Etiyopya'da Tigray, Amhara ve Afar'da çatışmalar yoğunlaşıyor, diyalog çağrısı yapılıyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleEtiyopya'nın kuzeyinde Tigray, Amhara ve Afar'da çatışmalar yoğunlaşırken uluslararası toplum taraflara diyaloğa dönme çağrısı yapıyor. Çatışmalar ülkedeki etnik temsil ve yerel yönetim tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor.
ADDİS Etiyopya nüfusunun yüzde 6-7'sini oluşturan Tigrayların 27 yıllık iktidarından ülkenin en büyük etnik grubu Oromolara mensup Başbakan Abiy Ahmed yönetimine uzanan süreçte, Amhara ve Afar gibi kritik grupların ittifak değişimleri siyasi dengelerde köklü gelgitlere yol açıyor.
Federal yapıya sahip ülkenin kuzeyindeki Tigray, Amhara ve Afar bölgelerinde çatışmalar yoğunlaşırken, uluslararası toplum taraflara diyaloğa dönme çağrısı yapıyor.
Etiyopya'da yeniden patlak veren çatışmalar, ülkedeki etnik temsil meselesini ve yerel yönetim konularını yeniden gündeme getirdi.
Etiyopya İstatistik Kurumunun (ESS) verilerine göre ülkede 80'den fazla etnik topluluk yaşıyor. Son kapsamlı nüfus sayımının yapıldığı 2007'de Oromolar nüfusun yaklaşık yüzde 34,5'ini, Amharalar yüzde 26,9'unu, Somaliler yüzde 6,2'sini, Tigraylar yüzde 6,1'ini ve Sidamalar yüzde 4'ünü oluşturuyordu.
Guragie, Welaita, Hadiya, Afar ve Gamo halkları da ülkenin diğer toplulukları arasında yer alıyor.
Etnik kimlik yerel yönetimde karşılık buluyor
Etiyopya idari yapısına ilişkin haritasına göre Etiyopya, 12 bölgesel eyalet ile Addis Ababa ve Dire Dawa adlı iki özel yönetimli kentten oluşuyor.
Addis Ababa ile birlikte Etiyopya'nın eyalet sistemine dahil olmayan iki özerk şehrinden biri olan Dire Dawa, bölgedeki karmaşık etnik yapıyı barış içinde bir arada tutabilmek için getirilmiş idari ve siyasi bir çözüm olarak kabul ediliyor.
Oromolar ağırlıkla Oromia'da, Amharalar Amhara'da, Tigraylar Tigray'da, Somaliler ise doğudaki Somali eyaletinde yaşıyor.
Başkent başta olmak üzere büyük kentlerde farklı topluluklar bir arada bulunurken bazı eyaletlerin nüfusu da birden fazla topluluktan oluşuyor.
Etiyopya Anayasası, topluluklara yaşadıkları bölgelerde kendi yönetim kurumlarını oluşturma ve dillerini geliştirme hakkı tanıyor. Eyaletlerin sınırları belirlenirken yerleşim düzeni, dil, kimlik ve halkın rızası dikkate alınıyor.
Etiyopya Ulusal Seçim Kurulunun sonuçlarına göre Sidama'nın referandumla ayrı bir eyalet haline gelmesi, yerel yönetim talebinin ülkenin idari haritasını değiştirebildiğini gösteriyor.
Anayasa'nın en çok tartışılan hükümlerinden biri olan 39'uncu madde, toplulukların kendi kendini yönetme hakkının yanında ülkeden ayrılma hakkını da tanıyor.
Ancak bir topluluğun ayrılması, temsilcilerinin üçte iki çoğunlukla bu yönde karar almasını ve ardından yapılacak referandumda talebin kabul edilmesini gerektiriyor.
Dini ve sınır ötesi bağlar da etkili
Etnik kimlik, Etiyopya'nın toplumsal yapısının tek boyutu değil.
ESS'nin 2007 nüfus sayımına göre nüfusun yaklaşık yüzde 43,5'i Ortodoks, yüzde 33,9'u Müslüman ve yüzde 18,6'sı Protestan.
Anayasa, devlet ile dinin ayrı olduğunu ve ülkede resmi bir din bulunmadığını belirtiyor. Aynı topluluk içinde farklı dinlere mensup insanların yaşaması, etnik ve dini dağılımın tek bir harita gibi okunmasını güçleştiriyor.
Son nüfus sayımının üzerinden geçen süre de bu oranlara ilişkin tartışmaları canlı tutuyor.
Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinin (IGAD) sınır bölgelerine ilişkin çalışmaları, Etiyopya'daki toplulukların sosyal bağlarının ülke sınırlarının ötesine uzandığını gösteriyor.
Somaliler Somali, Cibuti ve Kenya'da, Afarlar ise Eritre ve Cibuti'de de yaşıyor. Kenya sınırının iki yanında Oromo toplulukları bulunuyor.
Akrabalık ilişkileri, ticaret ve hayvancılığa bağlı hareketlilik, sınır bölgelerindeki gündelik yaşamı komşu ülkelerle iç içe geçiriyor.
Etiyopya'nın etnik ve dini çeşitliliği, hem yerel yönetim düzenini hem de ülkenin çevresiyle kurduğu toplumsal ilişkileri anlamak için önem taşıyor.
Etiyopya'da çatışmalar
Aralarında TPLF'nin de olduğu Etiyopya'nın farklı bölgelerinden 7 örgüt ve siyasi yapı, 20 Eylül'de federal hükümete karşı ittifak kurduklarını açıklamıştı.
Etiyopya nüfusunun yüzde 6-7'lik kısmını oluşturan Tigray halkının temsilcisi olarak kabul edilen ve koalisyonun en etkili bileşeni olan TPLF, 1991-2018 döneminde yönetime hakim olmuş, iktidarı kaybetmesi sonrası ise 2020-2022 yıllarında ordu ile iç savaş yaşamıştı.
TPLF'nin de aralarında bulunduğu silahlı gruplarla ordu arasında 23 Eylül'de patlak veren çatışmalar Tigray, Afar ve Amhara bölgelerinde yoğunlaştı.
Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların merkezinde, federal hükümetle bölgesel yönetimler arasındaki yetki paylaşımı, siyasi temsil, toprak ve güvenlik güçlerinin statüsü bulunuyor.
Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB) ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) başta olmak üzere uluslararası toplum, Etiyopya'nın kuzeyinde artan gerilim üzerine taraflara çatışmaları durdurmaları ve doğrudan görüşmelere dönmeleri çağrısı yapıyor.











