Danıştay, İsg Konseyi Kararı: Ttb ve TMMOB'nin İtirazını Yerinde Bularak Dosyayı Aym'ye Gönderdi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’nin yapısına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne karşı yaptığı itirazı haklı buldu. Kurul, genelgeye dayanak düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.

(ANKARA) - Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin yapısına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne karşı yaptığı itirazı haklı buldu. Kurul, genelgeye dayanak düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne göndererek, Anayasa Mahkemesi tarafından bir karar verilinceye kadar ilgili maddenin yürürlüğünün durdurulmasını istedi.

TTB ve TMMOB, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin yapısını düzenleyen Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Dosyayı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, davaya konu düzenlemenin dayanağı olan kanun hükmünün, Anayasa'ya aykırılık taşıdığı değerlendirmesiyle dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.

İtiraz süreci

TTB ve TMMOB, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin işleyişine ilişkin düzenlemeler içeren Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, yeni konsey yapısında kendilerine yer verilmemesi üzerine yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açtı. Meslek örgütleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda konseyin yapısının ve bileşiminin açıkça düzenlendiğini, bu yapının Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.

TTB ve TMMOB, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının konseyde yer almasının iş sağlığı ve güvenliği politikalarının bilimsel, teknik ve kamusal bir çerçevede belirlenmesi açısından zorunlu olduğunu belirterek, yeni düzenleme ile bu temsiliyetin ortadan kaldırılmasının kamu yararına aykırı olduğunu ifade etti. Ayrıca başvuruda, yürütme organının genelge ile kanunda öngörülen bir kurumsal yapıyı değiştiremeyeceği, bu durumun "yetki gaspı" niteliği taşıdığı ve idarenin kanuniliği ilkesine aykırılık oluşturduğu vurgulandı. Meslek örgütleri, söz konusu düzenlemenin uygulanması halinde iş sağlığı ve güvenliği politikalarının katılımcılıktan uzaklaşacağı ve telafisi güç zararlar doğuracağı gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasını ve iptalini talep etti.

Danıştay 4. Dairesi reddetti

Danıştay 4. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Bunun üzerine meslek örgütleri kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na taşıdı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na eklenen ek 1. maddenin Anayasa'ya aykırılık taşıdığı kanaatine vardı. Kararda, söz konusu hükmün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 70'inci, 104'üncü ve 138'inci maddelerine aykırı olduğu, düzenlemenin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceği belirtildi. Bu nedenle Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi bulan Kurul, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.

AYM daha önce iptal etti, iptal kararı görmezden gelinerek Kanun'a aynen eklendi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararında, Anayasa Mahkemesi'nin, 6331 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 2, 3, 4, 5, 6. ve 7. fıkralarını yürürlükten kaldıran ve Kanun'a ek 1. maddenin eklenmesini öngören düzenlemeyi daha önce iptal ettiği, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren 12 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği hatırlatıldı.

Kararda, "Fakat bu süreçte 6331 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yeni bir düzenleme yapılmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca, öncelikle Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi üyeleri ve Konseyin çalışma usul ve esasları ile ilgili kanuni düzenleme yapılması gerekirken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı görmezden gelinerek, uygulanma imkanı kalmadığından bahisle iptaline karar verilen ek 1. madde hükmünün Kanun'a aynen eklenmesi ve anılan kanuni düzenleme ile Cumhurbaşkanına ikincil düzenleme yapma yetkisi verilmesinin Anayasa'nın 138. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır" denildi.

"Cumhurbaşkanına ikincil düzenleme yapma yetkisi tanınması Anayasa'ya aykırı"

Anayasa'nın 104. maddesinde, hangi siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyeceğinin vurgulandığı ve  Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerin, kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceğinin belirtildiği de aktarılan kararda, "Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin yapısı, üyelerinin atanması, Konseyin çalışma usul ve esasları hakkında herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı halde 6331 sayılı Kanunun ek 1. maddesi ile anılan hususlarda Cumhurbaşkanına ikincil düzenleme yapma yetkisi tanınmasının Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır" tespiti yapıldı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu nedenlerle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vererek, söz konusu maddenin Anayasa'ya aykırı bulunması ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceği dikkate alınarak, Anayasa Mahkemesi tarafından bir karar verilinceye kadar ilgili maddenin yürürlüğünün durdurulmasını istedi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.