Gazze'deki soykırımın 3. yılında zorla kaybedilen binlerce kişinin ailesi, bitmeyen "bir yas" yaşıyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Gazze'deki soykırımın 3. yılında zorla kaybedilen binlerce kişinin ailesi, bitmeyen 'bir yas' yaşıyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Kaybolan Mahir Şahin'in annesi Huda el-Bıreym: "Saldırılar başlayalı 3 yıl oluyor. Mahir 2,5 yıldır yani 977 gündür kayıp. Her gün Mahir 'bugün gelir, yarın gelir' diye bekliyorum. Belki gelmiştir diyerek hastanelere gidiyorum" Kardeşini arayan Fatıma Neccar: "3 yıldır yıkım, kayıp ve acı yaşıyoruz. Bu her gün değil her dakika böyle. Her geçen dakika acımız ve üzerimizdeki baskı artıyor. Psikolojik baskı da bunlar arasında"

Gazze'de İsrail soykırımı üçüncü yılını doldururken, sevdiklerinden zorla koparılıp izleri kaybettirilen binlerce Filistinlinin ailesi, yakınlarının "ölü" mü yoksa "diri" mi olduğunu bilmek istiyor.

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği soykırım saldırılarında Gazze'de 74 bin 200'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 8 binden fazlasının ise naaşının enkaz altında olduğu tahmin ediliyor.

Bunun yanı sıra yaşadığı veya öldüğü bilinmeyen çok sayıda Filistinli var. Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi'nin verilerine göre Gazze'de 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceği tahmin ediliyor.

İsrail saldırılarında yıkılan binaların enkazı altında kalarak kaybolan Filistinliler ise bu sayıya dahil değil. Bu da yakınlarını kaybeden binlerce evde derin psikolojik ve yıkıcı bir travma yaşandığı anlamına geliyor.

Gazze'deki Filistinliler, evlatlarının ya da yakınlarının ölüm haberi netleşmediği için yaslarını bile tutamıyor, bitmek tükenmek bilmeyen "kronik" bir yas ve "belki yaşıyordur" diyerek sürekli bir arayış ve bekleyiş içine giriyor.

Mahir'den geriye sadece fotoğrafları kaldı

Gazze'de 31 Ocak 2024'ten bu yana kendisinden haber alınamayan Mahir Şahin ve ailesinin hikayesi, benzer binlerce hikayeden sadece biri.

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bir okulda yaşayan Mahir'in annesi Huda el-Bıreym, oğlunun kaybolmadan önceki fotoğraflarına bakarak "Keşke videosunu da çekseydim. Hiç değilse sesini duyardım. Mahir'den geriye sadece fotoğrafları kaldı. Sesini özledim. Videosu olsaydı şimdi sesini de duyardım." dedi.

Anne Huda'nın acısı o denli büyük ki oğlunu rüyada bile olsa görmek istediğini ama kaybolduğu günden beri rüyalarına bile girmediğini ve yüzünü göremediğini belirtti.

Bir hafta boyunca oğlunu morglarda aradı

Filistinli kadın, İsrail ordusu, Han Yunus'ta kaldıkları okulun boşaltılmasını istediğinde Refah'a gittiklerini ancak oğlu Mahir'in daha sonra Han Yunus'a döndüğünü ve o zamandan beri ondan haber alamadıklarını aktardı.

Oğlunun hurdacılık yaptığını ve hiçbir örgüt ya da gruba üye olmadığını söyleyen Gazzeli anne, "Kaybolduğu ilk gün morglara gidip baktım. Belki de 7 gün boyunca morgları dolaştım. Hiçbir ize rastlamadım. Sivil savunmaya gittim. Bana ölenlerin resmini gösterin belki kıyafetlerinden tanırım dedim. Ama hiçbir sonuç alamadım." dedi.

Kaybolduğunda oğlunun yanında eşeğinin de olduğunu aktaran Filistinli Huda, "8 gün sonra eşeği bulduk. Eşeği bulan kişiye "bu eşeği nasıl ve nerede bulduğunu" sorduk. Ama o, eşeğin sahibini görmediğini söyledi." bilgisini paylaştı.

"Bugün gelir, yarın gelir" diyerek geçen 2,5 yıl

"Saldırılar başlayalı 3 yıl oluyor. Mahir 2,5 yıldır yani 977 gündür kayıp. Her gün Mahir 'bugün gelir yarın gelir' diye bekliyorum. Belki gelmiştir diyerek hastanelere gidiyorum." diyen anne Huda, "belki hapishanededir" diyerek bilgi almak için Kızılhaç'la da iletişime geçtiğini söyledi.

Anne Huda, bu dünyadaki tek isteğini şu acı sözlerle dile getirdi:

"Ben sadece yaşıyor mu yoksa ölü mü, yerde mi (canlı) yoksa gökte (ölü) mi bilmek istiyorum. Her gün Mahir'i bekliyorum ve artık yoruldum."

Üniversiteye başlayamadan kayboldu

Han Yunus'un batısındaki Şarkiyye bölgesi sakinlerinden Fatıma Neccar ise kardeşi Muhammed Neccar'ı arıyor.

Fatıma, "3 yıldır savaş, yıkım, kayıp ve acı yaşıyoruz. Bu her gün değil her dakika böyle. Her geçen dakika acımız ve üzerimizdeki baskı artıyor. Psikolojik baskı da bunlar arasında." diyerek yaşadıkları sıkıntının boyutunu ortaya koydu.

Kardeşi Muhammed'in, 6 kız ve 1 erkek çocuğundan sonra dünyaya geldiğini ve o doğduğunda kendisinin 14 yaşında olduğunu ifade eden Fatıma, "O benim oğlum gibiydi. Kendi çocuğum gibi ona baktım." diyerek kardeşinin kendisine ne kadar yakın olduğunu anlattı.

Yeğeninin doğumunu göremeden kayboldu

Muhammed'in 25 Aralık 2023'te kaybolduğunda 20 yaşında, liseyi başarıyla bitirmiş ve üniversiteye yeni kayıt yaptırmış bir genç olduğunu aktaran abla Fatıma, "yaklaşık 1000 gündür kayıp olan kardeşimin esir mi yoksa şehit mi olduğunu bilmiyoruz" dedi.

Gazzeli Fatıma, uluslararası kurumlarla ve hapisten çıkanlarla irtibata geçtiklerini ve sürekli olarak "Muhammed'i gördünüz mü?" sorusunu sorduklarını aktardı.

Kardeşi Muhammed'in, yeğeninin doğmasını iple çektiğini ve onun için bebek kıyafetleri hazırladığını paylaşan Fatıma, "Bana 'beni sen büyüttün ben de onun giysilerini alacağım. O benim kız kardeşim gibi olacak' diyordu. Ama maalesef o anı göremeden kayboldu." dedi.

Kaynak: AA