Ruh sağlığında yapay zeka tartışması: Asıl mesele semptom değil ilişki

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ABD'de yapılan araştırmaya göre her 5 gençten 1'i ruh sağlığı için yapay zeka sohbet robotlarına başvuruyor. Uzmanlar ise yapay zekanın insan terapistlerin yerini alamayacağını ve denetimsiz kullanımın tehlikeli olabileceğini belirtiyor.

Birçok kişinin çeşitli amaçlarla kullandığı yapay zekaya son dönemde özellikle gençler ruh sağlığı soruları için terapi amaçlı başvursa da uzmanlar bu duruma tereddütle yaklaşıyor.

Gençler arasında yapay zeka araçlarının terapi amaçlı kullanımı giderek yaygınlaşıyor.

Uzmanlar yapay zeka ile terapiye temkinli bakarken, yapay zekanın, insan terapistlerin yerini alıp alamayacağı tartışılıyor.

Jama Network dergisinde yayımlanan araştırmada ABD'de 12-21 yaş gençlerin yapay zekayı, ruh sağlığı soruları için hangi sıklıkta kullandığı incelendi.

Yaklaşık 1000 ABD'li genç üzerinde yapılan araştırmada, bu yaş aralığındaki gençlerin 5'te 1'i, ruh sağlığı konusunda tavsiye almak için yapay zeka destekli sohbet robotlarını kullandığını bildirdi.

Öte yandan bu tarz araştırmalar üzerine yayımlanan makalelerde uzmanlar yapay zeka destekli ruh sağlığı tavsiyelerinde denetim ve düzenleme gerektiğine aksi halde bu durumun tehlikeli olabileceğine işaret ediyor.

AA muhabirinin konuyla ilgili görüş aldığı Polonya'daki Jagiellon Üniversitesi Felsefe Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Grodniewicz, yapay zekanın gelecekte bazı ruhsal rahatsızlıklarda semptomları azaltma konusunda insan terapistlerle benzer sonuçlar verebileceğini ancak terapinin temel unsurlarından biri olan gerçek kişilerarası ilişkiyi ve karşılıklılığa dayalı terapötik bağı kuramayacağını vurguladı.

"Gerçek, kurgusal olmayan ilişkilere duyduğumuz özlemin bir sebebi var"

Yapay zekanın, insan terapistlerin yerini alıp alamayacağına ilişkin soruya Grodniewicz, semptom azaltmada yapay zekanın insan tarafından uygulanan psikoterapiyle karşılaştırılabilir hale geleceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Her tür hasta ve her tür ruhsal rahatsızlık için aynı sonuçlar bekliyorsanız, bu mümkün olsa bile, çok daha fazla zaman alacaktır. Ancak biz özellikle semptom azaltmaya odaklanırsak, psikoterapinin dar bir tanımı altında hareket etmiş oluruz. Bana göre hastalar psikoterapiden sadece semptomların azalmasından daha fazla fayda sağlarlar. Ayrıca, bilinçsiz yapay zekanın sunamayacağı bir tür sosyal tanınma veya arkadaşlık duygusu da kazanırlar. Yani yapay zeka bilinçsiz kalmaya devam ettikçe, semptomlarınız azalsa bile insan psikoterapisti daha tercih edilebilir."

Yapay zekanın insan ilişkilerini sadece taklit ettiğini vurgulayan Grodniewicz, "Ben şahsen buna ikna olmuyorum. Birincisi, psikoterapinin etkinliği için terapötik (iyileştirici/tedavi edici) ilişkinin ne kadar ve tam olarak ne şekilde gerekli olduğuna dair hala net bir anlayışa sahip değiliz. İkincisi terapötik ilişki psikoterapinin işe yaramasını sağlıyorsa bu iyi. Gerçek, kurgusal olmayan ilişkilere duyduğumuz özlemin bir sebebi var." dedi.

Grodniewicz, yapay zekanın terapötik bağlar kuramayacağına işaret ederek, "Bu insanların anlattığı deneyimleri göz ardı etmek istemiyorum ancak şunu anlamak önemli, deneyimledikleri şey tek yönlü. Cansız nesnelerle de duygusal bağ kurabiliriz." diye konuştu.

"Mevcut yapay zekanın kendi tecrübesi yok. Özellikle acıyı hiç tatmadı"

Yapay zekanın insanların acılarını anlamak konusunda da yetersizliğine işaret eden Grodniewicz, şu ifadeleri kullandı:

"Mevcut yapay zekanın kendi tecrübesi yok. Özellikle acıyı hiç tatmadı, bu nedenle de danışanın neler yaşadığını düşünmeye başlayamaz bile. Tabii ki dil eğitim verilerine dayanarak, yalnızlık, anlamsız hissetme ya da gelecek hakkında endişelenmeyi biliyorlar ancak bu duygularla karşı karşıya kalmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar.

Bu nedenlerle yapay zeka, acı çekmenin belirtilerini anlayabilir ancak yapay zeka bilinçsiz kaldığı müddetçe, insan acısını 'anlama' yeteneği söz konusu olduğunda, en iyi tasarlanmış yapay zeka sistemi ile en empati yoksunu insan arasında bile aşılmaz bir fark kalacaktır."

Yapay zekanın yanlış bir tavsiye vermesi durumunda bunun sorumlusunun kim olacağı konusunda ise Grodniewicz, "Mevcut yapay zeka sistemleri ahlaki özneler değildir, bu nedenle yaptıkları hiçbir şeyden sorumlu tutulamazlar. Bunun yerine, onların yaratıcılarını, daha doğrusu onları üreten ve kullanıma sunan şirketleri sorumlu tutmalıyız." diye konuştu.

Kaynak: AA / Dildar Baykan Atalay
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.