Baykal: 'Sayın' Dedi Diye Göğsüm Kabaracak Değil
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Başbakan, Abdullah Öcalan'a da 'Sayın' Diyor. Başbakan, Bana 'Sayın' Dedi Diye Göğsüm Kabaracak Değil' Dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Başbakan, Abdullah Öcalan'a da 'sayın' diyor. Başbakan, bana 'sayın' dedi diye göğsüm kabaracak değil'' dedi.
Baykal, CHP TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın istifa edip etmeyeceğinin, Deniz Feneri ile AK Parti arasında ilişki olup olmadığının temel tartışma konuları olduğunu vurgulayarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Deniz Feneri konusunda AK Parti olarak çok rahatız'' dediğini belirtti. ''AKP, çok rahat ama biz rahatsızız. Bu olayı, Türkiye'ye yakıştıramıyoruz'' diyen Baykal, Deniz Feneri olayıyla ilgili gerekenlerin yapılmadığını iddia etti. Baykal, şöyle konuştu:
''Nasıl rahat olabiliyorsun Sayın Başbakan? Nasıl olur da 'Biz rahatız' dersiniz. Kuran kim, hısım akrabanız. Çalışanlar kim? En yakınlarınız. Bu işlerde kuryelik yapanlar kim? Şimdi bir türlü hükümet üyelerinin istifa ettiremediği RTÜK Başkanınız. Nasıl rahat olursunuz Sayın Başbakan? Her şey ortada. Hala gerekeni yapamıyoruz. Binbir ısrar üzerine 18 kişinin mal varlığına tedbir konuldu ama hala hiçbir şey yok. Herkes yerinde yurdunda duruyor.''
RTÜK Başkanı Akman'ın istifa etmemesinin ''tesadüf'' olmadığını savunan Baykal, şunları kaydetti:
''Bu olay, çok önemli gelişmelerin odak noktasında bir konu olduğu içindir ki bütün Türkiye, bu kadar haklı olarak, doğal bir biçimde talep ettiği halde olmuyor. 1,5 ay sonra başkanlık süresi bitecek. Yapamıyorlar. Niye acaba? Bir kaygı mı var? 'Yetkimiz yok' diyorlar, sızlanıyorlar. Yetkileri yokmuş, sevsinler. Sizin yetkiniz yoksa, sizin oy vererek seçtiğiniz RTÜK üyelerinin yetkisi var. Onlar, RTÜK Kanununun ilgili maddesini çalıştırırlar. Bir tek şey gerekiyor; gereken kişinin buna evet demesi... niye yapılamıyor? Bu olay, Kanal 7 ile irtibatlıdır. Kanal 7, sıradan bir televizyon kuruluşu değildir. Kuruluş aşamalarında yaşanan olayları, kısa bir süre önce Sebahattin Önkibar yazılarında dile getirmiştir, kapsamlı şekilde anlatmıştır... Şimdi Başbakan, 'rahatız' diyor, Allah rahatlık versin Sayın Başbakan.''
-CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRDI-
Başbakan Erdoğan'ın, CHP'nin Hazine yardımına ilişkin kendisine ve partisine yönelik suçlamalarda bulunduğu ifade eden Baykal, ''Eğer CHP'nin ya da benim vermem gereken bir hesap olduğunu düşünüyorsa, kendisini göreve çağırıyorum. Derhal savcılıkları harekete geçirsinler. CHP ya da benim hakkımda bilip de takip etmek istediği ne iddia varsa, derhal suç duyurusu yapsınlar. O yapmıyorsa, ben, onun adına savcıları göreve çağırıyorum'' dedi.
-SEN, SAYIN TARTIŞMASI-
Başbakan Erdoğan'ın, birden bire ''sen, siz, sayın'' tartışması açtığını ifade eden Baykal, milletin çok yakından bildiğini, insanlara birinci tekil şahıs olarak hitap edilmesinde hakaret kastı olmadığını söyledi. Baykal, şöyle konuştu:
''Başbakan, benim zaman zaman kendisine 'Sen' diye hitap ediyor olmamdan bir hakaret kastı çıkarmasın lütfen. Eğer böyle bir kasıtla değerlendiriyorsa, doğru değildir. Hiçbir şekilde Başbakan'ı üzmek, hakaret etmek, küçük düşürmek anlayışı içinde ifade etmiyorum. Bu, benim içtenliğimden, samimiyetimden, protokolü kaldırarak işi esasıyla dile getirme arzumdan kaynaklanıyor. Başbakan da bana 'sen' diye hitap eder. Bundan da alınganlık göstermem. Bugün gazetelerde var. Bunu bir hakaret diye almıyorum. Önemli olan sözlerin içeriği, 'sen' diye hitap edilmesi değil.''
-MİLLETİN AĞZINA TORBA VURAMAZSIN-
Baykal, Erdoğan'ın kendisine ''Sayın'' diye de hitap ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Partime, 'AK Parti diyeceksin' diyordu. İsimlere taktı. Demek ki insanların böyle bir dönemi oluyor. Özel takıntı dönemi oluyor... 'AK Parti' deyin. Herkesin diyeceğine sen karışamazsın. Milletin ağzına torba vuramazsın. Millet, Cumhuriyet Halk Partisi'ne nasıl 'CHP, Halk Partisi' diyor. Sen, bana nasıl Halk Partisi dersin diye kavga mı edeceğiz? Bunlar yanlış işler. Vatandaş istediği gibi söyler. Hayır, 'AK Parti' diyeceksin. Yani parti giderek kirlendikçe bir aklanma ihtiyacı hissediyor. Partime, 'AK Parti' diyeceksin. Diyen var. Biz diyene bir şey söylemiyoruz. Onun takdiri ama söylemeyene de sen karışma. Alışılmış usulle partileri, büyük harflerini bir araya getirerek isimlendirsin. Bunda bir hakaret kastı yok. Ama AK Parti'de zorla, resmi talimatla methettirme dayatması var...O çerçevede bu hafta tuttu 'Sayın' diyor. 'Bak, ben sana sayın' diyorum... Vazgeçtim ya, senin demene gerek yok. Sen demesen de olur. Başbakan, Abdullah Öcalan'a da 'Sayın' diyor. Başbakan, bana 'Sayın' dedi diye göğsüm kabaracak değil...''
Baykal, Başbakan Erdoğan'a gerektiği noktada ''sayın'' dediklerini, ancak siyasi tartışmaların içinde her noktada bunun mümkün olmadığını belirterek, ''Şimdi sana, Deniz Feneri konusunda gereken duyarlılığı göstermedin, görevini yapmadın, bunları himaye ediyorsun, hırsızlıklara yolsuzlara sahip çıkıyorsun derken, nasıl sayın derim canım?'' diye konuştu.











