BBP lideri Destici: Doğu Türkistan'da soykırım devam ediyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Urumçi olaylarının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik baskı ve soykırımının sürdüğünü belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

(ANKARA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik baskı ve hak ihlallerinin sürdüğünü belirterek, "Yıllardır süren, artık bir soykırım halini alan katliam ve zulüm, hiç ara vermeden bugün de devam ediyor" dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 5 Temmuz 2009 Urumçi olaylarının yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

Destici, "17 yıl önce, 5 Temmuz 2009 tarihinde, Komünist Çin Yönetimi, Doğu Türkistan'da Türklere yönelik katliamlarına bir yenisini daha ekledi. 25 Haziran 2009 gecesi, Guangdong eyaletinin Shaoguan şehrinde, Han Çinlileri tarafından iki Uygur Türkü genç, sokak ortasında linç edilerek öldürüldü. 5 Temmuz'da bu haberin Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de duyulması ile çocuklarının akıbetini merak eden aileler valilik önünde toplandılar. Hiçbir bilgi edinemeyen ve çocuklarının akıbetini merak eden insanları tehdit olarak algılayan Çin yönetimi, kalabalığın üzerine ateş açtı" ifadelerini kullandı.

Çin'in resmi açıklamasına göre, 5 Temmuz 2009'da Urumçi'de 187 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 721 kişinin yaralandığını belirten Destici, şunları kaydetti:

"Çin, sonrasında başlattığı 'insan avı'nda binlerce Uygur Türkünü öldürdü, on binlercesini hapse attı, sürgüne gönderdi. Bugün halen Çin'in sivillere yönelik gerçekleştirdiği vahşi saldırısı sonucu bölgede öldürülen, yaralanan, hapsedilen, sürgüne gönderilen, toplama kamplarında tutulan ve haber alınamayan Uygur Türklerinin sayılarıyla ilgili dünya kamuoyunun ve uluslararası kuruluşların elinde net bir bilgi bulunmuyor."

Çin yönetimi, hiçbir kural tanımadan, Doğu Türkistan'da Türk kimliğini yok etmek amacıyla Türkleri öldürüyor, hapsediyor, sayıları milyonları bulan Uygur Türkünü Nazi taklidi toplama kamplarına gönderiyor, Türk ailelerin yanına Çinli erkekler yerleştiriyor, kadınları Çinlilerle evlenmeye zorluyor, kendince 'tehdit' olarak gördüğü her Türkü ya öldürüyor ya da hapse atıyor."

Mustafa Destici, Çin'de yaşananların "21. yüzyılın yüz karası" olduğunu savunarak, şöyle devam etti:

"Çin'le hasım olan ülkeler bile, asimilasyona, katliama, soykırıma maruz kalanlar Türk ve Müslüman olduğu için yaşananları görmezden geliyorlar, Çin'le ilişkilerini Doğu Türkistan'da yaşananlar sanki yokmuş gibi devam ettiriyor. Doğu Türkistan, binlerce yıldır Türklerin yurdudur. Doğu Türkistan asla Çin toprağı değildir. 1949 yılında Doğu Türkistan Cumhuriyeti, haksız ve hukuksuz bir şekilde Çin tarafından işgal edilmiştir ve işgal bugün de devam etmektedir. Bu durum aynı zamanda uluslararası toplumun ve uluslararası kuruluşların iki yüzlülüğünün, ahlaksızlığının ve zalimliğinin yaşayan en önemli örneğidir. Rusya'nın ve Çin'in bölgenin kaynaklarına hakim olma mücadelesinin bedelini, aynı kanı taşıdığımız, aynı dili konuştuğumuz, aynı tarihe sahip olduğumuz, aynı inancı paylaştığımız kardeşlerimiz ödüyorlar. Onların sesi olmaya devam edeceğiz. Milletimize, tarihimize, inançlarımıza karşı sorumluyuz. Gücümüz ne kadarına yetiyorsa o ölçüde kardeşlerimize destek olacağız. Asla vazgeçmeyecek, asla geri adım atmayacağız. Doğu Türkistan'da katil Çin yönetimi altında şehit olan kardeşlerimize rahmet, var olma mücadelelerini büyük zorluklarla sürdüren Uygur Türklüğü'ne sabır ve bağımsızlık niyaz ediyorum."

Kaynak: ANKA