Emekli Büyükelçi Keskin: "Türkiye, İçine Kapalı İslam Ülkesi Olmaya Doğru Gidiyor"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Emekli Büyükelçi ve İkv Eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Yıldırım Keskin, Türkiye'nin Giderek AB'den Uzaklaştığına Dikkat Çekti. Türkiye'nin, Türbanla Yatıp Türbanla Kalktığını Söyleyen Keskin, "Önemli Olan Türkiye'nin, AB Referansının Kaybetmemesidir. Kaybederse, Sonu İran, Cezayir Gibi Olur" Dedi.

Emekli Büyükelçi ve İKV Eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Yıldırım Keskin, Türkiye'nin giderek AB'den uzaklaştığına dikkat çekti. Türkiye'nin, türbanla yatıp türbanla kalktığını söyleyen Keskin, "Önemli olan Türkiye'nin, AB referansını kaybetmemesidir. Kaybederse, sonu İran, Cezayir gibi olur" dedi.

-"60-70'Lİ YILLARDA İMAM HATİP OKULLARI YOKTU"-

Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirmek amacıyla İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen panelde konuşmacı olan Keskin, zaman geçtikçe Türkiye'deki ilişkilerin daha karmaşık bir duruma geldiğini ifade etti. 1960-1970'li yıllarda da Türkiye'nin siyasal ve ekonomik sorunları olduğunu kaydeden Keskin, "Ama imam hatip okulları yoktu, ilahiyat fakülteleri bugünkü sayısına ulaşmamıştı. Sokaklarda türbanlı kadınları görmüyorduk. Ne de sarıklı yeşil cüppeli sakallı insanları. Laiklik tartışması hortlamamıştı. Her gün türbanla yatıp türbanla kalkmıyorduk. Türkiye, Atatürk'ün Türkiye'si idi ve batıya doğru yürüyordu" diye konuştu.

-"GEREKEN REFORMLAR YAPILMIYOR"-

Keskin, Türkiye'nin bugün, içine kapalı bir İslam ülkesi olmaya gittiğine işaret ederek, aradan geçen zamanda çeşitli alanlarda gereken reformların da yapılmadığını belirtti. Keskin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün, Türkiye bir hukuk devleti midir? Hrant Dink cinayetinin tahkikatının arapsaçına çevrilmiştir. Malatya katliamı soruşturması aynı durumdadır. Çetelerden geçilmiyor. Bugün, bu ülkede, insan haklarına, kadın ve çocuk haklarına, azınlık haklarına saygı var mıdır? Sendikal özgürlükler tam mıdır? Ordu, siyasetten uzaklaşmış mıdır?"

-"TÜRKİYE'DE 301'LE HAYALİ KAHRAMANLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUNDA BULUNULUYOR"-

Keskin, en önemli konulardan birinin de 301. madde olduğunu vurgulayarak, 301. maddeyle yazarların, düşünürlerin mahkeme kapılarında süründürüldüğüne işaret etti. Keskin, Türkiye'de sadece yazarlar değil, hayali roman kahramanları hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunun altını çizerek, "Böyle bir maskaralık olabilir mi? Niçin yabancı şirketler, Türkiye'de iş yapmak için uluslararası tahkim istiyor? Türk adaletine güvendiği için mi?" dedi.

-"AB REFERANSINI KAYBEDEN TÜRKİYE, İRAN, CEZAYİR OLUR"-

Keskin, ekonominin sağlıklı bir gidiş içinde olmadığını ve bıçak sırtında seyrettiğini belirterek, bu yıl dış ticaret açığının Fransa'nınkiyle eşit olduğunu ama Türkiye ekonomisindeki olanakların Fransa'yla eşit olmadığını kaydetti. Tüm yaşananları AB üyesi ülkelerin de bildiğini dile getiren Keskin, AB konusunda sorunun Türkiye'de olduğunu ifade etti. Keskin, çağdaş ve uygar olunduğu zaman kimsenin, Türkiye'nin önüne engel koyamayacağını kaydederek, "Önemli olan Türkiye'nin, AB referansını kaybetmemesidir. Kaybederse, sonu İran, Cezayir gibi olur" diye konuştu.

-"DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI İLE BAŞ MÜZAKEREİCİ AYNI KİŞİ OLMAMALI"-

Eski Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Devlet Bakanı Porf. Dr. Ali Bozer, 2007 yılının Türkiye'de iç politikalar bakımından çalkantılarla geçtiğini belirterek, AB ile ilişkilerin yavaşlamasının bu çalkantılardan dolayı olabileceğini ifade etti. "Ama ben, AB ile ilişkilerimizdeki yavaşlamayı sadece bu sebeplere bağlamıyorum" diyen Bozer, üst düzey siyasiler arasında uyum olmadığına işaret etti. Bozer, Türkiye'de takip edilecek politikanın, AB ilkelerine ters düşen bir politika olmaması gerektiğini vurguladı.

Bozer, Dışişleri Bakanlığı ve Baş Müzakereci görevlerinin aynı kişide olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Bunun her ikisi, ne kadar değerli olursa olsun, aynı kişi tarafından yürütülemez. Böyle bir tasarruf dahi Türkiye'nin AB ile temaslarında belki isteksiz olduğunun işaretidir" dedi. (ANKA)

(DG/ZG)

Kaynak: ANKA