Eski AİHM Yargıcı Türmen: Türkiye'de demokrasi artık mevcut değil

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eski  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yargıcı Rıza Türmen, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal edilmesine ilişkin kararı değerlendirirken, "Yargı eliyle siyaset dizayn ediliyor, muhalefet dizayn ediliyor. isterseniz 'sultanlık' deyin fakat Türkiye’de demokrasi artık mevcut değildir. Karar, Türkiye’de demokrasi olmadığının tescilidir" dedi. Kararın yalnızca CHP ile sınırlı olmadığını vurgulayan Türken, "Bu, doğrudan doğruya Türkiye’deki demokrasi meselesidir" ifadesini kullandı.

Haber : Nilgün Hande ÖZTÜRK

(ANKARA) - Eski  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yargıcı Rıza Türmen, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptal edilmesine ilişkin kararı değerlendirirken, "Yargı eliyle siyaset dizayn ediliyor, muhalefet dizayn ediliyor. İsterseniz 'sultanlık' deyin fakat Türkiye'de demokrasi artık mevcut değildir. Karar, Türkiye'de demokrasi olmadığının tescilidir" dedi. Kararın yalnızca CHP ile sınırlı olmadığını vurguluyan Türken, "Bu, doğrudan doğruya Türkiye'deki demokrasi meselesidir" ifadesini kullandı.

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin kararını ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Türmen, şu ifadeleri kullandı:

"Bir kere Yüksek Seçim Kurulu'nun bir kararı var, Kurultay'ı tanıyan. Bu, bir tarafa itildi. O Kurultay'dan sonra CHP, iki tane daha Kurultay yaptı. Özgür Özel, neredeyse oy birliğine seçildi. Buradaki Kurultay delegelerinin, iradeleri yok sayıldı. Bütün bunlar bir tarafa devam eden davalara dayanarak bir karar verildi. Yani hukuken bunun, tutar tarafı yoktur. Zaten böyle bir iddianın da olmaması lazım, hukuken açıklayamazsınız bu durumu. Fakat burada, yargı eliyle görüyorsunuz. Manzara, ortadadır. Yargı eliyle siyaset dizayn ediliyor, muhalefet dizayn ediliyor. Önce ne yapıldı?  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük rakibi olan Ekrem İmamoğlu, cezaevinde konuldu. O yetmedi; seçim kazanma ihtimali yüksek olan CHP'nin şimdi önüne setler çekiliyor, partiye kayyum tayin ediliyor."

"MUHALEFETİN SEÇİM KAZANMA İMKANI ORTADAN KALDIRILIYOR"

Fakat buradaki en ürkütücü taraf, Türkiye başka bir rejime geçiyor. Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde konulmasından bu yana olan gelişmeler ve şimdi en son bu İstinaf Mahkemesi kararı, Türkiye'nin yeni başka bir rejime, yeni bir otoriter rejime geçtiğini gösteriyor. Bu rejimde, bir siyasi parti olsa bile muhalefette onun seçim kazanması imkanı ortadan kaldırılmaktadır."

" BUNUN ADINA İSTERSENİZ 'SULTANLIK' DEYİN, FAKAT DEMOKRASİ DİYEMEZSİNİZ"

Türkiye'nin "başka bir yönetim şekline" evrildiğini vurgulayan Türmen, şunları kaydetti:

"Önceleri rekabetçi otoriter rejimdi artık rekabet kalktı çünkü en büyük rakipler cezaevinde. Rekabet,  kalktı doğrudan doğruya. Bu şimdi tam olarak bir otoriter rejimdir. Bunun adına isterseniz 'sultanlık' deyin. Fakat demokrasi diyemezsiniz buna. Türkiye'de demokrasi, artık mevcut değildir. Bu son olan mahkeme kararı da bunun demokrasi olmadığının tescilidir. Bu nedenle, Türkiye'yi değerlendirirken artık eski demokratik dönemin kavramlarıyla değerlendirmek de çok yanlış olur. Artık demokrasi yoktur, başka bir rejim vardır. Hukuk da yoktur; hukuk devleti de yoktur. Değerlendirme yaparken, bu yeni döneme ait kavramlar kullanmamız lazım. Eski dönemin kavramları olan 'insan haklarıydı, hukuk devletiydi, demokrasi' artık geçerli değildir. Bunlar geçmişte kalmıştır."

" BÜTÜN MUHALEFET OLARAK MÜCADELE EDİLMELİ"

"Bu, sadece bir CHP meselesi değildir. Bu, doğrudan doğruya Türkiye'deki demokrasi meselesidir" diyen Türmen, şunları söyledi:"

"Bu otoriter rejime karşı bir itiraz yükseltilecek, bir mücadele verilecekse, bunun bütün muhalefetin birlikte yapabilmesi önem taşıyor. Zaten iktidar partisinin de korktuğu şey budur. Muhalefetin arasını açmaya çalışmaktadır. DEM Parti ile CHP'nin arasını açmaya çalışmaktadır. Diğer partilerle CHP'nin arasını açmaya çalışmaktadır. Fakat bir muhalefet cephesi olarak mücadele etmek gerekir; sadece CHP olarak değil. Buna karşı işte tabii hukuk içinde, fakat bütün imkanları zorlayarak yeni bir mücadele stratejisi ortaya koymak lazım. Bu rejim, bu şekilde devam edemez. Başka türlü bir mücadele stratejisi ortaya koymak lazım, sokaklara çıkmaktan korkmamak lazım. Her türlü mücadele imkanlarını kullanmak lazım."

"BÜTÜN İMKANLARI KULLANARAK MÜCADELE VERİLMELİ"

Hukuki olarak mücadele alanlarının sorulması üzerine Rıza Türmen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hukuki mücadele tabii çok zor bir iş. Hukukun olmadığı yerde hukuki mücadele veriyorsunuz. Hukuki mücadele, hiçbir yere gitmiyor. Ama tabii ki hukuki mücadeleyi de vermek zorundasınız. Hukukla sınırlı kalmasa bile bütün imkanlar kullanarak verilecek bir mücadele olsa bile hukuki mücadeleyi vermek zorundasınız. Bundan sonraki hukuki mücadele ne olur? Burada Yargıtay imkanı var.  Ama siyaseten düşünmek lazım."

Yargıtay'a gitmek mi daha doğrudur, bu kararı temyiz etmek mi daha doğrudur? Yoksa kararı kesinleşmesine izin verip kesinleştikten sonra yeni bir Olağanüstü Kurultuy'a gitmek mi daha doğrudur? Bu bir siyasi tercih."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.