Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu çıkışı: "Artık mesele netleşti! Bu bir suikast"
Haber Videosunu İzle 
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "Artık mesele netleşmiştir." diyen Destici, yaşananların kaza olmadığını savunarak, "Burada artık kasten, planlayarak, tasarlayarak öldürmeden, bir cinayetten ve suikastten bahsedilmektedir." ifadelerini kullandı.
- BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün kaza değil, kasten planlanmış bir suikast olduğunu açıkça ifade etti.
- 13 Temmuz'da dosyaya ilişkin 'tasarlayarak kasten öldürme' suçuna iştirak şüphesiyle 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi; 27 kişi gözaltına alındı, 19 kişi tutuklandı.
- Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın FETÖ bağlantılı olduğunu belirterek, pilotun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıktığını ve pilotun Elazığ'da örgüt toplantılarına katıldığını açıkladı.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili, "Burada artık kasten, planlayarak, tasarlayarak öldürmeden, bir cinayetten ve suikastten bahsedilmektedir. Artık mesele netleşmiştir. Biz de bugün bu sürecin bir suikast olduğunu, kaza olmadığını çok açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz." dedi.

"BİZ MESELEYE ASLA KAZA DEMEDİK"
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'nin gündeminde, 25 Mart 2009 tarihinde, partisinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin Kahramanmaraş'ta düşen helikopter kazasında hayatını kaybetmesi vardı. Yaşanan adli gelişmeleri değerlendiren Destici, olayın artık bir suikast olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Destici, soruşturmayı başından itibaren hassas ve kararlı şekilde takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Biz meseleye başından itibaren asla kaza demedik. Bugün geldiğimiz noktada özellikle Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'in dosyayla ilgili açıklamalarını da takdirle karşılıyoruz. Burada artık kasten, planlayarak, tasarlayarak öldürmeden, bir cinayetten ve suikastten bahsedilmektedir. Artık mesele netleşmiştir. Biz de bugün bu sürecin bir suikast olduğunu, kaza olmadığını çok açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz. Bu suikastin, tasarlayarak adam öldürme suçunun da Bakanlığımız öncülüğünde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturmada net bir şekilde ortaya çıkarılacağını, faillerinin bulunacağını, aydınlatılacağını ve hukuk önünde bedelini ödeyeceklerini biliyoruz."
NE OLMUŞTU?
13 Temmuz'da dosyaya ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri şüphesiyle, 29 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yaptıkları operasyonda 27 kişi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 19 kişi tutuklandı, sekiz kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi.
Ayrıca geçtiğimiz günlerde Yazıcıoğlu'nun dosyasındaki son durumu açıklayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ'ye işaret etmişti. Yazıcıoğlu'nun vefatının birkaç gün öncesinde Elazığ'da pilotun da dahil olduğu örgütün mahrem imamlar toplantısının yapıldığını anımsatarak Gürlek, şunları söylemişti:
"Adil Öksüz, bu toplantıya katılıyor, Kemal Batmaz, bu toplantıya katılıyor. Adil Öksüz'ün kim olduğunu biliyorsunuz. Yani darbenin ana sorumlularından birisi ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinden bir gün önce Adil Öksüz, Türkiye'den dışarı çıkıyor. 15 Temmuz'da da yaşanmıştı biliyorsunuz. FETÖ ile çok irtibatlı eylemler var. Özellikle pilotun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıktı. Pilotun mahrem imamlarla, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile Elazığ'da toplantılara katıldığı çıktı. Bununla ilgili şu an yapılan ilk operasyon, birinci dalga, genelde FETÖ. Eylem yapan örgüt mensupları, askeri personelle ilgili. Başsavcılığımız çalışıyor. Muhtemelen operasyon derinleşecektir, soruşturma derinleşecektir. Sonuna kadar takip ediyoruz. Özellikle Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu nadir bir insandı. Ben de çok severdim, güçlü bir liderdi. Yani burada hem kamu vicdanını tatmin eden bir soruşturma yürütülüyor hem de ailenin vicdanını tatmin eden bir soruşturma yürütmeye çalışıyoruz. Ucu nereye dokunursa dokunsun biz sonuna kadar gideceğiz. Ama ilk baktığımız zaman bu FETÖ'nün yapmış olduğu bir eylem gözüküyor. Şu an tespitler onu gösteriyor."














