Gülistan'ın ablası Aygül Doku: Hayvanın avına yapmayacağı kötülükleri yapmışlar
Haber Videosunu İzle 
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Doku ailesinden DNA örneği alınırken, Gülistan'ın ablası Aygül Doku konuştu. Doku, "Zaten kızımızı çok canice öldürmüşler, 6 yılda bir hayvanın doğada kendi avına yapmayacağı kötülüğü bize yapmışlar. Bizim tek isteğimiz, kızımızın bir an önce naaşının bulunmasıdır. " dedi.
- Gülistan Doku'nun anne ve babasından alınan DNA örnekleri, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in aracındaki izlerle karşılaştırılacak.
- Ablası Aygül Doku, Gülistan'ın canice öldürüldüğünü ve Tuncay Sonel'in mal varlığına el konulması gerektiğini belirtti.
- Soruşturma kapsamında baş şüpheli Tuncay Sonel hakkında insan öldürmeye yönelik deliller toplanıyor.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılarak Gülistan Doku'nun annesi ve babasının DNA örneklerinin alınması istendi. Talebin ardından Ergani ilçesinden Diyarbakır'a gelen Gülistan Doku'nun anne ve babasının DNA'ları Adli Tıp Kurumundan alındı. Alınan örneklerin, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in aracındaki izlerle karşılaştırılacağı öğrenildi.
Sürece ilişkin bilgi veren ailenin avukatı Ali Çimen şunları söyledi: "Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırlık dosyasında baş şüpheli Tuncay Sonel, işlediği kişisel suçlardan dolayı yargılanıyordu. Yargılanmasının temelini de görevi sırasında yapmış olduğu örtbasa yönelik eylemler oluşturuyordu. Bugün itibarıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'dan kapsamlı ve çeşitli şekilde DNA'ları alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün ortak bir çalışmasıyla DNA incelemesi yapılacak dosyada. Bunun dosyamız açısından önemi şu; şu ana kadar biliyorsunuz bizim de taleplerimiz hep o yönlüydü.
"TUNCAY SONEL YÖNÜNDEN SORUŞTURULUYOR"
Baş şüpheli Tuncay Sonel'in insan öldürmeye yönelik eyleminden de hakkında bir soruşturma yürütülmesi gerektiğidir. Bu işlem ile biz görüyoruz ki artık onunla ilgili, insan öldürülmeye yönelik olarak da delillerin toplandığını görüyoruz. Bunu Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yapıyor. Bunun bilinmesi gerekir. Tuncay Sonel suç soruşturması kapsamında alınan bir DNA bu ve burada bir de çeşitlilik var, bir gelişme var. Tabii dosyanın gizliliği yönünden bizim de onu söylememiz doğru olmaz. İşlemler tamamlandıktan sonra ama tabii ki çok ciddi bir ilerleme sağlandı.
Ondan dolayı da buna ihtiyaç duyuldu. Dosyamız açısından dediğim gibi katkısı artık Tuncay Sonel yönünden ve insan öldürmeye yönelik olarak soruşturma işlemleri yapıldığını görüyoruz. Anneden, bizim duyduğumuz kadarıyla saç, doku, kan ve tırnak örnekleri alındı. Çok kapsamlı bir araştırmaydı. Çok kapsamlı bir yazı hazırlanmıştı. Çok titiz bir soruşturma yürütüldüğünü görüyoruz. Soruşturmanın sonuçlarını bekliyoruz artık."
"TUNCAY SONEL BU SERVETİ NREDEN GETİRMİŞ?"
Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku da şu ifadeleri kullandı: "Geldiğimiz aşamada bugün annemden ve babamdan DNA örneği alındı. Çok ciddi bir şekilde çalışmalar sürdürülüyor. Zaten kızımızı çok canice öldürmüşler, 6 yılda bir hayvanın doğada kendi avına yapmayacağı kötülüğü bize yapmışlar. Bizim tek isteğimiz, kızımızın bir an önce naaşının bulunmasıdır. Anne ve babamın dünyadayken o mezar taşında bir Fatiha okuması, 6 yıldır anne babamızın zaten tek isteği, ailemizin tek isteği bu. Düşünün ki dönemin valisi Tuncay Sonel, kızımızı koruması gereken, bize evladımızı vermesi gereken kişiydi. Oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından kızımız canice öldürülmüş ki bu gizli tanık beyanı Şubat'ın. O yetmemiş. O da bizi ve devletin bütün kurumlarını köprüye götürüp, 220 günden daha fazla bizi köprüde mağdur etmiştir. Sadece bunlar değil. Tuncay Sonel ki bu serveti nereden getirmiş; bilmiyorum.
"BU ŞEYTANIN MAL VARLIĞINA EL KONULMALI"
Özellikle bakanlarımıza buradan çağrımızdır. Bir an önce bu şeytanın mal varlığına el konulması gerekmektedir. Milyonlarca lira para harcanmış. Bu parayı nereden getirmiş de kızımızın bütün delillerini bu kadar silebilmiş? Bu yüzden daha fazla delil silmemesi adına, daha fazla insan satın almama, insanın vicdanını satın almama adına bunun mal varlığına el konulması elzemdir ki sayın savcılarım ve bakanlarımız bu konuyu bizden daha iyi biliyor ve takip de ediyorlar. Tek isteğimiz, bir an önce kızımızın naaşına ulaşmaktır.
Bizim isteğimiz; bu canilerin bakın bir değil, iki değil, üç değil, hastane kayıtlarını silene kadar, sim kartını silene kadar bir sürü kişi bu olayın içinde. Bir suç şebekesi var Tuncay Sonel'in. Bu suç şebekenin adalet önünde hesap vermesini istiyoruz ki ülkemizde yaşayan hiçbir genç kızımıza, hiçbir çocuğumuza bir daha bu kadar canice cüretkar davranmasınlar."
"BU DAVANIN PEŞİNİ BİZ BIRAKSAK, TÜRKİYE BIRAKMAZ"
Aygül Doku, "Çok zor yıllar geçirdik, geçiriyoruz. Sabahları biz Gülistan'ı uyandırmaya kıyamazdık. Çok büyük bir kötülük. Ama biz umutluyuz, kızımızın en azından bir saç teline ulaşabileceğimizi umut ediyoruz. Gülistan'ımızın naaşı bulunmadan da bu katiller, bu caniler, bu örtbasçılar, bu tecavüzcüler adalete hesap vermeden de bu davanın peşini biz bıraksak, Türkiye bırakmaz. Tuncay Sonel her şeyi şeytanca hesaplamış ama hala şeytanlığını devam etmeye çalışıyor. Diyor ki 'Ailenin isteği üzerine ben su çalışmalarını devam ettirdim.' Çok basit bir şekilde çürütülebilir. Eski haberlerimize bakıldığı zaman, köprüye bakıldığı zaman biz ilk günden beri zaten kızımızın intihar etmediğini söyleyen bir aileydik. Şimdi siz evladınızı tanımaz mısınız? Biz dedik ki kızımız bizi aradı, eve gelecekti. Gülistan saçını boyamaya kıyamazdı. 'Nasıl canına kıysın' diyorduk. Biz, 'Kızımız intihar etmedi' dedikçe, Tuncay Sonel bizi o köprüye götürüyordu. ve dalgıç ağabeylerimiz ki emekleri çok büyüktür. Tekrar emeklerine sağlık. Çalışıyorlardı. Sonuçta görevlerini yapıyorlardı. Onlar ısrarla, 'Gidin, kızınız burada yok' denilen emekçilerdir. Dalgıç ağabeylerimiz de tanık olarak dinlenilebilir. Dalgıç ağabeylerimize en son dediler ki 'Aileye bilgi vermeyin. Gülistan burada yok' diye. Onlar ona rağmen gelip, bize bilgi verdiler. Dayanamıyorlardı. 'Bu sizi kandırıyor' diyordu. Tamamen Tuncay Sonel'in iddiasının yalan olduğu geçmişteki bir yaptığımız haberle bile çürütülebilir" dedi.















