden sağladığı köy koruyucularıyla devletin yanında olmuştur. Abdullah Çatlı'yı, Abdullah Çatlı olarak hiç bir zaman tanımamıştır. PKK'nın Suriye üzerinden Diyarbakır'a geçmesi olaylarından sonra Mahmet Ağar, Sedat Bucak'ı çağırdı" dedi.

Bacanlı, Bucak'ın Ağır'ın teklifini kabul ettiğini ve hata yapmamak üzere dönemin üst düzey komutanlarına müracaat ettiğini konuyla ilgili bilgi verdiğini söyledi. "Leyla Zana ve arkadaşları Sedat Edip Bucak'a gelerek amcasına yaptıkları saldırıdan dolayı özür dileyerek bize Apo'nun telefonunu Sedat Bucak'a vermek isteyerek 'Ya sen ara ya da o seni arasın' dediler. Bizim amacımız emniyet, kamu, askeri merciler olduğunu söylediler" diyen Bacanlı, müvekkilinin savunmasına şöyle devam etti:

"Bucak da bunun üzerine yüksek rütbeli askeri ve polis yöneticiler ve MİT'le yapılan görüşmeyi aktardı. Görüşme sonucunda da MİT, Bucak'a bir çevirmen verdi. Bu grupla tekrar buluşun üzerinizde bir dinleme cihazı olsun söylenenler kayda alınsın. Bunun üzerine Bucak ve kendi adamı olarak gösterdiği MİT çalışanı Dedeman Otel'de Leyla Zana ve grubuyla bir araya geldi. Oradaki grup aynı teklifi tekrar sundu. Sedat Bucak'ta onların teklifini reddetti. Ayrıca iddianamede belirtilen Bucak'ın yazıhanesinde 100 adet kaleşnikof silah olduğu iddiasını kabul etmiyoruz. Bu silahlar olsa bile yazıhanede olamaz kullanılacak olsa dağda kullanılır. Sedat Bucak'ın daha önce Susurluk'ta mahkum olanlarla bir dostluğu vardı. Abdullah Çatlı'yı Sedat Bucak'la Mehmet Özbay olarak tanıştırdılar. Çatlı çok büyük bir MİT elemanıdır. Çatlı emniyette çok kullanılmıştır. Bu grup içinde Çatlı Sedat'la tanıştırıldı. Abdullah Çatlı, Bucak'ı terör uzmanı olarak tanıdı. Abdullah Çatlı'nın belgeleri düzenlenirken ve bütün bunlar yapılırken, Sedat'ın bunların hiç birinden haberi yoktu. O dönemde ayın 6'sında belirlenen korumalar Sedat'a verilmek istendi. Ancak Sedat bunu kabul etmedi. Haluk Kırcı'yı Sedat'ın Siverek'te gördüğü ve tanıştığı şeklinde bir ifade var. Fakat Sedat, Haluk Kırcı'yı hiç görmemiş. TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu'nda Mesut Yılmaz'ın verdiği ifade bizim dava dosyamızda yer aldı. Kimse bir şey demedi. Ama aynı şekilde Şemdinli Araştırma Komisyonu'nda verilen ifadeler Şemdinli Davası'nın dosyasına konuldu, bu 'Etik değildir' denildi. Ama bizim dosyamıza ifadeler konulduğunda kimse bir şey söylemedi. Ben burada soruyorum bu yapılan etik miydi?"

Daha sonra söz alan avukat Şevket Küçük, "27-07-2004'te çıkan beraat kararı temyiz edilerek 3 sayfa halinde yargıtayca bozuldu. Bu bozma kararı zorla yapılmıştır. Hak etmedik. Devlet tüm istihbarat teşkilatının bilmediğini Sedat Bucak nasıl bilecek. Fatih Bucak ifade vermemiştir. Verseydi hiçbir şey söylemimize gerek kalmazdı. Sedat Bucak hasım olarak görülmüş ve ifadesinin kabul edilmediği söylenmiştir. Devletin düşmanı olan kişiler konusunda Sedat Bucak kendisini ve ailesini tehlikeye atmıştır" diye konuştu.

Mahkeme heyeti verilen aranın ardından Susurluk Davası kapsamında yargılanan eski DYP milletvekili Sedat Bucak'a 1 yıl 15 gün hapis cezası verdiğini açıkladı. Mahkeme heyeti Sedat Bucak'ın iyi halini göz halinde bulundurarak cezayı ertelendi. Silahına el konulan Sedat Bucak'ın 2 yıl gözlenmesine aynı suçu işlediği taktirde 1 yıl 15 günlük cezayla birlikte işlediği suçun cezasını almasına karar verildi.

Kararın açıklanmasının ardından adliyeden çıkan sanık avukatı Tümer Bacanlı, kararı kabul etmediklerini söyledi.

Ahmet Bucak'ın korumaları ise basın mensuplarının görüntü almasını engellemeye çalıştı. Korumalar ve basın mensupları arasında zaman zaman gerginlik yaşandı.

Sami Hoştan ise "Bu ceza çok rezil bir cezadır bu adam suçlu değil ki ne yaptı" diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı