Gülşah Deniz Atalar: "Teknoloji Yasaklarla Yönetilemez"
CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Gülşah Deniz Atalar, "Buradan iktidara açıkça sesleniyoruz: Teknoloji yasaklarla yönetilemez. BTK’yı bir dijital sansür dairesi gibi kullanmaktan vazgeçin. CHP olarak biz; özgür ve güvenli internetin, hukuki denetim altında ama asla keyfi olmayan düzenlemelerin, yerli teknoloji üreticisinin ve dünya ile rekabet eden Türk gençliğinin yanındayız. Gelecek, fişi çekerek değil; akıl, hukuk ve özgürlükle kurulur" dedi.
(ANKARA) - CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Gülşah Deniz Atalar, "Buradan iktidara açıkça sesleniyoruz: Teknoloji yasaklarla yönetilemez. BTK'yı bir dijital sansür dairesi gibi kullanmaktan vazgeçin. CHP olarak biz; özgür ve güvenli internetin, hukuki denetim altında ama asla keyfi olmayan düzenlemelerin, yerli teknoloji üreticisinin ve dünya ile rekabet eden Türk gençliğinin yanındayız. Gelecek, fişi çekerek değil; akıl, hukuk ve özgürlükle kurulur" dedi.
CHP PM üyesi Gülşah Deniz Atalar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hazırladığı 15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağını da öngören yasal düzenlemelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Deniz Atalar, şunları kaydetti:
"İktidarın yasak ve engellemelerle şekillenen yönetme anlayışı, bugün dijital oyunlar üzerinden yeni bir denetim ve sansür mekanizması oluşturma girişimiyle bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 5651 sayılı Kanun'da değişiklikler öngören düzenleme taslağı; Türkiye'nin dijital egemenlik anlayışını daraltan, gençlerin özgürlük alanlarını hedef alan ve teknoloji ekosistemini ciddi biçimde tehdit eden bir müdahale niteliği taşımaktadır. Taslak, yalnızca dijital oyunları değil; 15 yaş altına sosyal medya yasağı getirilmesini de içeren hükümlerle, dijital alanın tamamını kapsayan yeni bir idari kontrol ve sınırlama çerçevesi oluşturmaktadır. Bu yönüyle metin bir sosyal politika belgesi değil, dijital alanı merkezi ve keyfi bir idari denetime açma girişimidir. Metin hazırlanırken uzmanların, akademisyenlerin ve ilgili STKların görüşleri de alınmamıştır. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesi bu düzenlemeyle yeniden açıkça ihlal edilmektedir."
"Bu taslak, Türkiye'de gençler ve teknoloji ekosistemi açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğuracaktır"
BTK'ya yönetmelikle, herhangi bir yargı kararı olmaksızın ve ucu açık kriterlerle geniş yetkiler verilmesinin, idarenin fiilen yargı yerine geçirilmesi anlamına geldiğini savunan Atalar, "Bu düzenleme, uzun süredir dijital alanı idari iradeye tabi kılma ve siyasi kontrol altına alma yönünde izlenen politikanın, bu kez sosyal medya ve dijital oyunlar üzerinden derinleştirilmesidir. Uluslararası alanda kabul gören PEGI ve ESRB gibi derecelendirme sistemlerini fiilen işlevsiz hale getiren yaklaşım, özellikle bağımsız oyun geliştiricileri açısından ağır bir bürokratik yük yaratmaktadır. Oyun sağlayıcı ve oyun dağıtıcı tanımları üzerinden getirilen yükümlülükler, küresel platformlara 'ya uy ya çekil' dayatması anlamına gelmektedir. Öngörülen yaptırımlar ve içerik çıkarma zorunlulukları, platformları fiilen kullanılamaz hale getirecek ve şirketleri Türkiye pazarından çekilmeye zorlayacaktır. Bu taslak, oyun tutkunlarının ülkesi olan Türkiye'de gençler ve teknoloji ekosistemi açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğuracaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye'nin bölgesel merkez olma iddiası taşıdığı e-spor ekosistemi ciddi zarar görecektir"
Atalar, çocukları dijital risklerden korumanın herkesin görevi olduğunu, ancak 15 yaş altına getirilen toptan sosyal medya yasağı ve dijital oyunlara yönelik sıkı idari denetimin, koruyucu bir sosyal politika niteliği taşmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Ebeveyn denetimi adı altında getirilen yükümlülükler, platformlara içerik kaldırma ve erişim sınırlama sorumluluğu yükleyen dolaylı sansür araçlarına dönüşmektedir. Aşırı yasakçı yaklaşımlar çocukları güvenli ve denetlenebilir alanlardan kopararak VPN ve kayıt dışı kanallara yönlendirmektedir. Gerçek koruma; dijital okuryazarlığın artırılmasıyla, ailelerin bilinçlendirilmesiyle ve şeffaf, ölçülü düzenleme mekanizmalarıyla mümkündür. Türkiye bugün oyun yazılımı ve dijital içerik üretiminde küresel ölçekte yükselen ülkelerden biridir. Bu yasakçı anlayış; yerli oyun stüdyolarının yurt dışına taşınmasına, yatırımların durmasına ve nitelikli beyin göçünün hızlanmasına yol açacaktır. Aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel merkez olma iddiası taşıdığı e-spor ekosistemi de bu belirsizlik ortamında ciddi zarar görecektir."
"Dijital oyunlar ve sosyal medya, yalnızca eğlence veya iletişim alanları değil"
Dijital oyunlar ve sosyal medyanın, yalnızca eğlence veya iletişim alanları değil; yaratıcı kültür endüstrilerinin en dinamik sektörleri ve aynı zamanda kültürel etki üretiminin başlıca mecraları olduğunu vurgulayan Atalar, "Bu alanlara yönelik her müdahale, ekonomik sonuçlarının yanı sıra gençlerin kültürel dünyası üzerinde hegemonya kurma arzusunu da açığa çıkarmaktadır. Buradan iktidara açıkça sesleniyoruz: Teknoloji yasaklarla yönetilemez. BTK'yı bir dijital sansür dairesi gibi kullanmaktan vazgeçin. CHP olarak biz; özgür ve güvenli internetin, hukuki denetim altında ama asla keyfi olmayan düzenlemelerin, yerli teknoloji üreticisinin ve dünya ile rekabet eden Türk gençliğinin yanındayız. Gelecek, fişi çekerek değil; akıl, hukuk ve özgürlükle kurulur." dedi.











