Bilgi Üniversitesi’nin Kapatılması ve Açılmasına Tepkiler

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

3 gün önce kapatılan Bilgi Üniversitesi, yeni bir kararla açıldı. Öğrenci ve sendikalar, kararların gerekçelerinin şeffaf paylaşılmasını ve üniversite özerkliğinin güvence altına alınmasını talep etti.

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) 3 gün önce Cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılan ve dün gece yine bir başka Cumhurbaşkanlığı kararıyla açılan Bilgi Üniversitesi önünde öğrenciler, öğretim üyeleri ve sendika temsilcileri tarafından açıklama yapıldı. Kararı sevinçle karşılayan öğrenciler "Daha çok bir araya gelerek, daha çok tartışarak, kaderimizi kendi ellerimize geçirmenin programını hep birlikte üniversitelerde, iş yerlerinde, tüm ülkede oluşturacağımızı biliyoruz" derken sendika temsilcileri "Bugün Bilgi Üniversitesi'ne yapılan yarın başka bir üniversiteye yapılabilir; yine gece yarısı yine gerekçesiz... Kapatma ve açma kararlarının hukuki ve idari gerekçeleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır... Akademik özgürlük ve üniversite özerkliği keyfi idari müdahalelere karşı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır" ifadelerine yer verdi.

21 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyet izni durdurulup kapatılan Bilgi Üniversitesi, dün gece yayımlanan yeni bir kararla yeniden açıldı. Karar öğrenci ve öğretim üyeleri arasında sevinçle karşılandı. Öğle saatlerinde üniversitenin Santral İstanbul'daki kampüsü önünde alkışlar eşliğinde toplanan öğrenciler gelişmeyi kutladı. "Direne direne kazancağız", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Yaşasın öğrenci dayanışması", "Bilgi bizimdir, bizim kalacak" ve "Sermaye elini Bilgi'den çek" şeklinde sloganlar atan öğrencilere İstanbul'daki diğer üniversitelerden öğrenci ve öğretim üyeleri destek verdi.

Öğrenciler tarafından yapılan açıklamada "3 gün önce atılan bir imza ile faaliyeti durdurulan okulumuz, bir adım geri atmadan sürdürdüğümüz direnişimiz sayesinde dün gece yeniden faaliyete açılmıştır. Bu 3 gün boyunca türlü zorluğun üstesinden hem dışarıda bize güvenen insanların sağladığı desteklerle hem de içeride direniş ruhunun getirdiği yüreklilikle geldik. Direniş süresince bizleri tekrar motive eden ve ne kadar haklı olduğumuzu hatırlatan en önemli şeylerden biri budur. Haklı bir mücadele etrafında birleşmenin ne kadar güçlü olduğu ve kazandırdıklarını hep birlikte deneyimledik. Bunun yanısıra kolluğun bizleri yıldırmaya yönelik yaptığı her hamle bizlerin daha sağlam bir iradeyle mücadeleye sahip çıkmasını sağladı" dedi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"HİÇBİR ZAMAN GERİ ADIM ATMADIK"

"Hiçbir zaman bir adım geri atmadık. Her sözümüzde, meşru olduğumuzun özgüveniyle hareket ederek davrandık. Taleplerimiz ve iddiamızı tüm kamuoyuyla paylaşmıştık. Verdiğimiz süre içinde okulumuz faaliyete açılmadığı takdirde okulumuzu biz yönetmeye başlayacağımızı, kendi birim ve ekiplerimizi kurarak burada ortak bir akıllıla okulumuza devam edeceğimizi duyurmuştuk. Sermayeyi de, onun iktidarını da korkutan şey bu iddia olmuştur. Tüm insanların, öğrencilerin, işçilerin bir araya gelerek, 'Biz bu işi daha adil, daha düzgün, kendi krallarımızla yaparız' diyebilmesi, kendi çıkarları için yasal kılıflar üretip bizleri hiç görenlerin en büyük kabusudur. Direnişle tekrar açtığımız bu okulu, öğrencilerin, akademisyenlerin, emekçilerin yönetebileceğini, bizlerde bu cüretin bulunmadığını düşünenlere gösterdik."

"MÜCADELE BURADA BİTMEYECEK"

Şimdi geldiğimiz noktada kazanmanın sevinciyle bir kutlama yapıyoruz ama biliyoruz ki bu mücadele burada bitmeyecek. Tepeden inme kararlarla okulumuza kayyum olarak atanan rektörü, bizleri öğrenci değil müşteri olarak görenleri, bir imza ile okul açıp kapatanları, istedikleri yeri sermayenin rant planına çevirenleri, tek kararla bizleri işsiz ve okulsuz bırakmakta beis görmeyenleri bu kampüsten de, bu şehirden de, bu ülkeden de söküp atmadan durmayacağımızı da ilan ediyoruz. Daha çok bir araya gelerek, daha çok tartışarak, kaderimizi kendi ellerimize geçirmenin programını hep birlikte üniversitelerde, iş yerlerinde, tüm ülkede oluşturacağımızı biliyoruz"

"TASFİYE GİRİŞİMİNİ GERİ PÜSKÜRTTÜK"

Eylemde Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası - Vakıf Üniversiteleri Birimi adına yapılan açıklamada "İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında bir gece yarısı tek cümlelik bir Cumhurbaşkanlığı imzasıyla ilan edilen 'faaliyetlerini durdurma' kararını iptal ettirdik! Üniversitemizi, kampüsümüzü, yaşam alanımızı antidemokratik biçimde bizlerden, onu yaratanlardan, üretenlerden çalmak isteyen, yüzlerce emekçiyi bir gecede işsizlik ve geleceksizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakan tasfiye girişimini püskürttük! Yaşam alanımızı, emeğimizi ve değerlerimizi hep birlikte geri almanın haklı ve büyük sevincini yaşıyoruz!" denildi. Sendikanın açıklaması şöyle:

"3 gündür 'Kabul etmiyoruz, Üniversitemizi terk etmiyoruz' şiarıyla sürdürdüğümüz nöbet boyunca direnişi birlikte ördüğümüz, sendika temsilcilerimizin kampüse girişi engellenmeye çalışıldığında 'Polis dışarı, Sendika içeri' diyen, alanda her yan yana geldiğimizde 'Öğrenci burada hocasının yanında' sloganlarını atan bütün öğrencilerimizi, bütün çalışma arkadaşlarımızı ve hep birlikte yarattığımız bu kazanımı dayanışmanın sıcaklığı ve gururuyla selamlıyoruz!"

"MÜCADELEMİZ 3 GÜNLE SINIRLI DEĞİL"

Bilgi Üniversitesi'ndeki mücadelemiz bu 3 günle sınırlı değil. Bugüne kadar Bilgi Üniversitesinde akademisyenlerin 'eşit ücret' hakkı gasp edildi, bu gasba itiraz eden ve mücadele yürüten araştırma görevlileri cezalandırılarak atamaları yapılmadı. Sendika üyesi arkadaşımız keyfi ve hukuksuz bir kararla işten çıkarıldı. Araştırma görevlilerinin atamaları iptal edilerek eğitim öğretimin devamı ve niteliği için hayati olan akademik kadrolar daraltıldı. Sigortasız, güvencesiz ve yoksulluk rakamlarıyla emeği sömürülen, eğitim hakkı istismar edilen 'bursiyer öğrenci' modeli yaygınlaştırıldı. İdari personelin koşulları her geçen gün kötüye gitti, iş yükü artırıldı, taşeron çalıştırma yaygınlaştırıldı. Bütün bunların üzerine kayyum dekan atamaları ve tepeden müdahalelerle üniversite yapısına antidemokratik biçimde el konuldu. Münferit olmayan bu saldırılar, vakıf üniversitelerindeki hak gasbı ve baskı rejiminin doğrudan uzantısıdır!

Bu sermaye iktidarına daima öğrencilerin ve emekçilerin mücadelesi eşlik etti. Türkiye'de vakıf üniversitelerinde köşe taşı olan sendikalaşma deneyimleri burada yaşandı, öğrenci hareketi ve dayanışması hep güçlü oldu. Bugün Bilgi Üniversitesi akademisyenleri ve emekçileri Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın en örgütlü olduğu üniversitelerden birisi halinde ve bu mücadeleyi sürdürüyor. Sürdürdüğümüz mücadele birikiminin sağladığı tohumları 3 günlük direniş boyunca bu kampüsün her köşesine bıraktık. Hep birlikte yarattığımız mücadelemiz serpilecek, yeşerecek, daha da büyüyecek!

"BUGÜN BİLGİ ÜNİVERSİTESİ'NE YAPILAN YARIN BAŞKA BİR ÜNİVERSİTEYE YAPILABİLİR"

Eylemde DİSK'e bağlı Sosyal-İş sendikası Vakıf Üniversiteleri Komisyonu tarafından tarafından da bir açıklama yapıldı. Açıklamada üniversitenin faaliyet izninin iade edilmesi kararını sevinçle karşılamakla birlikte, öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanlarına üniversitenin neden kapatıldığına ilişkin açıklama yapılmadığına dikkat çekildi. "Bugün Bilgi Üniversitesi'ne yapılan yarın başka bir üniversiteye yapılabilir; yine gece yarısı yine gerekçesiz" ifadelerine yer verilen açıklamada, verilen kararların gerekçelerin kamuoyuyla paylaşılması talep edildi. Açıklama şöyle:

"İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni, gece yarısı hiçbir kamuoyu gerekçesi sunulmaksızın kaldırıldı ve aynı karar yine gece yarısı yine hiçbir gerekçe sunulmaksızın geri alındı. Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite emekçileri, kurumlarının neden kapatıldığını da, neden yeniden açıldığını da öğrenemediler. Bu gerekçesizlik bir ayrıntı değil, üniversitelerin hukuki teammüllerle değil, siyasi tercihlerle yönetildiğinin açık bir göstergesidir. Bu süreçte yaşananlar kayıt dışı bırakılamaz. Barışçıl biçimde bir araya gelen öğrenci ve akademisyenlerin direnişine polis müdahale etmiş, katılımcılar zorla dışarı çıkarılmış, bir kişi gözaltına alınmış, üç öğrenci darp edilmiştir. Karar geri alınmış olsa da bu müdahalenin hesabı henüz sorulmamıştır ve sorulmalıdır."

TALEPLER

Bugünkü gelişme sevindiricidir. Ancak üniversitelerin bu tür kararların hedefi olmaktan çıkaracak yapısal güvenceler oluşturulmadıkça bu kaygı ortadan kalkmayacaktır. Bugün Bilgi Üniversitesi'ne yapılan yarın başka bir üniversiteye yapılabilir; yine gece yarısı yine gerekçesiz.

Taleplerimiz nettir. Kapatma ve açma kararlarının hukuki ve idari gerekçeleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Direnenlere yönelik polis müdahalesi soruşturulmalı. Darp edilen öğrenciler ve gözaltına alınan kişi için hesap sorulmalıdır. Üniversitelerin faaliyet izinlerine ilişkin kararlar, üniversite bileşenlerinin katılımı ve hukuki denetim mekanizmaları güvence altına alınarak yürütülmelidir. Üniversite bileşenlerinin iradesini yok sayan, kayyumcu ve tepeden inmeci yönetim anlayışına son verilmelidir. Akademik özgürlük ve üniversite özerkliği keyfi idari müdahalelere karşı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.