Hasta Bulunamayınca Böbrek Takılamadı

Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bağışlanan böbrekleri için 3 aday çağrıldı, birine nakledildi, ikisi ileri yaş ve kalp sorunları nedeniyle riskli bulununca bir böbrek kullanılamadı.
Kurban Bayramı'nın ilk günü Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bağışlanan böbrekleri İzmir'e Ege Üniversitesi Hastanesi'ne getirildi. 2 böbrek için 3 aday çağrıldı, birine nakledildi, ikisi ileri yaş ve kalp sorunları nedeniyle riskli bulununca bir böbrek kullanılamadı.
Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi'nden yedek hasta listesi istedikleri halde yanıt alamadıklarını belirten Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun, "Sistemdeki kurgulama hatasından böbreği kullanamama durumunda kaldık, iade ettik. Çok üzücü, öncelikle organı bağışlayan aileden özür dilenmeli." dedi.
Muğla'nın Kavaklıdere ilçesi'nde, geçen 1 Kasım'da odun kesmek isterken devrilen ağacın altında kalınca ilçe devlet hastanesine kaldırılan, ardından Muğla Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen 2 çocuk babası, 44 yaşındaki Fahri Sarıkavak, tüm çabalara karşın kurtarılamadı. Kurban Bayramı'nın birinci günü beyin ölümü gerçekleşen Sarıkavak'ın organları bağışlandı. Ege Üniversitesi Hastanesi'nden Muğla'ya giden ekip, bağış organları çıkartarak İzmir'e getirdi. Kornea ve kalp kapakçıkları da bağışlanan Sarıkavak'ın karaciğeri dün sabah Doç.Dr. Murat Sözbilen başkanlığındaki ekip tarafından 2 çocuk babası, 59 yaşındaki Zeki Öngen'e takıldı. Bağış iki böbreğin nakledileceği aday hastalar belirlendi ve çağrı yapıldı. Muğla'nın Milas ilçesinde oturan 44 yaşındaki Muammer Alan ile Manisa'nın Soma İlçesi'nden 65 yaşındaki Mükerrem Gürel ve Manisa'dan 61 yaşındaki Zinnur Uzel çağrıldı. 3 hastanın da doku tetkiki uygun çıktı. Bodrum Belediyesi'nden malülen emekli Muammer Alan, Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun başkanlığındaki ekip tarafından operasyona alınırken, önce Gürel, ardından da Uzel'in anestezi ve kalp konsültasyonları sonucunda nakil operasyonunu kaldıramayacakları ortaya çıktı. İki hasta da bu riskler altında nakil olmayı reddedince, bağış böbreklerden biri kullanılamadı.
"YEDEK HASTA LİSTESİ İSTEDİK, GELMEDİ"
Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 1987 yılında böbrek nakline başlayan ve bugüne kadar 1000'in üzerinde nakil yapan Prof.Dr. Hoşcoşkun, kadavra organlardan alıcıların Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi'nde (UKM) tutulan listelerden belirlendiğini vurguladı. Kendilerine 3 aday isim verilince yedek liste istediklerini belirten Prof. Dr. Hoşcoşkun, şöyle konuştu:
"Listeden 2'si 60 yaş üstünde 3 hasta adı verildi. 2 hastanın yaşının ileri olduğu, 3 hasta sayısının az olduğunu belirterek yedek liste verilmesi istendi. Ama merkezden bu liste verilmedi. Sonuçta 3 hasta içerisinden seçim yaptık. Muammer Alan'a taktık. İki hastanın konsültasyon sonunda riskli oldukları söylendi, hastalar nakil olmayı kabul etmedi. Hastalar ameliyatı kabul etmeyince bağış böbreği kullanamdık. Bunu UKM'ye bildirdik. Bu tür sorunlara karşı biz her zaman yedekli çalışılırız. Ama bu kez alternatif yoktu. O böbreği takamazsanız, 'Takamadık' diye bırakamazsınız, başka bir hastaya takmanız, bunu hazırlamanız gerekir. Yıllarca böyle yapıyorduk. Bir böbrek için en az 3-4 hasta çağırırız. Ama bu sefer maalesef UKM bu konudaki taleplerimize cevap vermedi. Biz de bize verilenler içerisinde hareket etmek zorundaydık. Kendilerine durumu bildirdik. Bir böbreği kullandık, diğerini kabul etmedikleri için takamadık, takamadığımız için böbreği kendilerine iade ettik."
2000 Yılında Ulusal Koordinasyon Sistemini kuran ve 5 yılı aşkın süre başkanlığını yapan kişi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Hoşcoşkun, isim vermeden eleştirilerde bulundu. Sistemin başındakileri sorumsuzlukla suçlayan Hoşcoşkun'un iddiaları şöyle:
"Malesef ilk kez böyle bir durumla karşılaştık. Üzücü, hoş olmayan bir durum. Burada bağışlanmış bir organ var, kullanabilecek hastalarınız var ama nedense bir sistem hatası ya da sistemdeki kurgulama yanlışlığı nedeniyle bu organı kullanamama gibi bir durumla karşı karşıya kalıyorsunuz. Neden kaynaklandığını bilmiyorum ama ben 5 yıl süreyle başkanlığını yaptığımda telefonum 24 saat 365 gün açıktı. Herkes bana her an ulaşabiliyordu. Ulusal Koordinasyon Merkezi Başkanı, yalnız böbrek naklini kastetmiyorum, organ naklinin Türkiye'deki alt yapısından, organizasyonundan sorumlu olan, bu konuda politika geliştiren, sistemi uygulayan, başında bulunan insandır. 7 gün 24 saat hizmet verecek olan insan varsa orada durması gerekir. Orada görevli olan memur, personel bu işi bilmez ki. Kağıt üzerinde bu işe bakar, bunun başında bulunması gereken hekimin bu sorumluluğu üstlenmesi gerekir, böyle olmamasını sağlaması gerekir. Bu bir sorumluluk işi. Bu organ buraya gelinceye kadar ne tür badireler atlatılıyor. Bayramın birinci gününden beri buradayız, bugün üçüncü günü. Benim dışında görünmeyen bir sürü kahramanlarımız var, 70-80 kişi çalışıyor ve sonuçta görüyorsunuz organı kullanamıyoruz. İnsanlar bir başkasında bu organlar can bulsun, sağlığa sağlık katsın diye bağış yapıyorlar. Gönüllük, Allah rızası için, vatan millet sevgisiyle yapılan bir şey. Meseleye hukuki açıdan da bakılması gerekir. Çünkü burada bağış organın kullanılamaması, amme yararına olan bir hizmetin yapılamaması söz konusudur. Öncelikle organı bağışlayan aileden özür dilenmelidir. Kimin dileyeceğini vatandaşlarımız tahmin eder."
Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun, bu konuda Sağlık Bakanlığı'na söyleyeceği bir şey olmadığını belirterek, "Bu konudaki görüşlerimizi bilimsel toplantılarda defalarca söyledik ama maalesef sonuç alınamamıştır. Alınsa, sonuç bunlar olmazdı. Bizim zamanımızda herkes gelip yanlışı, eksiği konuşur, tedbirimizi alırdık. Şimdi itiraz etmeyen, söylemeyen, konuşmayan insanları getiriyorlar oraya. Ehil insan olamadıkları belli. Yedek hasta listesi istedik, göndermediler. Muhatap var cevap yok" dedi.
Prof. Dr. Hoşcoşkun, kullanamadıkları bağış böbreği sisteme iade ettiklerini, başka bir hastaya kullanılıp kullanılmadığını bilemediğini söyledi. Kadavra böbreğin 72 saat içinde uygun hastaya nakledilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun, en geç 16-17 saat süre içinde nakil yaptığını, 35 saati bulan beklemelerde organdan yararlanma şansının çok düştüğünü söyledi. - İzmir















